• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #661370
    Anonim

      0 yaşında
      Baba : Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey
      benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor.
      Kızı : Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam
      babam olsa gerek.

      5 yaşında
      Baba : Prensesim benim, güzel kızım.
      Söyle bakalım baban sana ne alsın?

      Kızı : En çok babamı seviyorum.
      Babam, niye annemle uyuyor?
      Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin.

      10 yaşında
      Baba : Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız?

      Kızı : Ben babama aşığım. Büyüyünce
      babam gibi erkekle evleneceğim.
      Babam bu ay harçlığımı arttırır mı?

      15 yaşında
      Baba : Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe
      geç kalmaya başladı, bu gidişle başına kötü
      bir şey gelecek. Sanırım daha sert konuşmalıyım.

      Kızı : Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim
      kadar vakit geçiremiyorum. Bana baskı uygulamasından
      nefret ediyorum. Ne zaman özgür olacağım?

      20 yaşında
      Baba : Artık sözümü dinlemiyor. Benden
      giderek uzaklaşıyor. Kendi parasını da kazanmaya
      başladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzun
      zamandır tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten. Evi de
      sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor.

      Kızı : Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor.
      Hele geçen gün giydiğim mini eteğe karışmasına
      ne demeli? Evden ayrılıp, kendi hayatımı kurmalıyım.
      Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık!

      25 yaşında
      Baba : Bir gün bunun olacağını biliyordum.
      İşte evleniyor. Zaten aramız eskisi gibi değildi.
      Şimdi bir de kocası var. Prensesim beni terkediyor.

      Kızı : Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi
      takınmasının ne lüzumu var ki? Biliyorum, onu
      bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yapıyor.
      Kendi hayalindeki damat değil ya!
      Sanki birlikte yaşayacak olan o.

      30 yaşında
      Baba : Çok az görüşüyoruz. Daha sık
      biraraya gelsek ne iyi olur. Hem torunlarımı
      da özlüyorum. Kendi arkadaş çevrelerinden
      fırsat bulup da bize gelemiyorlar kinokta.gif.

      Kızı : Babamları da çok ihmal ediyorum galiba.
      Yine telefonda çok üzgün geldi sesi.
      Haftasonu onlara süpriz yapmak en iyisi.

      40 yaşında
      Baba : Kızım, benim entellektüel düzeyimi
      yeterli bulmuyor. Ona göre çağın gerisinde
      düşünüyormuşum. Oysa küçükken derslerine
      hep ben yardım ederdim. Anlayamadığı
      bütün problemleri bana sorardı.
      Şimdi beni beğenmiyor. Bir daha onunla
      asla politik tartışmalara girmeyeceğim.

      Kızı : Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor.
      Sürekli bir şeylerden yakınıyor. Gerçi
      son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama.
      Ya ona bir şey olursa? Zaten hiçbir zaman
      dilediği gibi bir evlat da olamadım.

      45 yaşında
      Baba : Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel.
      Gözüm arkada gitmeyeceğim. Her şeyi
      kendi başardı. Onunla gurur duyuyorum.

      Kızı : Babam için çok endişeleniyorum. Onu
      kaybetmeye hazır değilim. İlaçlarını da hep
      ihmal ediyor zaten. Allah’ım onu benden alma!

      50 yaşında
      Baba : Dünyada mutlu kal kızım !

      Kızı : Seni çok özleyeceğim ve arayacağım babacığım.
      Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım
      edecek bana? Ne olur gittiğin yerde çok mutlu ol.
      Ve hep yanımda olduğunu hissettir, ne bileyim ben,
      arada sırada işaretler yolla mesela.
      Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım?

      55 yaşında
      Kadın : Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım.
      Keşke seni hiç üzmeseydim demeyeceğim, çünkü
      “keşke”lerin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini biliyorum.
      Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni üzdüğüm
      her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu?

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.