• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #645596
    Anonim

      Bir gün Hazret-i Fahr-i Alem (s.a.v) Efendimiz, Ebû Zerr-i Gıfâri (r.a)’e buyurdular ki:

      “Yâ Ebâ Zerr Allah güzeldir, güzeli sever. Benim niçin gamlandığımı, ne düşündüğümü ve neye müştak olduğumu biliyor musun, yâ Ebâ Zerr ? “

      Oradakiler: “Bilmiyoruz yâ Resûlullah. Gamını ve düşünceni bize haber ver yâ Resûlullah.”

      Resûlullah (s.a.v) bir “Aaah” dedi:

      “İştiyâkım benden sonraki ihvânıma kavuşmak içindir. Onların durumları babalarından ve kardeşlerinden sadece Allah-u Teâla’nın rızâsını kazanmak için ayrı düşerler. Malı Allah için terk ederler. Nefislerini tevâzu ile hor hakir ederler. Şehevâta ve dünya fuzuliyyâtına rağbet etmezler. Allah’ın beytlerinden bir beytde Muhabbetullahdan dolayı mağmum ve mahzûn olarak toplanırlar, kalblerini Allah’a verirler. Ruhları Allah’a bağlı, onları bilmek Allah’a aid. Onların birinin hastalanması bir sene ibadetten efdal olur.”

      “Eğer istersen anlatayım yâ Ebâ Zerr? “

      “İsterim ya Resûlullah.”

      “Onlardan birisi öldüğü zaman Allah indindeki şereflerinden dolayı semada ölenler gibidirler.

      Eğer istersen daha anlatayım yâ Ebâ Zerr? “

      “İsterim ya Resûlullah.” “Onlardan birisi elbisesindeki bir böcekten müte’ezzi olduğu vakit ona Allah indinde yetmiş hacc ve gazve ecri ve ismail zürriyyetinden kırk köle azad etmiş sevabı verilir, onlardan da her birisi on iki bin kişiye mualdir.

      Eğer istersen daha ziyade edeyim ya Ebâ Zerr? “

      “Evet yâ Resûlullah .” “Onlardan birisinin arkadaşları arasında iki rekat namaz kılması Nûh (a.s) ‘ın Cebel’i Lübnan’da bin yıl ibadet ettiği gibi ibadet eden bir adamın ibadetinden daha efdaldir. İstersen daha ziyade edeyim yâ Ebâ Zerr? “

      “İsterim yâ Resûlullah.”

      “Onlardan birisinin tesbihi kıyamet gününde bütün dünya dağları kadar altın tasadduk edip de gelen bir kimsenin ecrinden daha fazladır. İstersen daha sayayım ya Ebâ Zerr? “

      “Evet yâ Resûlullah .” dedim.

      Mefhar-i Mevcûdât Sallallahu Aleyhi vesellem Efendimiz saymaya devam ederler:

      “Onlardan birine bir kere nazar etmen Allah indinde Beytullah’a nazar etmenden daha sevimlidir.Onun sevindirdiği kimse Allah’ın sevindirdiği bir kimse gibidir. Onu it’am eden Allah’ı it’am etmiş gibidir.

      Eğer istersen ziyade edeyim yâ Ebâ Zerr? “

      “Evet yâ Resûlullah .”

      “Onların yanına günahlarda ısrar ede ede hantallaşmış bir topluluk oturunca Allah onları nazar-ı rahmeti ile nazar edip günahlarını onların hürmetine afv etmeden kalkmazlar. Ya Ebâ Zerr onların gülmeleri ibadettir, şakalaşmaları tesbihtir, uykuları sadakadır.Allah onlara her gün yetmiş kerre nazar eder. Ben bunlara müştakım ya Ebâ Zerr.”

      Resûlullah (s.a.v) bitkin bir şekilde saçlarını düzeltti, sonra başını kaldırdı, ağlıyordu, gözyaşları gözlerinden inci daneleri gibi dökülüyordu. Bir kere daha “Allah” dedi.

      “Onlara müştakım, onlara kavuşmak istiyorum” sonra Nebi (s.a.v) Efendimiz:

      “Allah’ım onları muhafaza et, muhaliklerine karşı onlara yardım et, kıyamette gözümü onlarla nurlandır.”

      “Dikkat edin Allah’ın o velileri ki onlara korku yoktur onlar mahzun da olmayacaklardır.”(1) buyurdular. (1) Yunus Suresi: 82 (Semaratü’l- Fuat sf: 32)

      “Mes’ud o kimsedir ki, dünya onu terketmeden evvel o dünyayı terk etmiştir.”
      “Arzusu ahiret olup Ahiret için çalışana Allahü Teâla dünyayı hizmetçi yapar.”
      “Âhiretin sonsuz olduğuna inanan kimsenin bu dünyaya sarılması çok şaşılacak şeydir.”
      “Dünyayı terk eyle ki Allah-ü Teâla seni sevsin. İnsanların malına göz dikme ki herkes seni sevsin.”
      “Dünya geçilecek bir köprü gibidir. Bu köprüyü tamit etmekle uğraşmayın. Hemen geçin gidin.”
      “Dünyaya burada kalacağınız kadar, Âhirete orada kalacağınız kadar çalışınız.” (MÂRİFETNÂME)
      Peygamberimiz (a.s.m) buyuruyor ki: “Allah’ın öyle kulları vardır ki, onlar ne peygamberdir, ne şehittirler. Ama hem peygamberler hem şehitler onlara gıpta etmektedirler. Kıyamet günü onların Allah katındaki makamları bu gıptaya sebep olmaktadır. Bunun üzerine soruldu: “O bahtiyar kişiler kimlerdir? ” Cevap verdi: “Onlar aralarında akrabalık ve birbirine mal verme konusu olmaksızın Allah için birbirlerini severler.Allah’a and olsun ki, onların yüzleri nurdur, onlar nur üzerindedirler.İnsanlar korktukları zaman onlar korkmazlar, insanlar üzüldüğünde onlar üzülmezler. Haberiniz olsun ki Allah dostları üzerinde hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de….” (Ebu Dâvud -r.a- )
      “Allah bir kulu sevdiği vakitte onu Zât-ı ulûhiyyetine hizmet etmek için seçer. Onu kadınla ve evlat ile meşgul ettirmez.” “200 senesinden sonra en hayırlınız zevce ve veledi olmamakla yükü hafif olanınızdır.” (Deylemi -r.a- )
      Kudsî hadiste Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Ey benim için şehvetini bırakıp gençliğini bana veren genç! Sen meleklerin bir kısmı gibisin.”

      _________________________________________________bu mesajı okuyan kardeşlerime selam
      efendimizn selamına onun muhabetine onun müştaklıgına muhatp olanlara da
      biz sadece bir çilenin çilesiz insanlarıyız
      onun için bu yola baş koymanın ne dmek oldğunu nerden bilecegiz sadece interneten yazıyorz böyle
      bir çilenin çilesizleri başta ben kendime söylüyorum
      bu son mesajımdı

      ama ümit varız gelecek nesiler sadece onun rızasnı arayacak
      inş
      riyadan gösterişten uzak

      #712484
      Anonim

        allah razı olsun cok guzeldı

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.