• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #683651
    Anonim

      Aziz, sıddık kardeşlerim! Kastamonu’da ehl-i takva bir zât, şekva tarzında dedi: “Ben sukut etmişim. Eski halimi ve zevkleri ve nurları kaybetmişim.” Ben de dedim: Belki terakki etmişsin ki, nefsi okşayan ve uhrevî meyvesini dünyada tattıran ve hodbinlik hissini veren zevkleri, keşifleri geri bırakıp, daha yüksek makama, mahviyet ve terk-i enaniyet ve fâni zevkleri aramamak ile uçmuşsun. Evet bir ehemmiyetli ihsan-ı İlahî; ihsanını, enaniyetini bırakmayana ihsas etmemektir.. tâ ucb ve gurura girmesin.
      Ehl-i takva: Günahlardan kendini son derece çekenler.
      Şekva: Şikayet.
      Sukut: Düşme, alçalma, inme.
      Terakki: İlerleme, yükselme, yükseliş.
      Uhrevî: Ahirete ait, ahiretle alakalı, öbür dünya ile ilgili.
      Hodbin: Kendini düşünen, bencil.
      Mahviyet: Alçak gönüllülük.
      Terk-i enaniyet: Enaniyeti terk etme, benliği bırakma.
      İhsan-ı İlahî: Allah’ın (cc) iyiliği.
      İhsan: İyilik, lütuf, bağışlama, cömertlik.
      İhsas: Hissettirme.
      Ucb: Kibir, gurur, kendini beğenmişlik, yaptığı iyiliklere güvenmek ve bel bağlamak.

      Kardeşlerim! Bu hakikata binaen, bu adam gibi düşünen veya hüsn-ü zannın verdiği parlak makamları nazara alan zâtlar, sizlere bakıp içinizde mahviyet ve tevazu ve hizmetkârlık kisvesiyle görünen şakirdleri âdi, âmi adamlar görür ve der: “Bunlar mı hakikat kahramanları ve dünyaya karşı meydan okuyan? Heyhat! Bunlar nerede, evliyaları bu zamanda âciz bırakan bu kudsî hizmet mücahidleri nerede?” diyerek dost ise inkisar-ı hayale uğrar, muarız ise kendi muhalefetini haklı bulur.
      Hakikat: Gerçek.
      Binaen: Dayanarak, dayalı olarak.
      Hüsn-ü zan: İyi ve güzel düşünce ve kanaat.
      Hizmetkâr: Hizmetçi.
      Kisve: Kılık, kıyafet, elbise.
      Âmi: Okumamış, cahil, okuma yazması bulunmayan.
      Heyhat: Yazık, ne yazık, ne kadar uzak.
      İnkisar-ı hayal: Hayal kırıklığı.
      Muarız: Karşı çıkan, mücadele veren, karşı gelen.

      Said Nursî
      Şualar
      #823894
      Anonim

        Eğer Allah’ı buldunsa, bütün eşya senindir gör. Eğer Mâlik-i Mülk’e memlûk isen, onun mülkü senindir gör.

        (Sözler, Risale-i Nur)

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.