• Bu konu 22 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 24)
  • Yazar
    Yazılar
  • #641468
    Anonim

      Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için
      evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da
      ısıtırdı…

      Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik
      beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu
      özelliği artık beni huzursuz ediyordu.

      İş evliliğe gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım.
      Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can
      atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı,
      evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı.

      [FONT=Times New
      Roman]Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum.
      Şaşkınlıktan gözleri açılarak ‘niye?’ diye sordu.
      ‘Gerçekten belli bir sebebi yok’ dedim, ‘sadece yoruldum.’
      Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal
      kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte,
      sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim.
      [/FONT]Ondan ne
      bekleyebilirdim ki!

      Sonunda sordu: ‘seni caydırmak için ne yapabilirim?’
      Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla
      değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu.
      ‘İşte mesele tam da bu’ dedim. ‘Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi
      ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.’
      ‘Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği
      benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına,
      hattâ ölümüne mâl’olacak. Bunu benim için yapar mısın?’
      Yüzümü dikkatle inceledi ve ‘Sana bunun cevabını yarın vereceğim’ dedi.
      Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.

      Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı.
      ‘Sevgilim’ diye başlıyordu,
      ‘O çiçeği senin için koparmazdım’ Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

      ‘Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip
      çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar
      düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.’

      ‘Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve
      varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.’

      ‘Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu
      kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.’
      ın her ayki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki
      krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.’

      ‘Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can sıkıntını
      hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikâyeler anlatabilmem için
      ağzıma ihtiyacım var.’

      ‘Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması
      kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem,
      saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilme merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin –
      gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için
      gözlerime ihtiyacım var.’

      ‘Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, evet o uçuruma gidip, o
      çiçeği senin için koparırım bir tanem.’

      Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu.
      Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.
      ‘Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok
      sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.’ Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu
      susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.
      Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O
      çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim.

      Bu gerçek aşktı.

      İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler
      sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de
      hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.

      Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik
      değil… Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz… Ama hep oralarda
      bir yerdedir.

      Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette
      gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi
      kalır.

      #701019
      Anonim

        ne diyeyim şimdi bilemedim…

        #701020
        Anonim
          ebrar172;31242 wrote:
          ne diyeyim şimdi bilemedim…

          diyorumya hep insan doymaz kadın hiç doymaz..

          #701022
          Anonim
            Tarihci;31243 wrote:
            diyorumya hep insan doymaz kadın hiç doymaz..

            yani Tarihci duygusallaşmıştım…ama birden savaş boyalarını sürünesim geldi…:mad::cool::cool:

            #701024
            Anonim

              Teşekkür ederim.. Ağlıyorum…
              ):

              #701025
              Anonim

                yahu mübarek okudun işte, karısı sakin diye onu boşamak isteyen erkek var mı?

                şu kadına bak sen.. hem bulmuş mühendisi hem evcil adam bağırıp çağırmıyor huzurlu ve sakin.. kadın keyfe keder öylesine boşanmak istiyor.. hani liseli aşıklar gibi.. bir hafta sonra “ilişkimizin heyecanı kalmadı” deyip ayrılmak varmı böyle bir şey..

                #701026
                Anonim
                  Gül-i İkra;31248 wrote:
                  Teşekkür ederim.. Ağlıyorum…
                  ):

                  Rjaa ederim de ağlamana sebeb olmak istemezdim..

                  #701027
                  Anonim

                    tabi canım tabi karısı sakin diye boşamazlar…erkekler için zaten bulunmaz nimettir o…genelde fiziki kavramlar olur sebebleri..çok dışa vurumcu oldukları için…

                    neydi tabiriniz…koy yesin,ört uyusun…:cool:

                    #701032
                    Anonim
                      ebrar172;31254 wrote:
                      tabi canım tabi karısı sakin diye boşamazlar…erkekler için zaten bulunmaz nimettir o…genelde fiziki kavramlar olur sebebleri..çok dışa vurumcu oldukları için…

                      neydi tabiriniz…koy yesin,ört uyusun…:cool:

                      yahu fiziki sebebten kadın boşanır mı? alınmaz desen tamam da aldıktan sonra da almıştır artık boşamaz o sebebten..

                      koy yesin değil yanlışşşşşş Ver yesin ört uyusun olacak :rolleyes::cool:

                      #701033
                      Anonim
                        Tarihci;31259 wrote:
                        yahu fiziki sebebten kadın boşanır mı? alınmaz desen tamam da aldıktan sonra da almıştır artık boşamaz o sebebten..

                        koy yesin değil yanlışşşşşş Ver yesin ört uyusun olacak :rolleyes::cool:

                        evlenmeden evvelki deil mübarek evlendikten sonraki fiziki sebebler…:p

                        #701035
                        Anonim
                          ebrar172;31260 wrote:
                          evlenmeden evvelki deil mübarek evlendikten sonraki fiziki sebebler…:p

                          haaa işte boşuna dememişler anasına bak kızını al diye.. anasına bakıp 20 sene sonraki karını göreceksin 🙂 beğenmessen kızını çok güzel de olsa almayacaksın çünkü geleceği işte gözünün önünde :rolleyes:

                          #701036
                          Anonim
                            Tarihci;31262 wrote:
                            haaa işte boşuna dememişler anasına bak kızını al diye.. anasına bakıp 20 sene sonraki karını göreceksin 🙂 beğenmessen kızını çok güzel de olsa almayacaksın çünkü geleceği işte gözünün önünde :rolleyes:

                            :D:D:D

                            #701037
                            Anonim

                              Saygıdeğer abilerim,ablalarım sizlere bir şey danışmak istiyorum… Belki yerinde değil ama aklımı karıştıran sorulardan bir tanesi. Bir ablamız ile ilgili…

                              Öğretmen arkadaşım (bayan)(hizmeti bilen elhamdülillah) evliliği sırf hizmet adına istiyor ve aile hizmeti bilmiyor karşı geliyor.. Karşısına bir abi çıkıyor ve hizmetin sevgisini nur yüzünde buluyor.. Ama abi içine kapanık,açılamıyor… Bayan kardeşimizin adım atması doğru olurmu… İnanın Allah rızası için… ): Fikirlerinizi bekliyorum..

                              #701039
                              Anonim
                                Gül-i İkra;31264 wrote:
                                Saygıdeğer abilerim,ablalarım sizlere bir şey danışmak istiyorum… Belki yerinde değil ama aklımı karıştıran sorulardan bir tanesi. Bir ablamız ile ilgili…

                                Öğretmen arkadaşım (bayan)(hizmeti bilen elhamdülillah) evliliği sırf hizmet adına istiyor ve aile hizmeti bilmiyor karşı geliyor.. Karşısına bir abi çıkıyor ve hizmetin sevgisini nur yüzünde buluyor.. Ama abi içine kapanık,açılamıyor… Bayan kardeşimizin adım atması doğru olurmu… İnanın Allah rızası için… ): Fikirlerinizi bekliyorum..

                                olmaz bence…

                                #701041
                                Anonim

                                  neden abla..

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 24)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.