• Bu konu 15 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 16 ile 17 arası (toplam 17)
  • Yazar
    Yazılar
  • #807233
    Anonim

      ona mahsustur, ifade ettiğimden, bütün nimetlerin başı ve nimetleri hakikî nimetyapan ve bütün zîşuuru ademin hadsiz musibetlerinden kurtaran, yalnız saadet-iebediye olabilir ve benim o küllî mânâma mukabele eder.”

      Evet, her mü’min, namazlardan sonra, hergün hiç olmazsa yüz elliden ziyadeElhamdü lillâh, Elhamdü lillâh şer’an demesi ve mânâsı da, ezelden ebede kadar birhadsiz geniş hamd ve şükrü ifade etmesi, ancak ve ancak saadet-i ebediyenin ve Cennetin peşin bir fiyatı ve muaccel bir bahasıdır. Ve dünyanın kısa ve fânielemlerle âlûde olan nimetlerine münhasır olmaz ve mahsus değil; ve onlara da,ebedî nimetlere vesile olmaları cihetiyle bakar, şükreder. Sübhânallah kelime-ikudsiyesi ise, Cenâb-ı Hakkı şerikten, kusurdan, noksaniyetten, zulümden, aczden, merhametsizlikten, ihtiyaçtan ve aldatmaktan ve kemâl ve cemâl ve celâline muhalifolan bütün kusurattan takdis ve tenzih etmek mânâsıyla, saadet-i ebediyeyi ve celâlve cemâl ve kemâl-i saltanatının haşmetine medar olan dâr-ı âhireti ve ondaki Cenneti ihtar edip delâlet ve işaret eder. Yoksa, sâbıkan ispat edildiği gibi, saadet-iebediye olmazsa, hem saltanatı, hem kemâli, hem celâl, hem cemâl, hem rahmeti, kusur ve noksan lekeleriyle lekedar olurlar.

      İşte bu üç kudsî kelimeler gibi, Bismillâh ve Lâ ilâhe illâllah ve sâir kelimat-ı mübareke, herbiri erkân-ı imaniyenin birer çekirdeği ve bu zamanda keşfedilen ethülâsası ve şeker hülâsası gibi, hem erkân-ı imaniyenin, hem Kur’ân hakikatlarınınhülâsaları ve bu üçü namazın çekirdekleri oldukları gibi, Kur’ân’ın dahi çekirdekleri ve parlak bir kısım sûrelerin başlarında pırlanta gibi görünmeleri ve çok sünûhatıtesbihatta başlayan Risale-i Nur’un dahi hakiki madenleri ve esasları vehakikatlerinin çekirdekleridirler. Ve velâyet-i Ahmediye ve ubudiyet-i

      [TABLE]
      [TR]
      [TD]Bismillâh: Allah’ın adıyla[/TD]
      [TD]Cenâb-ı Hak: Hakkın tâ kendisi olan, sonsuz şeref sahibi Allah[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]Elhamdü lillâh: “ezelden ebede her türlü hamd ve övgü Allah’a mahsustur”[/TD]
      [TD]Lâ ilâhe illâllah: Allah’tan başka ilâh yoktur[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]Sübhânallah: “Allah her türlü eksiklikten sonsuz derecede yücedir”[/TD]
      [TD]acz: acizlik, güçsüzlük[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]adem: hiçlik, yokluk[/TD]
      [TD]baha: değer, kıymet, fiyat[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]celâl: haşmet, görkem[/TD]
      [TD]cemâl: güzellik[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]cihetiyle: yönüyle[/TD]
      [TD]delâlet: işaret etme, delil olma[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]dâr-ı âhiret: öteki dünya, âhiret yurdu[/TD]
      [TD]ebed: sonu olmayan, sonsuzluk[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]ebedî: sonu olmayan, sonsuz[/TD]
      [TD]elem: acı, keder[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]erkân-ı imaniye: imanın esasları, şartları[/TD]
      [TD]ezel: başlangıcı olmayan, sonsuzluk[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]fâni: geçici, ölümlü[/TD]
      [TD]hadsiz: sayısız, sınırsız[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]hakikat: doğru, gerçek[/TD]
      [TD]hakikî: asıl, gerçek[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]hamd: övgü ve şükür[/TD]
      [TD]haşmet: büyüklük, yücelik[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]hülâsa: öz, özet[/TD]
      [TD]ihtar etmek: hatırlatmak[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]kelimat-ı mübareke: mübarek, bereketli kelimeler[/TD]
      [TD]kelime-i kudsiye: kutsal kelime[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]kemâl: kusursuzluk, mükemmellik[/TD]
      [TD]kemâl-i saltanat: saltanatın mükemmelliği, kusursuzluğu[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]keşfetmek: açığa çıkarmak[/TD]
      [TD]kudsî: her türlü kusur ve noksandan uzak, kutsal[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]kusurat: kusurlar, eksiklikler[/TD]
      [TD]küllî: büyük, kapsamlı[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]lekedar: lekeli[/TD]
      [TD]medar olmak: dayanak olmak, sebep olmak[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]muaccel: peşin[/TD]
      [TD]muhalif: aykırı, zıt[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]mukabele etmek: karşılık vermek[/TD]
      [TD]musibet: belâ, dert, felâket[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]münhasır: ait, mahsus, sadece ona bağlı[/TD]
      [TD]nimet: iyilik, ihsan[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]noksaniyet: noksanlık, eksiklik[/TD]
      [TD]rahmet: İlâhî şefkat, merhamet[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]saadet-i ebediye: sonsuz mutluluk[/TD]
      [TD]sâbıkan: bundan önce[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]sâir: diğer, başka[/TD]
      [TD]sünûhat: Allah’ın lütfuyla kalbe gelen mânâlar[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]takdis ve tenzih etmek: Allah’ın her türlü eksiklik ve çirkinlikten yüce olduğunu ilân etmek[/TD]
      [TD]tesbihat: tesbihler; Allah’ı her türlü kusurdan yüce tutarak şanına lâyık ifadelerle anma[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]velâyet-i Ahmediye: Peygamber Efendimizin (a.s.m.) velilik yönü[/TD]
      [TD]ziyade: çok, fazla[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]zîşuur: şuur sahibi, bilinçli[/TD]
      [TD]âlûde: bulaşık, karışık[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]şerik: ortak[/TD]
      [TD]şer’an: şeriata göre[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]şükr: teşekkür, övgü[/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]

      #807234
      Anonim

        Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm cihetinde, öyle bir daire-i zikirde, namazdan sonraki tesbihatta bir tarîkat-ı Muhammediyenin (a.s.m.) virdidirler ki, her namaz vaktinde yüz milyondan ziyade mü’minler beraber, o halka-i kübrâ-yı zikirde, ellerinde tesbihler Sübhânallah otuz üç, Elhamdü lillâh otuz üç, Allahu ekber otuz üç defa tekrar ederler.

        İşte böyle gayet muhteşem bir halka-i zikirde, sabıkan beyan ettiğimiz gibi, hem Kur’ân’ın, hem imanın, hem namazın hülâsaları ve çekirdekleri olan üç kelime-i mübarekeyi namazdan sonra otuzüçer defa okumak ne kadar kıymettar ve sevaplı olduğunu elbette anladınız.

        Bu risalenin başında Birinci Meselesi namaza dair güzel bir ders olduğu gibi, hiç düşünmediğim halde, adeta ihtiyarsız olarak, onun âhiri de namaz tesbihatına dairehemmiyetli bir ders oldu.



        اَلْحَمْدُ ِللهِ عَلٰۤى اِنْعَامِهِ blank.gif1

        سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ blank.gif2

        endOfSection.gifendOfSection.gif

        [NOT]Dipnot-1
        “Verdiği nimetten dolayı Allah’a hamd olsun.”

        Dipnot-2
        “Seni her tülü noksandan tenzih ederiz, Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın.” Bakara Sûresi, 2:32.[/NOT]

        [TABLE]
        [TR]
        [TD]Aleyhissalâtü Vesselâm: Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun[/TD]
        [TD]Allahu ekber: “Allah en büyüktür”[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]Elhamdü lillâh: “ezelden ebede her türlü hamd ve övgü Allah’a mahsustur”[/TD]
        [TD]Sübhânallah: “Allah her türlü eksiklikten sonsuz derecede yücedir”[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]beyan etmek: açıklamak[/TD]
        [TD]cihet: şekil, yön[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]daire-i zikir: zikir dairesi[/TD]
        [TD]ehemmiyetli: önemli[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]gayet: son derece[/TD]
        [TD]halka-i kübrâ-yı zikir: büyük zikir halkası[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]halka-i zikir: zikir halkası[/TD]
        [TD]hülâsa: öz, özet, esas[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]kelime-i mübareke: mübarek kelime[/TD]
        [TD]kıymettar: kıymetli, değerli[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]risale: mektup; Risale-i Nur Külliyatı’ndan her bir bölüm[/TD]
        [TD]sabıkan: bundan önce[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]tarîkat-ı Muhammediye: Peygamber Efendimizin (a.s.m.) yolu, sünneti[/TD]
        [TD]tesbih: Allah’ı her türlü kusurdan yüce tutarak şanına lâyık ifadelerle anma[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]tesbihat: tesbihler; Allah’ı her türlü kusurdan yüce tutarak şanına lâyık ifadelerle anma[/TD]
        [TD]ubudiyet-i Muhammediye: Peygamber Efendimizin (a.s.m.) Allah’a olan mükemmel kulluğu ve ibadeti[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]vird: devamlı yapılan zikir, dua[/TD]
        [TD]ziyade: çok, fazla[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]âhir: son[/TD]
        [/TR]
        [/TABLE]

      2 yazı görüntüleniyor - 16 ile 17 arası (toplam 17)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.