• Bu konu 5 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #647576
    Anonim

      Hz. Enes (RA)anlatıyor..

      ‘Resûlüllah (s.a.v.) ile (r.a.) anlatıyor:beraber bulunuyorduk. Bir ara azı dişleri görülecek şekilde gülümsedi. Sebebini sorduğumuzda şöyle buyurdular:
      ‘Ümmetimden iki kişi Allâh’ın huzuruna gelirler. Birisi,
      -Yâ Rab, benim bunda hakkım var; hakkımı bundan al, bana ver, der. Allah Teâlâ da ötekine,
      -Hakkını ver, buyurur. Adam,
      -Yâ Rab, bende sevap nâmına bir şey kalmadı, der. Cenâb-ı Hakk,
      -Baksana, bu adamın sevabı kalmadı, ne dersin? buyurur. Adamcağız,
      – O halde benim günahlarımdan alsın, der. Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz bunu anlatırken gözleri yaşardı ve, ‘O gün büyük bir gündür. İnsan; günâhının alınmasını ister’ dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ hak sahibine,
      -Başını kaldır ve cennete bak, buyurur. Adamcağız,
      – Yâ Rab, inci ile işlenmiş, gümüşten apartmanlar ve altından köşkler görüyorum. Bunlar hangi peygamber, hangi sıddîk veya hangi şehitler içindir? der. Allah Teâlâ,
      -Bunlar, bana ücretini verenler içindir, buyurur. Adamcağız,
      -Bunların hakkını kim ödeyebilir? der. Hz. Allah,
      -Sen istersen bunlara sahip olabilirsin, buyurur. Adam,
      -Nasıl olur, yâ Rab? deyince, Cenâb-ı Hakk,
      -Hakkını bu adama bağışlamakla, buyurur. Adam,
      -O halde ben bunu affettim, der. Allahü zû’l-Celâl hazretleri de,
      -Arkadaşını al, beraberce cennete girin, buyurur.

      Sonra Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz,
      ‘Allah’tan korkun, Allah’tan korkun ve siz de kendi aranızı düzeltin. Bakınız, bizzat Hazret-i Allah mü’minlerin arasını buluyor’ buyurmuşlardır.

      #761166
      Anonim

        – Arkadaşını al beraber cennete gir..

        Hz. Enes (r.a.) anlatıyor:
        ‘Resûlüllah (s.a.v.) ile beraber bulunuyorduk. Bir ara azı dişleri görülecek şekilde gülümsedi. Sebebini sorduğumuzda şöyle buyurdular:
        ‘Ümmetimden iki kişi Allâh’ın huzuruna gelirler. Birisi,
        -Yâ Rab, benim bunda hakkım var; hakkımı bundan al, bana ver, der. Allah Teâlâ da ötekine,
        -Hakkını ver, buyurur. Adam,
        -Yâ Rab, bende sevap nâmına bir şey kalmadı, der. Cenâb-ı Hakk,
        -Baksana, bu adamın sevabı kalmadı, ne dersin? buyurur. Adamcağız,
        – O halde benim günahlarımdan alsın, der. Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz bunu anlatırken gözleri yaşardı ve, ‘O gün büyük bir gündür. İnsan; günâhının alınmasını ister’ dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ hak sahibine,
        -Başını kaldır ve cennete bak, buyurur. Adamcağız,
        – Yâ Rab, inci ile işlenmiş, gümüşten apartmanlar ve altından köşkler görüyorum. Bunlar hangi peygamber, hangi sıddîk veya hangi şehitler içindir? der. Allah Teâlâ,
        -Bunlar, bana ücretini verenler içindir, buyurur. Adamcağız,
        -Bunların hakkını kim ödeyebilir? der. Hz. Allah,
        -Sen istersen bunlara sahip olabilirsin, buyurur. Adam,
        -Nasıl olur, yâ Rab? deyince, Cenâb-ı Hakk,
        -Hakkını bu adama bağışlamakla, buyurur. Adam,
        -O halde ben bunu affettim, der. Allahü zû’l-Celâl hazretleri de,
        -Arkadaşını al, beraberce cennete girin, buyurur.

        Sonra Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz,
        ‘Allah’tan korkun, Allah’tan korkun ve siz de kendi aranızı düzeltin. Bakınız, bizzat Hazret-i Allah mü’minlerin arasını buluyor’ buyurmuşlardır.

        #761170
        Anonim

          Konular birleştirilmiştir…

          #768551
          Anonim

            Hz. Enes (r.a.) anlatıyor:

            Resûlüllah (s.a.v.) ile beraber bulunuyorduk. Bir ara, azı dişleri görülecek şekilde gülümsedi. Sebebini sorduğumuzda, şöyle buyurdular:

            -Ümmetimden iki kişi Allâh’ın huzuruna gelirler.

            Birisi,
            -Yâ Rab, benim bunda hakkım var; hakkımı bundan al, bana ver, der.

            Allah Teâlâ da ötekine,
            – Hakkını ver, buyurur.

            Adam,
            -Yâ Rab, bende sevap nâmına bir şey kalmadı, der.

            Cenâb-ı Hakk,
            -Baksana, bu adamın sevabı kalmadı, ne dersin? buyurur.

            Adamcağız,
            – O halde benim günahlarımdan alsın, der.

            Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz bunu anlatırken gözleri yaşardı ve, ‘O gün büyük bir gündür. İnsan; günâhının alınmasını ister’ dedi.

            Bunun üzerine Allah Teâlâ hak sahibine,
            -Başını kaldır ve cennete bak, buyurur.

            Adamcağız,
            – Yâ Rab, inci ile işlenmiş, gümüşten ve altından köşkler görüyorum. Bunlar hangi peygamber, hangi sıddîk veya hangi şehitler içindir? der.

            Allah Teâlâ,
            -Bunlar, bana ücretini verenler içindir, buyurur.

            Adamcağız,
            -Bunların hakkını kim ödeyebilir? der.

            Hz. Allah,
            -Sen istersen bunlara sahip olabilirsin, buyurur.

            Adam,
            -Nasıl olur, yâ Rab? deyince,

            Cenâb-ı Hakk,
            -Hakkını bu adama bağışlamakla, buyurur.

            Adam,
            -O halde ben bunu affettim, der.

            Allahü zû’l-Celâl hazretleri de,
            -Arkadaşını al, beraberce cennete girin, buyurur.

            Sonra Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz,
            Allah’tan korkun, Allah’tan korkun ve siz de kendi aranızı düzeltin. Bakınız, bizzat Hazret-i Allah mü’minlerin arasını buluyor” buyurmuşlardır.

            #768555
            Anonim

              konu açmadan önce lütfen arama yapalım…

              #776373
              Anonim


                arkadasını da al beraberce cennete girin

                Hz. Enes (r.a.) anlatıyor:
                Resûlüllah (s.a.v.) ile beraber bulunuyorduk. Bir ara azı dişleri görülecek şekilde gülümsedi. Sebebini sorduğumuzda şöyle buyurdular:
                -Ümmetimden iki kişi Allâh’ ın huzuruna gelirler.
                Birisi,
                -Yâ Rab, benim bunda hakkım var; hakkımı bundan al, bana ver, der.
                Allah Teâlâ da ötekine,
                – Hakkını ver, buyurur.
                Adam,
                -Yâ Rab, bende sevap nâmına bir şey kalmadı, der.
                Cenâb-ı Hakk,
                -Baksana, bu adamın sevabı kalmadı, ne dersin? buyurur.
                Adamcağız,
                – O halde benim günahlarımdan alsın, der.
                Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz bunu anlatırken gözleri yaşardı ve, ‘ O gün büyük bir gündür. İnsan; günâhının alınmasını ister’ dedi.
                Bunun üzerine Allah Teâlâ hak sahibine,
                -Başını kaldır ve cennete bak, buyurur.
                Adamcağız,
                – Yâ Rab, inci ile işlenmiş, gümüşten ve altından köşkler görüyorum. Bunlar hangi peygamber, hangi sıddîk veya hangi şehitler içindir? der.
                Allah Teâlâ,
                -Bunlar, bana ücretini verenler içindir, buyurur.
                Adamcağız,
                -Bunların hakkını kim ödeyebilir? der.
                Hz. Allah,
                -Sen istersen bunlara sahip olabilirsin, buyurur.
                Adam,
                -Nasıl olur, yâ Rab? deyince,
                Cenâb-ı Hakk,
                -Hakkını bu adama bağışlamakla, buyurur.
                Adam,
                -O halde ben bunu affettim, der.
                Allahü zû’ l-Celâl hazretleri de,
                -Arkadaşını al, beraberce cennete girin, buyurur.
                Sonra Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz,
                ‘ Allah’ tan korkun, Allah’ tan korkun ve siz de kendi aranızı düzeltin.


                Duaile……
                alıntı

                #776383
                Anonim

                  konular birleştirildi.

                7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.