• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #654307
    Anonim

      Bir Aşk Hikayesi
      Geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç?
      Ya onların aşk uğruna yaşadıklarını bilir miyiz? Yani pervanenin mum ışığıyla yaşadığı aşkın hikayesini…
      Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir… ‘Aşk odu önce ma’şuka, andan âşıka düşer’ derler, malum Yani aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer Önce sevilende bir ateş yanmalı ki pervane onun etrafında dönsün, pervane o ateşi görsün, sonra aşkının farkına varsın… Pervane aşkını ispat edebilmek için gördüğü anda ışığı, etrafında dönmeye başlar Bir cezbedir bu Bu cezbenin gittikçe daralan bir çemberi vardır Işığın etrafında döner, döndükçe biraz daha yakından dönmek ister Işığı gördüğü anda aşkı ilmel yakin olarak tanıyan pervane, onu aynel yakin bilmek istediği için gittikçe mumun etrafındaki çemberi daraltıyor Çember daraldıkça pervanenin aşkı artıyor, şevki artıyor, coşkusu artıyor Coşkusu arttıkça da cesareti artıyor Aşk cesaret işidir, neticede Ve pervane cesaretle kanadını şöyle bir değdirir ateşe İlk lezzettir işte o acı Acı verir, yakar içini Ama ona verdiği acı o kadar hoşuna gider ki, daha fazla dönmeye başlar Acı ve lezzet… Birbirine zıt bu iki duygunun bir arada olması nasıl mümkün… İşte bu noktada, azabın ve acının lezzet olmasındaki sırrı yakalamak gerek
      Azap kelimesi azp kelimesinden türüyor Azp lezzet demek Azabın ne olduğunu buna göre ölçün ve düşünün İşte kanadının ucunu bir defa yaktığı zaman pervane ilk azabı duyar; fakat öyle bir lezzettir ki o azap… Bu azap ve ondan alınan lezzet, insanı yavaş yavaş nefsinden sıyırıp vuslatı mümkün kılar Bu sefer daha büyük bir cesaretle kendini ateşe atarcasına gider ışığı kucaklar
      Ve burada ateş pervaneyi yakar kavurur Bir buğday tanesi gibi toparlayıp yere düşürür Artık pervane ‘hakkal yakin’ biliyordur vuslatı Bu fenadır Bu canını verdiği noktadır Mumun bundan haberi bile yoktur belki Olmasına da gerek yoktur Bu pervanenin aşkıdır çünkü Aşkı uğruna can veren pervanenin aşkı Ama öbür taraftan mum da yanar Onun aşkı da, acısı da kendincedir Önce can ipliğine bir ateş düşer ve yanmaya başlar mum… Sonra içindeki o yangını söndürmek için gözyaşı döker Ateşi su söndürür çünkü Ama mumun gözyaşları onun ateşine daha da bir güç verir, elemi arttıkça artar Ve erir can ipi, sevgilinin yolunda yok olana dek…
      İskender Pala

      #757427
      Anonim

        teşekkürler emeğinize sağlık

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.