- Bu konu 22 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
21 Eylül 2008: 20:02 #641468
Anonim
Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için
evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da
ısıtırdı…Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik
beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu
özelliği artık beni huzursuz ediyordu.İş evliliğe gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım.
Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can
atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı,
evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı.
[FONT=Times New
Roman]Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum.
Şaşkınlıktan gözleri açılarak ‘niye?’ diye sordu.
‘Gerçekten belli bir sebebi yok’ dedim, ‘sadece yoruldum.’
Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal
kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte,
sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. [/FONT]Ondan ne
bekleyebilirdim ki!
Sonunda sordu: ‘seni caydırmak için ne yapabilirim?’
Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla
değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu.
‘İşte mesele tam da bu’ dedim. ‘Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi
ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.’
‘Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği
benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına,
hattâ ölümüne mâl’olacak. Bunu benim için yapar mısın?’
Yüzümü dikkatle inceledi ve ‘Sana bunun cevabını yarın vereceğim’ dedi.
Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı.
‘Sevgilim’ diye başlıyordu,
‘O çiçeği senin için koparmazdım’ Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.‘Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip
çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar
düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.’‘Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve
varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.’‘Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu
kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.’
‘ın her ayki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki
krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.’‘Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can sıkıntını
hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikâyeler anlatabilmem için
ağzıma ihtiyacım var.’‘Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması
kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem,
saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilme merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin –
gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için
gözlerime ihtiyacım var.’‘Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, evet o uçuruma gidip, o
çiçeği senin için koparırım bir tanem.’Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu.
Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.
‘Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok
sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.’ Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu
susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.
Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O
çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim.
Bu gerçek aşktı.İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler
sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de
hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.
Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik
değil… Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz… Ama hep oralarda
bir yerdedir.Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette
gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi
kalır.
21 Eylül 2008: 20:09 #701019Anonim
ne diyeyim şimdi bilemedim…
21 Eylül 2008: 20:12 #701020Anonim
ebrar172;31242 wrote:ne diyeyim şimdi bilemedim…diyorumya hep insan doymaz kadın hiç doymaz..
21 Eylül 2008: 20:17 #701022Anonim
Tarihci;31243 wrote:diyorumya hep insan doymaz kadın hiç doymaz..yani Tarihci duygusallaşmıştım…ama birden savaş boyalarını sürünesim geldi…:mad::cool::cool:
21 Eylül 2008: 20:18 #701024Anonim
Teşekkür ederim.. Ağlıyorum…
):21 Eylül 2008: 20:20 #701025Anonim
yahu mübarek okudun işte, karısı sakin diye onu boşamak isteyen erkek var mı?
şu kadına bak sen.. hem bulmuş mühendisi hem evcil adam bağırıp çağırmıyor huzurlu ve sakin.. kadın keyfe keder öylesine boşanmak istiyor.. hani liseli aşıklar gibi.. bir hafta sonra “ilişkimizin heyecanı kalmadı” deyip ayrılmak varmı böyle bir şey..
21 Eylül 2008: 20:21 #701026Anonim
Gül-i İkra;31248 wrote:Teşekkür ederim.. Ağlıyorum…
):Rjaa ederim de ağlamana sebeb olmak istemezdim..
21 Eylül 2008: 20:23 #701027Anonim
tabi canım tabi karısı sakin diye boşamazlar…erkekler için zaten bulunmaz nimettir o…genelde fiziki kavramlar olur sebebleri..çok dışa vurumcu oldukları için…
neydi tabiriniz…koy yesin,ört uyusun…:cool:
21 Eylül 2008: 20:27 #701032Anonim
ebrar172;31254 wrote:tabi canım tabi karısı sakin diye boşamazlar…erkekler için zaten bulunmaz nimettir o…genelde fiziki kavramlar olur sebebleri..çok dışa vurumcu oldukları için…neydi tabiriniz…koy yesin,ört uyusun…:cool:
yahu fiziki sebebten kadın boşanır mı? alınmaz desen tamam da aldıktan sonra da almıştır artık boşamaz o sebebten..
koy yesin değil yanlışşşşşş Ver yesin ört uyusun olacak :rolleyes::cool:
21 Eylül 2008: 20:28 #701033Anonim
Tarihci;31259 wrote:yahu fiziki sebebten kadın boşanır mı? alınmaz desen tamam da aldıktan sonra da almıştır artık boşamaz o sebebten..koy yesin değil yanlışşşşşş Ver yesin ört uyusun olacak :rolleyes::cool:
evlenmeden evvelki deil mübarek evlendikten sonraki fiziki sebebler…:p
21 Eylül 2008: 20:33 #701035Anonim
ebrar172;31260 wrote:evlenmeden evvelki deil mübarek evlendikten sonraki fiziki sebebler…:phaaa işte boşuna dememişler anasına bak kızını al diye.. anasına bakıp 20 sene sonraki karını göreceksin 🙂 beğenmessen kızını çok güzel de olsa almayacaksın çünkü geleceği işte gözünün önünde :rolleyes:
21 Eylül 2008: 20:34 #701036Anonim
Tarihci;31262 wrote:haaa işte boşuna dememişler anasına bak kızını al diye.. anasına bakıp 20 sene sonraki karını göreceksin 🙂 beğenmessen kızını çok güzel de olsa almayacaksın çünkü geleceği işte gözünün önünde :rolleyes::D:D:D
21 Eylül 2008: 20:34 #701037Anonim
Saygıdeğer abilerim,ablalarım sizlere bir şey danışmak istiyorum… Belki yerinde değil ama aklımı karıştıran sorulardan bir tanesi. Bir ablamız ile ilgili…
Öğretmen arkadaşım (bayan)(hizmeti bilen elhamdülillah) evliliği sırf hizmet adına istiyor ve aile hizmeti bilmiyor karşı geliyor.. Karşısına bir abi çıkıyor ve hizmetin sevgisini nur yüzünde buluyor.. Ama abi içine kapanık,açılamıyor… Bayan kardeşimizin adım atması doğru olurmu… İnanın Allah rızası için… ): Fikirlerinizi bekliyorum..
21 Eylül 2008: 20:36 #701039Anonim
Gül-i İkra;31264 wrote:Saygıdeğer abilerim,ablalarım sizlere bir şey danışmak istiyorum… Belki yerinde değil ama aklımı karıştıran sorulardan bir tanesi. Bir ablamız ile ilgili…Öğretmen arkadaşım (bayan)(hizmeti bilen elhamdülillah) evliliği sırf hizmet adına istiyor ve aile hizmeti bilmiyor karşı geliyor.. Karşısına bir abi çıkıyor ve hizmetin sevgisini nur yüzünde buluyor.. Ama abi içine kapanık,açılamıyor… Bayan kardeşimizin adım atması doğru olurmu… İnanın Allah rızası için… ): Fikirlerinizi bekliyorum..
olmaz bence…
21 Eylül 2008: 20:37 #701041Anonim
neden abla..
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.