- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
22 Ağustos 2010: 09:50 #664181
Anonim
38 yaşında resim yapmayı bırakmak zorunda kalan Metin Akarslan
büyük bunalımlara sürüklenir. Her gün dibe battığını hissetmektedir. Bir gece
‘ALLAH’ım n’olur bana yardım et’ diye diye sızıp kalır. Gördüğü rüya hayatını değiştirir.
Bir ressamın İslam’a dönüş hikayesi
ABD’li ressam
karikatürist ve şovmen Dan Dunn’s Panitjam
geçen yıl Türkiye’ye gelmiş
elleriyle beş dakikada Başbakan’ın portresini çizerek bir anda ilgi odağı olmuştu.
Oysa ülkemizde 30 yıldır parmaklarıyla resim yapan bir ressam var. Adı Metin Akarslan. Fakat o
Panitjam’ın aksine ülkesindeki ilgisizlikten şikâyetçi… Üstelik ‘fırçasız ressam’ın eserleri
dünyanın önde gelen galerilerinde Picasso gibi ressamların eserleriyle birlikte sergileniyor. Peki neden parmaklarıyla çiziyor? Çünkü alkol
şişede durduğu gibi durmuyor!
1939 yılında dünyaya gelen Metin Akarslan
küçük yaşlardan itibaren sanata ilgi duymaya başlar. Nedeni babasının hattat oluşudur. Gençlik dönemlerinde hat yazabilmek için çok uğraşır; fakat bu zorlu sanatı bir türlü icra edemez. Yirmili yaşlarına geldiğindeyse resme meyleder. Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu’yla tanışması onun için bir dönüm noktası olur. Kısa sürede öyle eserler üretir ki övgülerin ardı arkası kesilmez. Ancak Akarslan
‘yolun yarısı’ denen yaşlarda alkol bağımlısı olur. Çok geçmeden bir ressamın başına gelebilecek en kötü şey gelir ve elleri titremeye başlar. Bu
resim sanatına veda demektir.
‘Keşke hayatta olsaydım da namaz kılsaydım!’
38 yaşında resim yapmayı bırakmak zorunda kalan Metin Akarslan
büyük bunalımlara sürüklenir. Her gün dibe battığını hissetmektedir. Bir gece
‘ALLAH’ım n’olur bana yardım et’ diye diye sızıp kalır. Devamını Metin Akarslan’dan dinleyelim: “Rüyamda ölmüşüm. Melekler gelmiş; ama melekleri görmüyorum. Bir melek boynuma zincir takmış beni çekiyor. Eyvah
diyorum öldük galiba! Nereye gideceğim ben? Bir baktım karşıda cennet. Bir ağacın kovuğunda da bir melek duruyor. Onu görmüyorum; ama hissediyorum. Tam cennete adımımı atmışken beni zincirleyen melek arkamdan çekiyor: ‘Senin yerin cehennem!’ Cehenneme attılar beni. Ortada ateş kaynıyordu. Ateş kaynadıkça sıcak artıyor tabii. Ben çekiliyorum
ateş bana doğru geliyor
ben çekiliyorum
ateş bana doğru geliyor. Duvara yaslandım. Eyvah
şimdi gelip yakacak beni! O sırada bir pencere açıldı. Pencereden bir baktım
Nuruosmaniye Camii gözüküyor. ‘Camiye bak
ezan da okunuyor. Keşke hayatta olsaydım da namaz kılsaydım
cehenneme düşmezdim o zaman. Şimdi nasıl kurtulacağım?’ diyorum. İnanılmaz bir şekilde pişmanlık duyarken kan ter içerisinde uyandım. Şükür ki ölmemiştim. ‘Tamam’ dedim
bu iş bitti! Bundan sonra ağzıma içki koymayacağım. ALLAH’a çok şükür kurtulduk.”
Matbaa boyalarıyla yeniden doğuş
Bu rüya her şey için yeni bir başlangıç olur adeta. Oğluna matbaa dükkânı açan Metin Akarslan
alkolü bırakmak için su tedavisi görür. Resimle uğraşamadığı için günün büyük çoğunluğunu oğlunun dükkânında geçirmektedir. Matbaa boyalarıyla uğraşırken oyalanmak için kartonların üzerine elle bir şeyler çizer. Bir-iki derken üretmeye başlar. Zamanla öyle dokular çizer ki dükkâna her gelen elle yaptığı resimleri satmasını ister. O günleri de Metin Akarslan şöyle anlatıyor: “Ellerimle
fırçadan daha güzel
daha serbest
daha stressiz iş yapmaya başladım. Ben elle yaparken mavi
yeşil sürüyordum
kırmızı renk çıkıyordu. Çünkü sürtünmeden dolayı parmaklarım kanıyordu
ki ellerimdeki parmaklarımdaki yanık izleri hâlâ duruyor. ‘Ne yapayım?’ diye düşünürken bir bezle yapmak aklıma geldi. Önce beceremedim; ama sonradan alıştım. Dokuyu tırnağımla yapıyorum; çünkü doku kesinlikle bezle olmaz. Detayları da bezi dörde katlayarak bezin köşesiyle veriyorum. Artık parmaklarımda da kanama olmuyor. Çünkü parmaklarım
sürtünmekten ve kanamaktan nasır bağladı ve yeterince kalınlaştı!”
‘Bana karşı önyargı var’
Otuz yıldır parmaklarıyla resim yapan sanatçı
bugüne kadar 47 sergi açtı. Bunların birçoğu yurtdışında… Barcelona
Brüksel
Lozan gibi dünyanın en önemli sanat şehirlerinde resimleri sergilenen ressam
9 eserini son olarak New York’ta sergiledi. Picasso gibi dünyaca ünlü ressamların eserlerinin bulunduğu sergiye bin 500 ressam katıldı. Akarslan’ın eserleri önümüzdeki günlerde Miami’de
daha sonra Kanada’da sergilenecek. Fırçasız ressam
yurtdışında büyük ilgi görse de Türkiye’deki ilgisizlikten şikâyetçi. “Bana dünyaca ünlü sanat galerilerinden teklif geliyorken Kazım Taşkent Sanat Galerisi beni kabul etmiyor.” diyen sanatçı
bunun sebebini alaylı oluşuna bağlıyor. Bu durumun kanına dokunduğunu söyleyen Akarslan
“Resimlerimdünyada kabul görüyor ama orada kabul görmüyor. Niye? Sırf önyargıdan.” diyor.
2003 yılında eşiyle birlikte hacca giden Metin Akarslan’ın o tarihten sonra resimlerinde bir değişim yaşanmış: “Nü resim yapmaz oldum. Yeşili fazlaca kullanmaya başladım. Yeşil
hem cennetin rengi hem de bilimsel bir anlamı var.” Şimdilerde çocukluk aşkı hattı resimlerine uygulayan sanatçı
bu eserlerine Filistin’de yaşanan vahşeti yansıtıyor. Ayrıca
topluiğne ucuyla yaptığı siyah-beyaz resimlerle de harika eserler ortaya çıkarıyor. Sanatçının atölyesi İstanbul Kadıköy’deki Moda Sineması Pasajı’nda…Zaman
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.