• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #683475
    Anonim

      Bazı insanlar zerrede boğulurlar. Bazısında da dünya boğulur. Bazılar da, kendilerine verilen anahtarlardan birisiyle kesretin en geniş bir âlemini açar, fakat içinde boğulur. Sahil-i vahdet ve tevhide zorla vâsıl olur. Demek, insanın seyr-i ruhanîsinde çok tabakalar vardır. Bir tabakada, insanlara huzur u tevhid pek sühuletle nasîb ü müyesser olur. Bir tabakasına da, gaflet ve evham öyle istila eder ki, kesret içinde garkolmakla tam manasıyla tevhidi unutmuş olur. Sukutu suud, tedenniyi terakki, cehl-i mürekkebi yakîn, uykunun son perdesini intibah zan ve tevehhüm eden bir kısım medenîler ikinci tabakadaki insanlardandır. Onlar, hakaik-i imaniyeyi derk etmekte bedevilerin bedevileridir.

      Said Nursi

      Kesret: Çokluk, bolluk.
      Sahil-i vahdet: Vahdet sahili, birlik kıyısı, birlik kenarı.
      Vâsıl: Ulaşan, erişen, kavuşan.
      Seyr-i ruhanî: Ruhla ilgili manevî yürüyüş ve yolculuk.
      Sühuletle: Kolaylıkla.
      Nasîb ü müyesser: Kısmet ve kolaylıkla yapılan.
      Gaflet: Gâfillik, boş bulunma, ihtiyatsızlık, dikkatsizlik.
      Evham: Vehimler, zanlar, kuşkular, esassız şeyler, kuruntular.
      Garkolmakla: Boğulmakla.
      Tevhid: Birleme. *Bir olduğuna inanma. *Allah’ın(cc) bir olduğuna inanma, Allah’ın varlığını, birliğini, dengi ve ortağı bulunmadığını kabul etme.
      Sukut: Düşme, alçalma.
      Suud: Yükselme, yukarı çıkma.
      Tedenni: Aşağı düşme, alçalma.
      Terakki: İlerleme, yükseliş.
      Cehl-i mürekkeb: Bilgisizliğinin farkında olmayıp, kendini bilir zannetme, kat kat cahillik.
      Yakîn: Şüphesiz, sağlam ve kesin bilgi.
      İntibah: Uyanıklık, uyanma.
      Zan: Zannetme, sanma.
      Tevehhüm: Evhamlanma, asılsız ve gerçek dışı düşüncelere kapılma.
      Hakaik-i imaniye: İmana ait gerçekler.
      Derk: Anlama, kavrama.

      #818555
      Anonim

        Her eser-i Samedanî, bir mektub gibi, bir Sâni’-i Zülcelal’in esmasını bildirir. Nakıştan manaya geçsen, esma yoluyla Müsemmayı bulursun. Sözler

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.