• Bu konu 10 yanıt içerir, 11 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
  • Yazar
    Yazılar
  • #649900
    Anonim
      Bediüzzaman, hayvanın bile gıybetini işte böyle yasaklamıştı

      space.gif55793.jpg

      Çok değerli bir yiyecek olan kavurmayı köpek yemişti. Talebeler köpeği dövmek için plan yapmışlardı ki Bediüzzaman’ın müdahalesi geldi

      Ömer Faruk Paksu’nun yazısı:

      (Bediüzzaman’la Yaşayan Öyküler kitabından)

      Hayvanın gıybeti

      Van Nurşin Camii’nin küçük odasında talebelerine ders veriyordu. Bir gün odanın kapısı açık kalmış ve içeri bir köpek girmişti.
      İçeride küpte et kavurması vardı. Bir öğrenci için çok değerli bir yiyecekti kavurma… Kış boyu onu yiyeceklerdi. Bunun için küpü gözleri gibi koruyorlardı.
      Köpek kavurmayı yemek için başını küpe sokmuş, kavurmayı yemiş, ancak kafasını çıkaramayınca küpü de kırıp kaçmıştı.
      Buna talebelerin çok canı sıkılmıştı. Bir planla köpeğin tekrar odaya gelmesini sağlayacak ve onu bir güzel döveceklerdi.
      Anlaştılar. Planlarını da Bediüzzaman’dan gizli tuttular.
      Fakat Bediüzzaman durumu nasıl olduysa öğrendi. Ve onları bu davranışlarından vazgeçirmek istedi. Hepsini yanına çağırdı. Neler olup bittiğini sordu.
      Talebelerin yaşça biraz büyüğü olan Molla Resul:
      – Seyda, dedi. Biraz kavurmamız vardı. Yemeye kıyamıyorduk. Halbuki bu köpek gelmiş, hem kavurmayı yemiş, hem de küpü kırıp gitmiş. Şimdi biz bunu nasıl dövmeyelim?
      Bediüzzaman:
      – Molla Resul, senden soruyorum, vicdanen söyle: Sen aç kalsan, paran da olmasa, bir şey almaya gücün de yetmese, sonunda açık bir yerde bir et bulsan, yer misin yemez misin, dedi. Halbuki aklın var, biliyorsun ki, bu etin sahibi var.
      Molla Resul bir süre sustu. Sonra cevaben:
      – Evet, yerim Seyda, dedi.
      Bediüzzaman tekrar:
      – Bu hayvandır, aklı yoktur. Haramı helali bilmez. Hayır ve şerri tanımaz. Sahibinin kendini döveceğini de düşünmez. Açık kapıdan girip kavurmanızı yemiş. Bundan dolayı dayağı hak etmiş midir? Elinizi vicdanınıza koyun ve öyle cevap verin.
      Molla Resul ve arkadaşları verecek cevap bulamadılar ve:
      – Köpekte kabahat yoktur, demek zorunda kaldılar.
      Bunun üzerine Bediüzzaman:
      – Madem öyledir, artık bu hayvanın gıybetini yapmayın ve helal edin.
      Molla Resul diğerlerine göre Bediüzzaman’la daha samimi konuşur, içinden geçeni olduğu gibi söylerdi. Gülerek şöyle dedi:
      – Seyda, içimizden gelmiyor ki, helal edelim. Fakat siz helalleşmemiz için bizi ikna ettiniz.

      #731617
      Anonim

        evet bu büyük üstad hayvanda olsa eziyet ettmemi ve ettirmemiş

        hak razı olsun

        dua ile

        #731623
        Anonim

          Paylaşım için ALLAH(cc) razı olsun…

          Üstadımız gıybetin yapılmamasını bu bir hayvan dahi olsa elimizi vicdanımıza koyup öyle davranmamız gerktiğini güzel bir şekilde anlatmış…

          Resul-i Ekrem (s.a.a)’den nakledildiğine göre o hazret şöyle buyuruyor: “Miraç gecesinde bir gurubu cehennem ateşinde mundar ve leş yedikleri halde gördüm. Cebrail’e “Bunlar kimlerdir?” diye sordum; o da “Bunlar dünyada halkın etini yiyen, yani gıybet eden kimselerdir.” diye cevap verdi.”


          Allah’u Teala Hucurat suresinin 12. Ayetinde şöyle buyuruyor: “Ey İman edenler bazınız bazınızın arkasından çekiştirmesin, gıybet etmesin; sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde Allah’tan korkun…”




          #731625
          Anonim

            nasıl ateş odunu yer bitirir, gıybet dahi amel-i salihayı yer bitirir.
            bediüzzaman

            #731628
            Anonim

              Allah razı olsun….

              Üstadımızdan Allah razı olsun bizlere yine bi ders verdi.Karıncaları bile düşünen büyük bi insan bizleri ne kadar düşünmüştür.İnş.üstadımıza talebe olabiliriz.

              #724353
              Anonim

                Ecmain olsun inşaallah. istifade edebilme duasıyla…

                #751475
                Anonim

                  Van Nurşin Camiinin küçük odasında talebelerine ders veriyordu. Birgün odanın kapısı açık kalmış ve içeri bir köpek girmişti.

                  İçeride küpte et kavurması vardı. Bir öğrenci için çok değerli bir yiyecekti kavurmanokta.gif. Kış boyu onu yiyeceklerdi. Bunun için küpü gözleri gibi koruyorlardı.

                  Köpek kavurmayı yemek için başını küpe sokmuş, kavurmayı yemiş, ancak kafasını çıkaramayınca küpü de kırıp kaçmıştı.

                  Buna talebelerin çok canı sıkılmıştı. Bir planla köpeğin tekrar odaya gelmesini sağlayacak ve onu bir güzel döveceklerdi.

                  Anlaştılar. Planlarını da Bediüzzaman’dan gizli tuttular.

                  Fakat Bediüzzaman durumu nasıl olduysa öğrendi. Ve onları bu davranışlarından vazgeçirmek istedi. Hepsini yanına çağırdı. Neler olup bittiğini sordu.

                  Talebelerin yaşça biraz büyüğü olan Molla Resul:

                  – “Seyda,” dedi. “Biraz kavurmamız vardı. Yemeye kıyamıyorduk. Halbuki bu köpek gelmiş, hem kavurmayı yemiş, hem de küpü kırıp gitmiş. Şimdi biz bunu nasıl dövmeyelim?”

                  Bediüzzaman:

                  – “Molla Resul, senden soruyorum, vicdanen söyle: Sen aç kalsan, paran da olmasa, bir şey almaya gücün de yetmese, sonunda açık bir yerde bir et bulsan, yer misin, yemez misin?” dedi. “Halbuki aklın var, biliyorsun ki, etin sahibi var.”

                  Molla Resul bir süre sustu. Sonra cevaben:

                  – “Evet, yerim Seyda!nokta.gif” dedi.

                  Bediüzzaman tekrar:

                  – “Bu hayvandır, aklı yoktur. Haramı helali bilmez. Hayır ve şerri tanımaz. Sahibinin kendini döveceğini de düşünmez. Açık kapıdan girip kavurmanızı yemiş. bundan dolayı dayağı hak etmiş midir? Elinizi vicdanınıza koyun ve öyle cevap verin.”

                  Molla Resul ve arkadaşları verecek cevap bulamadılar ve “Köpekte kabahat yoktur.” demek zorunda kaldılar.

                  Bunun üzerine Bediüzzaman:

                  – “Madem öyledir, artık bu hayvanın gıybetini yapmayın ve helal edin.”

                  Molla Resul diğerlerine göre Bediüzzaman’la daha samimi konuşur, içinden geçeni olduğu gibi söylerdi. Gülerek şöyle dedi:

                  – “Seyda, içimizden gelmiyor ki, helal edelim. Fakat siz helalleşmemiz için bizi ikna ettiniz.”

                  Kaynaklar: Bediüzzaman’la Yaşayan Öyküler (Ömer Faruk Paksu)

                  #764218
                  Anonim

                    Van Nurşin Camii’nin küçük odasında talebelerine ders veriyordu. Bir gün odanın kapısı açık kalmış ve içeri bir köpek girmişti.
                    İçeride küpte et kavurması vardı. Bir öğrenci için çok değerli bir yiyecekti kavurma… Kış boyu onu yiyeceklerdi. Bunun için küpü gözleri gibi koruyorlardı.
                    Köpek kavurmayı yemek için başını küpe sokmuş, kavurmayı yemiş, ancak kafasını çıkaramayınca küpü de kırıp kaçmıştı.
                    Buna talebelerin çok canı sıkılmıştı. Bir planla köpeğin tekrar odaya gelmesini sağlayacak ve onu bir güzel döveceklerdi.
                    Anlaştılar. Planlarını da Bediüzzaman’dan gizli tuttular.
                    Fakat Bediüzzaman durumu nasıl olduysa öğrendi. Ve onları bu davranışlarından vazgeçirmek istedi. Hepsini yanına çağırdı. Neler olup bittiğini sordu.
                    Talebelerin yaşça biraz büyüğü olan Molla Resul:
                    – Seyda, dedi. Biraz kavurmamız vardı. Yemeye kıyamıyorduk. Halbuki bu köpek gelmiş, hem kavurmayı yemiş, hem de küpü kırıp gitmiş. Şimdi biz bunu nasıl dövmeyelim?
                    Bediüzzaman:
                    – Molla Resul, senden soruyorum, vicdanen söyle: Sen aç kalsan, paran da olmasa, bir şey almaya gücün de yetmese, sonunda açık bir yerde bir et bulsan, yer misin yemez misin, dedi. Halbuki aklın var, biliyorsun ki, bu etin sahibi var.
                    Molla Resul bir süre sustu. Sonra cevaben:
                    – Evet, yerim Seyda, dedi.
                    Bediüzzaman tekrar:
                    – Bu hayvandır, aklı yoktur. Haramı helali bilmez. Hayır ve şerri tanımaz. Sahibinin kendini döveceğini de düşünmez. Açık kapıdan girip kavurmanızı yemiş. Bundan dolayı dayağı hak etmiş midir? Elinizi vicdanınıza koyun ve öyle cevap verin.
                    Molla Resul ve arkadaşları verecek cevap bulamadılar ve:
                    – Köpekte kabahat yoktur, demek zorunda kaldılar.
                    Bunun üzerine Bediüzzaman:
                    – Madem öyledir, artık bu hayvanın gıybetini yapmayın ve helal edin.
                    Molla Resul diğerlerine göre Bediüzzaman’la daha samimi konuşur, içinden geçeni olduğu gibi söylerdi. Gülerek şöyle dedi:
                    – Seyda, içimizden gelmiyor ki, helal edelim. Fakat siz helalleşmemiz için bizi ikna ettiniz.

                    Ömer Faruk Paksu’nun yazısı:
                    (Bediüzzaman’la Yaşayan Öyküler kitabından)

                    #764220
                    Anonim

                      – Seyda, içimizden gelmiyor ki, helal edelim. Fakat siz helalleşmemiz için bizi ikna ettiniz.

                      acı veriyor dimi ama üstad helal et dediyse helal edeceksin
                      paylaşım için Allah razı ola

                      Selam ve Dua ile….

                      #764230
                      Anonim

                        – Bu hayvandır, aklı yoktur. Haramı helali bilmez. Hayır ve şerri tanımaz. Sahibinin kendini döveceğini de düşünmez.

                        allah razı olsun
                        şu sözler ne kadar ibretli nefsime bugunki hediyem olsun …

                        #764239
                        Anonim

                          Günümüzün manevi hastalığının başında geliyor belki de.ALLAH(C.C.) muhafaza eylesin cümlemizi inşaALLAH.Gıybet her an düşünmemiz ve kaçmamız gereken başlı başına bir müzakere konusu zaten.Çok ehemmiyetli bir uyarı oldu.ALLAH(C.C.) Razı Olsun,teşekkür ediyoruz.

                          #764273
                          Anonim

                            @zerrat 175939 wrote:

                            Günümüzün manevi hastalığının başında geliyor belki de.ALLAH(C.C.) muhafaza eylesin cümlemizi inşaALLAH.Gıybet her an düşünmemiz ve kaçmamız gereken başlı başına bir müzakere konusu zaten.Çok ehemmiyetli bir uyarı oldu.ALLAH(C.C.) Razı Olsun,teşekkür ediyoruz.

                            Rabbim sizlerdende razı olsun inşaallah…

                          12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
                          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.