- Bu konu 17 yanıt içerir, 12 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
30 Mayıs 2009: 23:40 #744831
Anonim
— “özgürleşme” sürecinde çevresindeki “duvarları” yıkmaya başlarken önce anne babadan başlandığı için olabilir ..
Hani bizim özgürlüğümüz başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter ya,
Mesela müziğin sesini sonuna kadar açmak isteriz ama “kul hakkı” gereği, komşularımızı rahatsız etmemek için açmayız,
Bu gibi yaşamsal kuralların ilk öğretmeni anne baba oluyor,
Ve kuralların konma gerekliliği net olarak anlaşılamadığında, nefisle baş başa kalındığı zaman, kuralı koyan kişi düşman addedilebiliyor,
Son ses müzik dinlemek isteyen kişi, sesi neden açmaması gerektiğini net olarak kavrayamadıysa ve annesi kızdığı için sesi kısıyorsa, annesi olmadığında sesi istediği kadar açabiliyor,
Anne-babanın “kural koyucu” “sınır çizici” “hesap görücü” özellikleri, çocuk için her daim kalıcı olabiliyor. bu sınırların, kuralların, hesap vermelerin gerçek anlamı kavranamayınca, nefse ve şeytana yenik düşüp zahiri amirleri terk etmemek işten bile değil.— başka bir sebep, hayatlarındaki tüm sorunların kaynağı olarak anne ve babayı gördükleri için olabilir ..
“şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez. ” kusurları dışarıda arayan kişinin, kişiliğindeki eksiklikler ile ilgili, farkında olarak veya olmayarak ilk suçlayabileceği insanlar anne ve babası oluyor; onlar yüzünden güzel bir eğitim alamamış, onlar yüzünden pısırık olmuş, onlar yüzünden— bir başka sebep;
anne baba çocuğunu hep “çocuk” gördüğü, 3 yaşındayken ayakkabılarının bağcıklarını bağladıkları, odalarını topladıkları, uyku saatlerini düzenledikleri, kimlerle arkadaşlık edeceklerini seçtikleri, nerede nasıl davranacaklarını anlattıkları çocuklarının 30 yaşında olduğunu ve bunların hepsini artık kendi başına yapabileceklerini fark edemedikleri için olabilir ..
her işimize karışan bir insanla birlikte olmak istemeyiz; farkında olarak veya olmayarak bizim bir birey olduğumuzu, kararlar alabileceğimizi, bu kararları uygulayabileceğimizi kabul etmiyordur ve hakeza, durum böyle olunca var olmamızın bir anlamı kalmıyor, değersizleşiyoruz. “işe yaramama, değersiz olma duygusu” insanın üstesinden gelebileceği en zor sorunlardan ve depresyondan şizofreniye kadar neredeyse bütün psikolojik sorunların temelini oluşturan duygu.— sonra; sıfır kilometre başlıyoruz hayata,
Her şey yeni oluyor bizim için, hep öğreniyoruz, hep bir şeyler ekliyoruz kendimize,
Öğrenme sürecini yaşarken, sanki herkes bizim gibi her şeyi yeni öğreniyor sanıyoruz kimi zaman,Annemle birlikte iki hafta akraba ziyaretine gidince erkek kardeşimle babam evde yalnız kalmışlardı bir yaz,
Eve döndüğümüzde kardeşim anneme mutfak lavabosundaki lekeleri gidermek için çamaşır suyu kullanması gerektiğini anlatmış, kendisi evyeyi çamaşır suyuyla çok kolay temizlemiş ve bu “keşfettiği bilgiyi” anneme de “öğretmiş”.
“başkaları tarafından bilinebilir” bilgisi de bizim için “yeni” olduğu için, bizim için “yepyeni keşifler” olan bilgilerin sarhoşluğu ile bu bilgileri çevremizle paylaşırken, etrafımızdaki insanların o bilgiye zaten sahip olabileceği aklımıza gelmeyebiliyor. O ana kadar “bilgi” bizim için olmayınca, başkasında da yoktur diye düşünebiliyoruz,
işin kötü tarafı, en yakın çevremizde olan anne ve babamız, bu durumda “kör cahil” oluyorlar .. ve onlarla “uğraşmak” zor geliyor.Muhakkak daha bir sürü sebebi vardır, şeytan boş durmuyor, habbeyi kubbe yapmakta üstüne yok,
ama her şeyde olduğu gibi bunun da en temelinde, hem çocuk hem ebeveyn tarafında, iman eksikliği var ..
bu olmasa Rabbimizin emrine nasıl karşı gelelim ..
“…Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa onlara (ikisine) “öf” deme. Ve onları (ikisini) azarlama ve onlara kerim (güzel, yumuşak) söz söyle!
Ve onlara (ikisine), merhamet ederek ve tevazu ile kanat ger! Ve “Rabbim, onların beni yetiştirdiği gibi ikisine de merhamet et!” de.”
(İsrâ 23-24)
(ve bana çok ilginç gelen bir nokta, anne baba inançlı olması veya olmaması ayrımı yapılmamış burada, (yanlış biliyor yanlış yorumluyor olabilirim, lütfen düzeltin) kafir bile olsa yaşlanmış anne babaya veya akrabalara karşı hep merhamet ve tevazu ile yumuşak yaklaşmamız emrediliyor.)31 Mayıs 2009: 08:14 #744837Anonim
çünkü çocuğa anne-babalık yapmak valideynin fıtratında derc edilmiştir..kuranda cocuklarınıza iyilik yapın üzmeyin vs. ayetleri yoktur çünkü anne baba olan hz ademin evlatları olan bizler sevk-i ilahi olarak zaten onların her türlü yetişmeleri için çabalarız..oysa ademin anne babası yoktur.. dolayısıyla allah insanın yapısındaki bu durumu bildiğinden dolayı anne babaya hürmeti, onlara “üf bile deme”meyi bize önemle ikaz etmiştir..
ezcümle..hakiki imandır ki bizi anne babamıza ve evlatlarımıza vazifelerimizi yaptıracak..
zamanın çıldırtıcılığı, asrın fitneleri…her şeye rağmen yaşamaya ve yaşatmaya azmetmiş gönüllere selam olsun..31 Mayıs 2009: 13:35 #744899Anonim
sebebi olamaz insan ailesini nasil huzur evine gönderir anlamadim anlayacagimida zannetmiyorum.
31 Temmuz 2009: 10:54 #751908Anonim
anket acma nedenini cözemedim….:dft012:
biz 5 kardesiz…ve anneme bakiyoruz ..elham.
dua iLe-… -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.