- Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
24 Mayıs 2009: 22:01 #653772
Anonim
BAKAN ARINÇ’IN SÖZLERİNE TEPKİ
Kocaeli’de Başörtüsüne Özgürlük eylemlerinin 214. haftasında yapılan basın açıklamasında, Devlet Bakanı Arınç’ın “Rektörler, YÖK, siyasetçiler, böyle bir yasağın gülünç kaçtığını düşünmeye başladıkları anda bu yasaklardan kurtulacağız” sözü eleştirildi.
HALKIN SABIR VE TAHAMMÜLÜ KALMADIAçıklamada, “Sayın Arınç iyi bilmelidir ki, bu halkın birilerinin aklının başına gelmesini bekleyecek zamanı yok. Her yıl yüz binlerce kız çocuğu eğitim hakkından mahrum kalıyor. Bu halk daha ne kadar bekleyecek? Halkın sabrı kalmadı” denildi.
Millet daha ne kadar bekleyecek?KOCAELİ’NDE Başörtüsüne Özgürlük eylemlerinin 214. haftasında yapılan basın açıklamasında, Devlet Bakanı Bülent Arınç’ın “Rektörler, YÖK, siyasetçiler, böyle bir yasağın gülünç kaçtığını düşünmeye başladıkları anda bu yasaklardan kurtulacağız” sözü eleştirildi.
Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu 214. basın açıklaması, İzmit Sabri Yalım, İnsan Hakları Parkı’nda yapıldı. MAZLUMDER Kocaeli Şubesi Üyesi Hakkı Akın’ın okuduğu basın açıklamasında, hükümetin, başörtüsüne duyarsızlığının anlaşılmadığı belirtildi.
Çözümsüzlülüğün, çözüm olmadığı kaydedilen açıklamada, başbakanın, neden bu sorunun çözülmesi için adım atmadığı soruldu. Açıklamda, diğer demokratik özgürlüklerin kazanılmasının takdirle karşılandığı ifade edilerek, “fakat inançlı kesimin bu ülkenin zencisi mi? Diğer kesimlere hakları verildiği gibi bu kesimin hakları neden görmezden geliniyor?” soruları yöneltildi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, çözümü iktidarın dışında aramasının akıl alacak bir durum olmadığı vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Konya’da ‘Birilerinin zorla ve baskıyla uygulamak istediği ve pek çok kızımızın üniversiteyi terk etmesine yol açan bu haksız uygulamadan Anayasa önünde eşitlik için 10. madde, öğretim özgürlüğü ve diğer alanlardaki özgürlüklerin genişletilmesi için 42. maddeyi, çok güzel bir biçimde değiştirdik. 411 oyla, büyük bir mutabakatla yasalaştı. Anayasa Mahkemesi bu değişikliği iptal etti. Buna karşı tekrar TBMM’ye bir teklif gelir mi, gelirse çıkar mı, çıkarsa akıbeti ne olur? Böyle bir tartışmayı zamansız buluyoruz’ diyor ve ilâve ediyor:
‘Türkiye’de üniversite rektörleri, YÖK, siyasetçiler, böyle bir yasağın gülünç kaçtığını düşünmeye başladıkları anda, göreceksiniz, bu yasaklardan ne Anayasa Mahkemesine ne de Meclise ihtiyaç olmadan kurtulacağız.’ Seçilmişlerin, halkın sorunlarını çözmesi, hukuk devletinde aramaları normal değil mi?
Sayın Bülent Arınç’ın sözlerini üzüntüyle karşılıyoruz. Meclis görevini yapmayıp bu olayın çözümünü birilerinin keyfinin gelip, kültürel seviyesinin! Yükselmesine havale ediyor. Sayın Arınç iyi bilmelidir ki, bu halkın birilerinin aklının başına gelmesini bekleyecek zamanı yok, her yıl yüz binlerce kız çocuğu eğitim hakkından mahrum kalıyor. Bu halk daha ne kadar bekleyecek?”
ANNELER CAHİL KALIRSA, HALK CAHİL KALIR
Açıklamada, Mardin’de vahşice yapılan katliamın eğitimsiz, dinî inancından yoksun bırakılmış töre ya da benzeri bahanelerle insanların katledilmesinin; inançsız, Allah korkusundan uzak yetişen insanların nasıl canavarlaştığının bir örneği oluduğu kaydedildi. Bir milletin annelerinin cahil kalması durumunda tüm halkın cahil kalacağına dikkat çekilen açıklamada, “Bir milletin annesi olmaya aday olan kız çocuğu başörtüsünden dolayı eğitim hakkını alamazsa, çocukları ve bir millet cahil kalır. Biliyoruz ki başörtü ve karma eğitim yüzünden bir çok aile de çocuklarını okulla göndermiyor. Bu son katliam olayı dahi kızların okumasının elzem olduğu ve dindar insanların topluma kattığı hoşgörü ve yardımseverlik ve buna benzer toplumsal faydalar bu tip kötü olaylar sonunda daha iyi anlaşılmaktadır.
Dayatmalar yüzünden yüz binlerce kız çocuğunun oligarşinin bu ayrımcı tutumunun kurbanı olmasının önüne derhal ve bir an evvel geçilmesi gerekmektedir. Bu insanların aileleri vergi vermiyor mu? Bu ülkenin inançlı insanını kimin kendi vatanında 2. sınıf vatandaş muamelesi tutarak ayrımcılık yapmaya hakkı vardır. Bu kızı çocuklarının eğitim hakkının elinden alınması kabul edilemez” denildi.25.05.2009
Yeniasya
25 Mayıs 2009: 07:18 #743854Anonim
bakanın sözleri yanlış anlaşılmış.. adam rektörler, yök, siyasetçiler anlayınca çözülecek diyerek onların geri kafalılığını eleştirmiş.. realist bakmak lazım arınç ve partisi öngörüleri yüksek insanlar.. yuhalanan oyunu ikinci kez oynamanın ne mantığı var.. belki bu sefer anamuhalefet insafa gelir de anayasa mahkemesine gitmez ihtimaline güvenerek aynı düzenlemeyi yapmanın gerçekçiliği çok zayıftır.. nitekim anamuhalefet aynı baykal aynı baykal yönetim kurulu aynı yönetim kurulu.. zihniyet değişikliği filan da yok.. bu gün akp başörtüsüne özgürlüğünü kazandıran düzenlemeyi yapsa aynı gün mesai saatleri içinde yine mahkemeye verilir karar.. hem de ergenekon davasıyla çok hassas bir zamanda karşı tarafın ortalığı ayağa kaldırmak darbe çığırtkanlığı yapmak için mim aradığı bir zamanda… ve yine bant başa sarılır yine yasa iptal edilir.. bunu öngörmek hiç zor değil..
Müslüman, bir yılanın deliğinden iki defa ısırılmaz.. hadisi şerifi bu durumları kasteder.. Peki vazmı geçilecek elbette hayır zaten arınçta vazgeçmiş değil.. ama ne yapacaklar başka yollar arayacaklar.. bir meselenin önünden gidiyorsun olmuyor kapılar sürmeli.. defalarca sürmeli kapının önüne gidip beklemeye gerek yok.. bir de yandan gideceksin bir de arkadan gideceksin.. başka bir yolla işin içine gireceksin.. şu anda bu alternatif yol aranıyor ama bunu kamu oyu göremediği için çaba sarfedilmediği zannıyla eleştiriyor..
25 Mayıs 2009: 19:06 #743945Anonim
Tarihci;129671 wrote:bakanın sözleri yanlış anlaşılmış.. adam rektörler, yök, siyasetçiler anlayınca çözülecek diyerek onların geri kafalılığını eleştirmiş.. realist bakmak lazım arınç ve partisi öngörüleri yüksek insanlar.. yuhalanan oyunu ikinci kez oynamanın ne mantığı var.. belki bu sefer anamuhalefet insafa gelir de anayasa mahkemesine gitmez ihtimaline güvenerek aynı düzenlemeyi yapmanın gerçekçiliği çok zayıftır.. nitekim anamuhalefet aynı baykal aynı baykal yönetim kurulu aynı yönetim kurulu.. zihniyet değişikliği filan da yok.. bu gün akp başörtüsüne özgürlüğünü kazandıran düzenlemeyi yapsa aynı gün mesai saatleri içinde yine mahkemeye verilir karar.. hem de ergenekon davasıyla çok hassas bir zamanda karşı tarafın ortalığı ayağa kaldırmak darbe çığırtkanlığı yapmak için mim aradığı bir zamanda… ve yine bant başa sarılır yine yasa iptal edilir.. bunu öngörmek hiç zor değil..Müslüman, bir yılanın deliğinden iki defa ısırılmaz.. hadisi şerifi bu durumları kasteder.. Peki vazmı geçilecek elbette hayır zaten arınçta vazgeçmiş değil.. ama ne yapacaklar başka yollar arayacaklar.. bir meselenin önünden gidiyorsun olmuyor kapılar sürmeli.. defalarca sürmeli kapının önüne gidip beklemeye gerek yok.. bir de yandan gideceksin bir de arkadan gideceksin.. başka bir yolla işin içine gireceksin.. şu anda bu alternatif yol aranıyor ama bunu kamu oyu göremediği için çaba sarfedilmediği zannıyla eleştiriyor..
Demektir ki bu serbestiyete layık olamamışız henüz. Müslüman bay ve bayanların bu vesileyle öğrenmesi gereken daha çok şeyler var. Daha kendi aramızda bile karar verememişiz serbest mi olsun yoksa olmasın mı? Hala yasağı savunan müslümanlarımız mevcut. Bu durumda muhalefetin inadı bana hiç tuhaf gelmiyor. Birilerinin serbestiyet için uğraşı göstermesinin, şu halde bir sonuç vereceğini de, sizin dediğiniz gibi sanmıyorum. Biz müslüman bay ve bayanlar, kulluğumuzun hakkını vermemiz, kulluğumuzun farkına varmamız lazım ki bu çabalar bizim lehimize sonuç versin. Üstadın Asay-ı Musa-Dördüncü meselede dediği gibi; her insanın en mühim vazifesi en küçük dairede olmalıdır. Yani nefis ve kalp dairesinde. Daire ne kadar büyük; vazife o kadar az. En büyük dairenin (dünya-siyaset) düzeni, en küçük dairedeki görevlerimizi aksatmamaktan geçer diye anlıyorum burayı. Şu an bizim yaptığımız ise tam tersi. En dış dairede çözüm aradığımızdandır ki hala yasaklar var, hala yasaklar var. O zaman ilk muhalefeti kendimize yapmamız lazım. Neyi yanlış yapıyorum ya da yapıyoruz sorularına verdiğimiz cevaplar üzerinde yoğunlaşmak gerekir.
Peygamberimiz’in S.a.v. “neye layıksanız, onunla idare olunursunuz” Hadis-i Şerif’ini de çok manidar buluyorum konu hakkında. İnşaallah lehimize olana da layık olacağımız günler gelecek. Durmak yok, tamgaz devam. 🙂 Amin.
25 Mayıs 2009: 20:23 #743979Anonim
……
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.