Sadece bir gül sunuyorum yüreğine
Sevgilerle bezenmiş, yürekten…
Karşılık beklemiyorum inan, en ufak bir ümidim yok
Sadece gülü layık olduğu yere göndermek istiyorum…
Kabul et onu yüreğine, karşılık vermesen de..
Bir gül sunuyorum yüreğine…
Demet demet sadakatle derlenmiş…
Kırmızılığını sevdasından almış..
Dikensiz…
Kabul et onu yüreğine, sende yetişmese bile…
Bir gül sunuyorum yüreğine…
Başkalaşmamış, zamanın yalancı güllerinden uzak…
İçten, riyasız, hesapsız…
Manasını yitirmiş sevdalardan öte…
Kabul et onu yüreğine, onu kendinden bilmesen de…
Bir gül sunuyorum yüreğine…
Hayatın özünde kendini bulan..
Yaratılıştaki müthiş sevgiden nasibini alan…
Sahibinin Vedud sıfatıyla beslenmiş…
Kabul et onu yüreğine, benim gibi bir nacizaneden olsa bile…
Bir gül sunuyorum yüreğine…
Hiçlikten varoluşa doğru akan…
Aşk pınarında mayalanmış…
Bulunan zamana inat visal’i ukbada arayan…
Kabul et onu yüreğine, hicran kokuyor olsa bile…
Bir gül sunuyorum yüreğine…
Gece gibi karanlık,kokladıkça aydınlanan…
Hissettikçe yaşam bulan…
Güzelliğini koklayanından alan…
Kabul et onu yüreğine, onu ölüme terk etsen bile…
İşte sadece bir gül sunuyorum yüreğine…
Sana layık olmasa bile…
“Söz, suya atılan taşın etrafındaki hâlelergibidir. Suyun etrafındaki halkaların ne kadar genişleyebileceğini bilemeyeceğiniz gibi, sözün gönüllerde ne etki yapabileceğini de bilemezsiniz, burada anlatırsınız, kim bilir kimin gönlünde ne etkiler bırakır” -Sabahattin Zaim-
Yazar
Yazılar
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.