Bu seneki Ramazan-ı Şerif,
hem alem-i İslam için,
hem Risale-i Nur şakirtleri için gayet ehemmiyetli
ve pekçok kıymetlidir.
Risale-i Nur şakirtlerinin
“iştirak-i a’mal-i uhreviye”
düstur-u esasiyeleri sırrınca,
herbirisinin kazandığı miktar
-kardeşlerine aynı miktar-
defter-i a’maline geçmesi,
o düsturun ve rahmet-i İlahiyenin muktezası olmak haysiyetiyle,
Risale-i Nur’un dairesine sıdk ve ihlas ile girenlerin kazançları
pek azîm ve küllîdir; herbiri binler hisse alır.
İnşaallah, emval-i dünyeviyenin iştiraki gibi inkısam ve tecezzî etmeden,
herbirisinin defter-i ameline aynı geçmesi;
bir adamın getirdiği bir lamba,
binler ayinelerin herbisine,
aynı lamba inkısam etmeden girmesi gibidir.
Demek, Risale-i Nur’un sadık şakirtlerinden birisi,
Leyle-i Kadir’in hakîkatini ve Ramazan’ın yüksek mertebesini kazansa,
umum hakîki sadık şakirtler sahip ve hissedar olmak,
vüs’at-i rahmet-i İlahiyeden çok kuvvetli ümitvarız. Tarihçe-i hayat
Said Nursî