• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #653578
    Anonim
      Dabbetü’l arz!

      Kıyamet alâmetlerinden biri!
      Dabbetü’l arz…
      Kur’ân’da; dabbetü’l arz’ın ne şekilde bir çıkışı olacağı üzerinde de durulur.
      Neml Sûresi 80-85. âyetlerde yer alır!
      Yeryüzünden bir dabbenin/debelenen mahlûk çıkacağına dikkatler çekilir.
      Dabbe;
      Kelimenin sözlük anlamı olarak:
      “Debelenen şey” demektir.
      Aslında;
      Kur’ân âlimleri:
      “Kur’ân-ı Kerim, bu ifadeyi her türlü canlı için kullanır!” demektedirler.
      Elmalılı Hamdi Yazır da;
      Dabbe terimi için:
      “Hayvan gibi, insan için de kullanılır” demektedir.
      Demek:
      Kur’ân’ın kullandığı şekliyle dabbe, yerine göre, başka bir canlı da olabilir!
      ***
      Şu tesbitler de zaman zaman yapılmaktadır:
      1. Dabbetü’l arz yerküreden çıkacaktır.
      2. Dabbetü’l arz uyarıcıdır:
      Aynı zamanda;
      İnsanın hareketlerini sergilemekten çok, debelenen bir varlığın hareketlerini sergilemektedir.
      3. Dabbetü’l arz denildiğinde; Kur’ân’daki tanıtıma uyduğu ifade edilen ünlü dahi fizikçi Stephen Hawking bile akıllara gelmiştir!
      Demek ki;
      4. Kur’ân bünyesinde 14 yerde tekil (dabbe), 4 yerde de çoğul (devabb) olarak geçen Dabbe; tam olarak fonksiyonel bir insan değildir.
      Ve:
      İşte, onun belirtilerinden biri de kıyamet zamanı ortaya çıkacağıdır.
      ***
      Bu mahlûkla ilgili olarak ele aldığımız bu satırlarla alâkalı olarak;
      “Hafazanallah bu nereden çıktı şimdi? Çok ürktüm!” diye düşünebilirsiniz.
      Ancak bizim de hiç aklımızda yoktu bu mesele…
      Yalnızca;
      İlâhiyatçı ve gerçekten de âlim bir grubun konuşmalarının özetidir anlattıklarımız.
      Peki:
      Neye benzettiler bu arkadaşlarım Dabbeyi?
      Çok kolay…
      İnsanoğlu bütün peygamberler esnasında çok az sayıda sapkınlık gösterdiler…
      Sayacak az idiler sapkınlık yapanlar.
      Yani;
      Bir peygambere asî olan ümmetler en fazla kaç kişi olabilirdi ki?!
      Beş bin..
      Elli bin…
      Bilemediniz yüz bin…
      Ancak:
      Deccal gibi komünizm döneminde:
      Hâşâ, milyarı aşkın insan Allah’ı inkâr etmeye kalkıştılar.
      Hiçbir Peygamber döneminde İlâhî Kuvvete bu şekilde başkaldırı olmamıştı!
      ***
      Veeee:
      Bu ilâhiyatçı kardeşlerimin keşmekeş hale gelen bu ahir zamanda dabbetü’l arz olarak gördükleri şeyin ne olduğunu da hemen söyleyelim:
      Debelenip duran şey..
      Yerden fışkıran kara beşâret:
      Petrol…
      Bildiğimiz “petrol” olarak görülüyor bu ilâhiyatçı arkadaşlar tarafından.
      Petrol için akan kanlar..
      Nerede duracağını bir Allah’ımızın bildiği ahir zaman sancıları…
      Rabbimizin Rahmetine sığınıyoruz.
      Bu arada:
      Bir arkadaşımız da;
      Kur’ân-ı Kerim’in her harfinin birbirinden mânâlı hikmetler taşıdığına da dikkatlerimizi çekti.
      Hikmetli ifadelerde bulundu.
      Elif.
      Lam..
      Mim… harflerine dikkat etmemizi istedi.
      Ve dedi ki;
      Elif, Allah isminin ilk harfidir!
      Lam; Lâilâheillallah kelime-i tevhidinin!
      Mim ise Muhammed-ün Resulallah tamlamasının ilk harfleridir!
      Hem Risâle-i Nurdaki sırları kavramış ve hem de ilâhiyatçı olan bu kardeşlerimin yorum kabiliyetlerinden bir başka lezzet aldım.
      Sizlerle de paylaşayım istedim.
      Aktarmak bizden..
      Takdir sizlerden….

      Mehmet KAPLAN
      21.05.2009
      Yeniasya
    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.