- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
5 Nisan 2009: 10:28 #651757
Anonim
…..Demek bu saray-ı âlem ve bu fabrika-i kâinat, ism-i Kuddûs’ün bir cilve-i âzamına mazhardır ki, o tanzif-i kudsîden gelen emirleri, değil yalnız denizlerin âkilü’l-lâhm tanzifatçıları ve karaların kartalları, belki kurtlar ve karıncalar gibi, cenazeleri toplayan sıhhiye memurları dahi dinliyorlar.
Belki o kudsî evâmir-i tanzifiyeyi, bedende cereyan eden kandaki küreyvât-ı hamrâ ve beyzâ dahi dinleyip bedenin hüceyrâtında tanzifat yaptıkları gibi, nefes dahi o kanı tasfiye eder, temizler.
Ve o emri, gözkapakları gözleri temizlemek ve sinekler kanatlarını süpürmek için dinledikleri gibi, koca hava ve bulut dahi dinler. Hava, zeminin sathına, yüzüne konan toz toprak süprüntülere üfler, tanzif eder. Bulut süngeri, zemin bahçesine su serper, toz toprağı yatıştırır. Sonra, gökyüzünü çok zaman kirletmemek için, çabuk süprüntülerini toplayıp kemâl-i intizamla çekilir, gizlenir. Göğün güzel yüzünü ve gözünü, silinmiş ve süpürülmüş, parıl parıl parlar gösteriyor.
Otuzuncu Lem’a-Birinci NükteBazı Hayvanlar Yeryüzünün ve Denizin Temizlik ve Sıhhiye Memurlarıdır
Bediüzzaman’a göre âkilüllahm denilen kartal, kurt ve karınca gibi hayvanlar her gün yeryüzünü ve denizi pisliklerden temizlemektedirler. Onlar Allah tarafından görevlendirilmiş temizlik ve sıhhiye memurlarıdırlar. Eğer onlar temizlemeseydiler, yeryüzü ve denizler pislikten geçilmez ve yaşanmaz bir hale gelirdi:“Evet, Cenâb-ı Hak, nasıl ki deniz yüzünü temizlemek ve her günde milyarlarla ölümler bulunan deniz hayvanlarının cenazelerini toplamak ve deniz yüzünü cenazelerle pislenmiş, çirkin manzaradan kurtarmak için, sıhhiye memurları nev’inden gayet muntazam âkilüllahm bir kısım hayvanatı halk etmiş. Eğer o denizlerin sıhhiye memurları gayet muntazam vazifelerini ifa etmeseydiler, deniz yüzü ayna gibi parlamayacaktı. Belki hazin ve elim bir bulanıklık gösterecekti.
Hem her günde milyarlarla yabanî hayvanlar ve kuşların cenazelerini toplamakla yeryüzünü kokuşmadan temizlemek ve canlıları o elîm, hazîn manzaralardan kurtarmak için nezâfet ve sıhhiye memurları hükmünde olan kartallar ve benzeri kuşlar, kerametkârâne, gizli ve uzak, beş altı saat mesafeden bir sevk-i rabbâni ile o cenazenin yerini hisseden, giden ve kaldıran leş yiyen kuşları ve vahşi hayvanları halk etmiş. Eğer bu yeryüzü sıhhiyeleri gayet mükemmel, intizamperver ve vazifedâr olmasa idiler, zemin yüzü ağlanacak bir şekil alacaktı…
Hem küçücük hayvanların cenazelerini ve nimetin küçücük parçalarını ve tanelerini toplamak vazifesiyle karıncaları nezafet memurları olarak, hem nimet-i İlâhiyenin küçücük parçalarını teleften ve çiğnemekten ve hakaretten ve abesiyetten sıyânet etmekle ve küçücük hayvanatın cenazelerini toplamakla, sıhhiye memurları gibi tavzif olunmuşlar.”
Prof. Dr. Davut AYDÜZ
15 Nisan 2009: 14:00 #739187Anonim
Allah Razı olsun ..
Hikmet-i İlahi sonsuz ..
hiç bir mahluk yok ki bir amaca hizeten yaratılmasın,
küçücük bir kurtçuk bile bir göreve sahib ..
tasarrufu, iktisatı sonsuz,
yaratılan her bir mahluk, mutlak bir dönüşüm içinde bir çark
abes olan hiç birşey yok ..
biz gözlerimizi açık çevremizi inceledikçe
kimbilir daha ne görevliler ne güzelliklerle tanıklık edeceğiz .. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.