- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
7 Ocak 2008: 11:05 #646597
Anonim
Bediüzzaman Said Nursi (1876/7–1960) ve Klaas
Tarih: 8 & 9 Şubat 2008
Salon: Rotterdam- HollandaTakdimBediüzzaman Said Nursi (1876/7–1960) ve Klaas Schilder (1890-1952). Birbirlerinin adını hiç duymamış iki farklı isim. Aynı zaman diliminde, fakat farklı dünyalarda yaşayıp çalışmış iki adam. Biri Türk ve Müslüman, öbürü Hollandalı bir Hıristiyandı.
Yine de bugünlerde olduğu gibi o günlerde de tek bir dünya vardı ve bu dünyada bu iki ilahiyatçı aynı sorunlarla karşı karşıya geliyordu. Her ikisi ahiret ışığında din ve toplum arasındaki ilişkiye odaklanmıştı.
Fikirlerini gizlemedikleri için, onlara muhalefet eden kişilerin ortaya çıkmasına sebebiyet verdiler. Dışlandılar. Ama aynı zamanda yazıları ve konuşmaları sayesinde taraftarları da oldu. Birinde bütün bunlar tipik Osmanlı bağlamında meydana geldi, ikincisinde tamamen Hollanda’ya özgü bir çerçevede.
Nursi, Rotterdam’da varlığını açıkça hissettiren ve ‘Nurculuk’ adıyla bilinen islami hareketin manevi önderidir. Serbest Reform kilisesi ise, profesör olmadan aynı şehrin ‘Delftshaven’ mahallesinde pastorluk yapmış olan Klaas Schilder’siz düşünülemez.
Özellikle Hollanda’nın bu liman şehrinin bu bölümünde ‘Nurcular’ ile ‘Serbestler’ yıllardır birbirleriyle görüşüp fikir alışverişinde bulundular. Fiziksel olarak Nursi ile Schilder birbirinden binlerce kilometre uzaktaydılar. Şimdi ise biz, yalnızca aynı dünyada değil, aynı şehirde, hatta aynı semtte yaşamaktayız. Çalışırken, okurken ya da sokakta yürürken, devamlı olarak birbirimizle karşılaşıyoruz.
Birbirimizi görmezlikten gelerek yaşamamız imkânsız da değil. Herkesin kendi küçük dünyasında olduğu bir yaşam. Ama biz bunu istemiyoruz. Birbirimize karşı ilgi duyuyoruz. Dinlerimiz karşılıklı ilgimizi çekiyor. Birlikte yaşamak istiyoruz. Aynı soruları paylaşıyoruz, çünkü cemaatlerimizin beşiğinde duran kişileri meşgul eden aynı sorular bizi de meşgul etmeye devam ediyor. Çıkış noktalarımız da aynı.
Hem Hollanda’da hem Türkiye’de yasa doğrultusunda şekillenen, her iki ülkenin kendine göre anlam verdikleri bir ‘Laiklik’ anlayışı var. ‘Laiklik’ kavramı hepimize göre ‘Allah ile yeryüzü arasında bir ayırım’ anlamına kesinlikle gelemez. Dini sadece kendi evinde, kendi kapının arkasında yaşayabilirsin anlamına da gelemez. Allah her yerde ‘hazır ve nazır’dır ve günlük realitelerde varlığını hissettirmektedir. Bir insanın Müslüman ya da Hıristiyan olması, o kişinin topluma karşı sorumluk duyması, siyasete katılması gibi şeyleri beraberinde getirir.
“Ama biz buna nasıl şekil vereceğiz?” Bizim sorumuz budur. İçinde yaşadığımız toplum homojen değildir bir kere. Yalnızca Müslümanlarla Hıristiyanlardan oluşmuyor çünkü, başka dinler de mevcuttur. Bununla birlikte hayatlarını Allah’sız sürdürmeyi tercih eden insanlar da var.
Nereye kadar topluma katılabiliriz? Hangi noktada sürgünlük ya da kendi isteğimizle seçilen bir ‘ayrı-lık’ kaçınılmaz olur? Arada sırada hepimiz kendimizi, kendi ülkemizde bir yabancı, çokkültürlü toplumda bir garip, bilimci olarak tek başına kalmış bir insan gibi hissetmiyor muyuz?
Müslümanlarla Hıristiyanlar olarak yollarımız nerede ayrılır? Allah’ın tek olduğu konusundaki farklı inanç açıklamalarımız veya Allah’a Üçlübirlik olarak tapılması pratikte ne anlama geliyor? Yaşayıp çalışırken yöneldiğimiz hedef nedir? Bu ‘ahiret dünyasında’ çevremize, bizi bekleyen Cennet’ten ışık parçaları saçmaya imkânımız var mı?
Yıllardır birbirimizle görüşüp konuşuyoruz. Konuşmalarımızın sonu henüz görünürlerde yok. Bugünlerde yüksek düzeyde bir diyalog beklemekteyiz. Iki cemaatin tanınmış konuşmacıları karşılıklı anlayışı güçlendirmeye, aramızdaki bağları yoğunlaştırmaya, iki aylık konuşmaların kalitesini arttırmaya çağrılmıştır. Kimbilir bu belki izlenecek bir örnek de olabilir.
Tebliğ sunan Profesorlar:
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz
Prof. Dr. Bünyamin Duran
Prof. Dr. Colin Turner
Şükran Vahide
Konular:
Vahiy öğretisi
Haşir (Ölümden sonra dirilme)
Din ve siyaset ilişkisi
Kültür, Bilim ve Yabancılık hakkında görüşler
Salonlar:
Rotterdam İslam Üniversitesi
Hollanda Reformcu Kilisesi
Organize:
Nur Cemaati – Rotterdam
Hollanda Reformcu Kilisesi – Rotterdam
Program – 1. Gün
Cuma 8 Şubat 2008 (Salon – Rotterdam İslam Üniversitesi)
15.30 Açılış
15.45 Organizasyon adına açılış konuşması
16.00 Oturum I: Nursi ve Schilder tanıtımı
Oturum Başkanı: Drs. Marten de Vries
· Said Nursi’nin hayatı – Şükran Vahide
· Klaas Schilder’ın hayatı – Drs. Wim van der Schee
17.30 Akşam yemeği ve 2001-2007 diyalog toplantıların tanıtımı
19.00 Oturum II: Vahiy öğretisi
Oturum Başkanı: Dr. Tural Koç
19.00 Konferans: Klaas Schilder’ın eserlerinde Vahiy öğretisi – Dr. Erik De Boer
19.45 Akşam arası
20.30 Konferans: Bediuzzaman’ın eserlerinde Vahiy öğretisi – Prof. Dr. Ahmed Akgündüz
21.30 Kapanıs ve ondan sonra katılımcılar için resepsiyon
Program – 2. Gün
Cumartesi 9 Şubat 2008 (Salon – Kilise)
10.30 Oturum III: Ahir zaman ve Hesap günü
Oturum Başkanı: Martin Ruiter
10.30 Konferans 1: Schilder ve Ahir Zaman – Prof. Dr. Barend Kamphuis
11.30 Konferans 2: Nursi’nin eserlerinde Haşir – Prof. Dr. Bünyamin Duran
13.00 Rotterdam Limanı Gemi Gezisi
15.30 Oturum IV: Ahiret nazarıyla siyaset
Oturum Başkanı: Dr. Tural Koç
15.30 Konferans 1: “Şeytan’dan ve Siyasetten sığınırım…..” Said Nursi’ye göre dinin toplumda ve develetteki rolü – Prof. Dr. Colin Turner
16.30 Konferans 2: Klaas Schilder Din ve Siyaset hakkında görüşleri – Prof. Dr. George Harinck
17.30 Akşam yemeği
20.00 Forum: Kültür, bilim ve Yabancılık hakkında müslüman ve hiristiyan konuşmacıların gorüşleri.
Konuşmacılar: Prof. Dr. Ahmed Akgündüz, Prof. Dr. Emin Akçahüseyin, Dr. A.L.Th. de Bruijne, Prof. Dr. Jochem Douma, Prof. Dr. Bünyamin Duran , Dr. Tural Koç en Dr. A. Vos.
Forum Başkanı: Dr. Kars Veling
22.30 Kapanış konuşması
22.40 Kapanıs ve ondan sonra katılımcılar için Resepsiyon
Daha çok bilgi için
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
