• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #640602
    Anonim
      Asrımızda iman ve Kur’an vadisinde büyük bir çığır açan, Bediüzzaman
      Hazretleri, evrad u ezkar insanı olarak da bize güzel bir numune olmuş,
      büyük bir bahtiyardır. Bediüzzaman’ın evrad u ezkar hayatında iki şey
      dikkat çeker:

      1-Evradda devamlılık
      Her büyük Hak dostu gibi Üstad Bediüzzaman da, Allah Resulü’nün (sas) “Az;
      ama devamlı” olma ve “başladığı ibadeti bırakmama” sünnetlerine azami
      şekilde ittiba etmiştir.

      8,5 sene kadar kaldığı Barla’daki komşuları naklediyorlar: “Üstadı,
      geceleri, Dershane-i Nuriye’nin önündeki bir mübarek çınar ağacının
      dalları arasında bulunan kulübecikte, sabahlara kadar tesbihat ile ezkar
      ile terennüm eder görürdük. Hele bahar ve yaz mevsimlerinde bu muhteşem
      ağacın binlerce dalları arasında şevk ve cezbe içinde uçuşan kuşlar
      arasında Üstadın böyle sabahlara kadar çalışmasını gördükçe,ne zaman uyur,
      ne zaman kalkar bilemezdik.

      Kastamonu’nun medar-ı iftiharı olan Mehmed Feyzi Efendi ise şöyle diyor:
      “Gecelerde sabaha kadar calib-i dikkat bir hal-i haşine ile ubudiyette
      bulunurlar. Yaz ve kış bu adetleri tahalluf etmez. Teheccüd ve münacaat ve
      evradlarını asla terk etmezler. Hatta bir Ramazan’da pek şiddetli
      hastalıkta altı gün bir şey yemeden savm-ı visal içinde ubudiyetteki
      mücahedelerini terk etmediler. Komşuları her zaman derler ki: “Biz sizin
      üstadınızın sekiz sene yaz ve kış geceleri, aynı vakitlerde, sabaha kadar
      hazin ve muhrik sadasıyla münacaat seslerini dinler ve böyle fasılasız
      devamlı mücahedesine hayretler içinde kalırdık.”

      Bediüzzaman’ın yetiştirdikleri insanlar da hep böyle evrad u ezkarla
      hemdem, teheccüdde berdevam ağzı dualı mana insanları olagelmişlerdir.
      Onlardan biri olan Zübeyr Gündüzalp tavsiyelerinde “Evrad u ezkara
      ihtimam.. azami ihtimam” derken, başka bir yerde, “Evrad, hizmetin
      lezzetini artırır.” diyerek bir başka hususa işaret etmektedir.

      … Evrad u ezkarın terk edildiği yerde enaniyetler kabarır, gerilim
      azalır. Ortada bir sürü his insanı kalır. Ama “kalp insanı asla; ama ruh
      insanı katiyen”… Evet, maneviyatsız, kuru bir okuma ayrı bir bela ve
      ayrı bir marazdır.

      2-Zikrederken tefekkür etmeli

      Bediüzzaman okuduğu evradı, tefekkürle içine sindire sindire okurdu. Hatta
      birçok hakikatin kalbine evrad okurken tülu ettiğini eserlerinde
      görüyoruz. Bu tefekkürlere misal olarak 10. Mektup’ta, Şah-ı
      Nakşibendi’nin Evrad-ı Kudsiye’sini okurken, Tarihçe-i Hayat’ta geçen bir
      mektubunda namaz tesbihatını okurken kalbine gelen manalara bakılabilir.

      Üstad Bediüzzaman, okuduğu virdlerin çoğunu “üstadlarımdan” dediği
      Nakşi-Halidi Şeyhi Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi (ks) Hazretleri’nin tertip
      etmiş olduğu 3 ciltlik Mecmuatü’l-Ahzab isimli dua kitabından seçmiştir.
      Zaten kendisi Sungur ağabeyin nakline göre Mecmuatül ahzabı 15 günde bir
      hatmedermiş ki,bu 6 Kur’an kalınlığında dua demektir.

      Bediüzzaman, zikir ve tefekküre önem verirken yaptığı zikirler şöyle:

      Cevşen
      “Kur’an’ın hakiki ve tam bir nevi münacaatı ve Kur’an’dan çıkan bir çeşit
      hülasası olan Cevşen-i Kebir.” dediği bu duayı Türkiye’de meşhur eden
      Bediüzzaman Hz. olmuştur. Kendisi de Cevşeni her gün okuyarak hayatının
      son kırk senesi bu adetini terketmemiştir

      Bin hususiyeti bulunan Cevşen-i Kebir dediği Cevşen’in pek çok
      dünyevi faidesini de hayatında bizzat görmüştür. Mesela Emirdağı’nda bir
      zehirlenmesi esnasında, “Cevşen-ül Kebir gibi evrad-ı kudsiyelerin
      feyziyle ölümden muhafaza olunuyorum. Fakat, hastalık, ızdırap çok
      şiddetlidir.” (Tarihçe-i Hayat-461) derken Emirdağ Lahikası’nda ise,
      “Düşmanlarımın maddi-manevi zehirlerine karşı gerçi Cevşen ve Evrad-ı
      Kudsiye-i Şah-ı Nakşibend beni ölüm tehlikesinden, belki yirmi defa
      kudsiyetleriyle kurtardılar.” demektedir. (Emirdağ, 1/145)
      Cevşenin “binbir esma-i ilahiyi havi olduğunu her günde 2-3 defa ezberden
      okurdu.

      Celcelutiye
      Hz. Ali (kv)’ye dayandırılan, İmam Gazali’nin şerh yazdığı bu duayı da sık
      sık okurdu.
      #771880
      Anonim

        @NuruAhsen 24777 wrote:

        Evrad u ezkarın terk edildiği yerde enaniyetler kabarır, gerilim azalır. Ortada bir sürü his insanı kalır.
        Ama “kalp insanı asla; ama ruh insanı katiyen”…
        Evet, maneviyatsız, kuru bir okuma ayrı bir bela ve ayrı bir marazdır.
        [/B]

        Allah razı olsun…

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.