- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
20 Mart 2010: 09:04 #661595
Anonim
Peygamberimizin insanlık adına yaptığı ‘beka’ duası hiç reddedilir mi?
Hiç mümkün müdür ki, en ednâ bir hâceti, en ednâ bir mahlûkundan görüp kemâl-i şefkatle ummadığı yerden is’âf eden; ve en gizli bir sesi, en gizli bir mahlûkundan işitip imdad eden; lisân-ı hal ve kâl ile istenilen her şeye icâbet eden nihayetsiz bir şefkat ve bir merhamet sahibi bir Rab, en büyük bir abdinden, Haşiye en sevgili bir mahlûkundan en büyük hâcetini görüp bitirmesin, is’âf etmesin, en yüksek duâyı işitip kabul etmesin?
Evet, meselâ hayvanâtın zayıflarının ve yavrularının rızık ve terbiyeleri hususunda görünen lütuf ve sühûleti gösteriyor ki, şu kâinatın Mâliki, nihayetsiz bir rahmetle Rubûbiyet eder. Rubûbiyetinde bu derece rahîmâne bir şefkat, hiç kâbil midir ki, mahlûkatın en efdalinin en güzel duâsını kabul etmesin?
Haşiye: Evet, bin üç yüz elli sene saltanat süren ve saltanatı devam eden ve ekser zamanda üç yüz elli milyondan ziyâde raiyyeti bulunan ve hergün bütün raiyyeti onunla tecdid-i bîat eden ve onun kemâlâtına şehâdet eden ve kemâl-i itaatle evâmirine inkıyad eden; ve arzın nısfı ve nev-i beşerin humsu o zâtın sıbgı ile sıbgalansa, yani mânevî rengiyle renklense ve o zât onların mahbub-u kulûbu ve mürebbî-i ervâhı olsa, elbette o zât, şu kâinatta tasarruf eden Rabbin en büyük abdidir.
Hem, ekser enva-ı kâinat o zâtın birer meyve-i mu’cizesini taşımak sûretiyle onun vazifesini ve memuriyetini alkışlasa, elbette o zât şu kâinat Hâlıkının en sevgili mahlûkudur. Hem bütün insaniyet, bütün istidadıyla istediği bekâ gibi bir hâceti ki, o hâcet ise, insanı esfel-i sâfilînden âlâ-yı illiyyîne çıkarıyor. Elbette o hâcet en büyük bir hâcettir ve en büyük bir abd, umumun nâmına onu Kâdiü’l-Hâcâttan isteyecek.
Lügatçe;
ednâ: en basit, en küçük–hâcet: İhtiyaç–is’âf: Birisinin arzusunu, istediğini kabul etmek ve yerine getirmek–lisân-ı hal ve kâl: hal dili ve anlatma dili–abd: Kul–sühûlet: Kolaylık–Rubûbiyet: Cenâb-ı Hakkın her zaman, her yerde ve her mahlûka muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onu terbiye etmesi ve idâresi altında bulundurması vasfı–rahîmâne: Şefkatli ve merhametli bir şekilde–efdal: en üstün–raiyyet: halk, millet–tecdid-i bîat: Bağlılığı yenileme–evâmir: Emirler, kanunlar–inkıyad: Boyun eğmek, itaat etmek–nısf: Yarı–hums: Beşte bir–sıbg: Renk, boya–mahbub-u kulûb: Kalplerin sevgilisi–mürebbî-i ervâh: Ruhların terbiyecisi–enva-ı kâinat: Kâinattaki türler–esfel-i sâfilîn: Aşağıların en aşağısı–âlâ-yı illiyyîn: Yüceler yücesi, en yüksek mertebe–Kâdiü’l-Hâcât: Bütün ihtiyaçları yerine getiren Allah. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.