Bir bilge öğrencilerine demiş ki:
“Geceyle gündüzü nasıl ayırt edersiniz? Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır?”
Öğrencilerden bir tanesi dedi ki:
“Uzaktaki sürüye bakarım. Koyunu keçiden ayıramadığım zaman akşam olmuş demektir.”
Başka bir öğrenci söz aldı:
“İncir ağacını, zeytin ağacından ayırdığım zaman anlarım ki, sabah başlamıştır.”
Bilge böylece söz alan öğrencilerini dinlemiş, ancak hiçbir şey söylememiş. Meraklanan öğrencileri, bilgeye kendisinin ne düşündüğünü sormuşlar. O da şunu demiş:
“Yürürken karşıma bir kadın çıktığında, güzel mi, çirkin mi, siyah mı, beyaz mı diye ayırmadan, ona kız kardeşim diyebildiğimde; ve yine yürürken yoluma çıkan erkeği, yoksul mu, zengin mi diye bakmadan, milletine, ırkına, dinine aldırmadan insan kardeşim sayabildiğimde anlarım ki sabah olmuştur, aydınlık başlamıştır.”
Elif-Yeniasya
25.09.2009