Bir Veliyy-i Azîm
Afyon Hapishanesindeki Nur talebeleri arasındaki bazı üzücü olaylardan dolayı, el açıp yalvaran Bediüzzaman :
“Ya Rabbi! Yok mu bir talebem?’ diye Cenab-ı Hakka iltica ettiğim zaman birnden bana Tahirî gösterildi” diyor ve anlatmaya devam ediyordu.
“Tahirî, o zaman seni bir veliy-yi azîm, bir kutup tahayyül ettim. Sonra baktım ki, sen istihdam olunuyorsun.”
Burada Bediüzzaman, Tahirî Mutlu’ya soruyor :
“Tahirî, istihdam olduğuna mı razısın, yoksa benim zannımda [veliy-yi azîm] olmasını mı istersin?”
Mübarek veli Tahirî Mutlu, Üstad’ının sualine şöyle cevap veriyor :
“İstihdam edilmemi isterim, Üstad’ım…”
“Maşaallah!… Gerçi velidir” diyor.
Ama bunları kendisi anlatmıyordu. Sorduğumuzda, “Hatırlamıyorum” diyordu.
O hizmetle ilgili meseleleri hatırlıyor, anlatıyordu.
Kur’ân hizmeti: İman hizmeti… Nur hizmeti… yarım yüz yıl, ömrü bu mukaddes hizmetin içinde geçmişti. Karakollar, hapisler, onun bu hizmet uğrunda geçtiği menziller ve duraklardı.