- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
7 Kasım 2007: 11:53 #646070
Anonim
Saray Bosna’da Bir Günlük Uluslar Arası Nursi Paneli Düzenlendi
Birkaç aydan beri hazırlığı devam eden “Said Nursi’nin Mirasında Dinler arası Diyalog” konulu panel, IF BOSNA – Uluslararası Bosna Forum’u- adlı kuruluşa bağlı Dinlerarası Diyalog Merkezi tarafından 27 Ekim Cumartesi günü Saraybosna’da Holiday Inn otelinde gerçekleştirildi.IF BOSNA – Uluslararası Bosna Forum’u- adlı kuruluşa bağlı Dinlerarası Diyalog Merkezi 27 Ekim Cumartesi günü SARAY BOSNA’DA Holiday Inn Otelinde bir günlük bir panel düzenledi.
Panelin tanıtım duyurusunda Bosna’nın çok kültürlü bir ülke olduğu ve geçmiş acı tecrübelerden dolayı barış içinde yaşamanın bir zaruret olduğu vurgulanarak günümüzde tartışılan konulara cevap ve çözüm niteliğinde iyi bir kaynak teşkil eden Said Nursi’nin eserlerinin incelenmesi faydalı olacaktır denilmektedir. Bu anlamda Türkiye’den Prof Dr Faris Kaya, Prof Dr Yunus Çengel (ABD-Nevada Üniversitesinden) ,Prof Dr Gareth Jones (Ingiltere,Christ Church Üniversitesi ), Prof Dr Mile Babic (Bosna hersek), Prof Dr Rusmir Mahmutcehhajic (IF BOSNA) ve Asim Zubcevich’in (Saraybosna İlahiyat Fakültesi) panele birer tebliğ sundu.
Panel, IF BOSNA Başkanı Profesör Mahmtjehhajic’in açılış konuşması ile saat 9.30 da başladı ve saat 13.00 a kadar devam etti. Ağırlıklı olarak bilim adamı ve diplomatların ilgi ile takip ettiği panel, katılımcıların soru-cevaplarıyla daha da zenginleşti. Açılış konuşmasında profesör Mahmutchehhajic dogmatik düşüncelerin barışı engellediğini, materyalizm ve agresif sekülerizminde etkisiyle dünyanın ,özellikle Balkanlar bölgesinin yaşanamaz hal geldiğini ifade etti. Daha sonra bu olumsuzlukları Said Nursi’nin eserlerinde var olan hakikatlerle önlemenin mümkün olabileceğini dile getirdi. Ancak Nursi’nin dünyada ve özellikle Bosna’da bihakkın tanınmadığını söyledi.
Profesör Gareth Jones ise ”Nursi’nin Eserlerinde Hatırlama ve İhlas” konulu bir tebliğ sundu. Konuşmasına başlarken IHLAS kelimesini en son bundan bir kaç yıl önce Paris’te yapmış olduğu bir konuşmada kullandığını ve fakat o toplantıdakiler tarafından anlaşılmadığından yakındı.
Konuşmasına” Nursi insanın hakiki kimlik ve kişiliğinin tanınması üzerinde durmuştur ve o bizlerin kim olduğumuzu, nereden gelip nereye gittiğimizi burada ki işlerimizin ne olduğunu anlatmıştır. Biz Allah’ı bildiğimiz halde bu dünyanın işlerinden dolayı O’nu unutmuşuz Nursi bize unuttuğumuzu hatırlatıyor. Kemal-i İhlasla dünyadaki hengameler içinde O nu unutmadan nasıl yaşayacağımızı çok güzel örneklerle bize hatırlatıyor. O hayata dört boyutuyla yani en-boy-yükseklik ve zaman yani hayat boyutuyla bakmamızı çok güzel ve mukni bir dille Risalelerde anlatıyor. Kısaca O bize olayları yaşarken kendimizi olaylar içinde kaybetmeden yaşamamızın yollarını gösteriyor ve unuttuğumuz kimliğimizi hatırlatıyor. Nursi insana kendisini Allah’a satmasını ve karşılığında ebedi hayatı satın almasını hayatında yaşayarak örnek teşkil etmiştir. Tebliğinde özellikle globalleşen dünyada insanın Allah’ı hatırlaması ve hayatını sorumluluk duygusu içinde geçirmesinin global barışa katkıları üzerinde durdu. Bu anlamda Risale-i Nur’un çok faydalı olacağını ifade etti.
Profesör Yunus Çengel ise asrımızda geçerli olan demokrasi, hürriyet, cumhuriyet, sorumluk, bilgi, diyalog, tolerans ve insan hakları kavramlarının Risale-i Nur’larda hangi ölçüler içerisinde yer aldığı konuları üzerinde durdu. Bu anlamda Nursi’nin esas olarak bu değerlerin İslam’a ters olmayıp bilakis İslam’da var olduğunu detaylı olarak anlattı.
Katolik bir rahip olup Bosna’da bir yüksek okulda yönetici olan Prof Dr Mile Babic ise ŞİDDET PUTLARI konulu başlığında Nursi’nin eserlerinde insanı şiddetten arındırmak ve şiddetsiz bir dünya kurmak için gayret ettiğini ve işe temelden başladığını anlattı.”Nursi büyük hakikatlere adanmış büyük bir insandır. Onu okurken ve anlatırken kendimi bir başka hissediyorum. O barış ve diyaloga fen ve dini ilimlerin ortak bir bakış açısıyla değerlendirmesi, yani TEVHİD bakış açısıyla yaklaşmıştır ki bu bana göre diyalogda temel unsurdur. Nursi eserlerinde Avrupa’da doğan inkara dayalı akıl esaslı aydınlanma medeniyetinin eksik bıraktığı kalbe dayalı manevi aydınlanma ile büyük bir boşluğu doldurmuştur. O aklın nuru fen bilimleri kalbin nuru da dini ilimlerdir diyerek diyalogun ilk temelini atmıştır.O bilimsel taassubun materyalizmi ve bilimsiz dini aşırılığında şiddete götürecek fanatizmi doğurduğunu bilmiş ve bu aşırılıklardan korunmanın yollarını eserlerinde akıl-kalp birlikteliği şeklinde formüle etmiştir.
Konuşmasında daha sonra Nursi ile Paul Tillich ve 13 asırda yaşamış bir Hristiyan din adamı James Fransiscon’u mukayese ederek devam etti.
Profesör Rusmir ise Nursi’nin cehalet ve her türlü ırkçılığı tenkit ettiği ve bu gün O’nun ne kadar haklı olduğunu görmekteyiz diyerek sözlerini devam ettirdi.
Panelde Faris Kaya ”Said Nursi’nin Eserlerinde Dinler arası Diyalogun Yeri” konulu bir tebliğ sundu.Tebliğde Nursi’ye göre zamanımızın en büyük düşmanının cehalet olduğu ,cehaletin giderilmesiyle, yani farklı dinlere mensup insanların bir araya gelerek konuşup tanışmasıyla birbirlerine karşı var olan korku ve ürkekliklerinin dolayısıyla düşmanlık gibi algılanan duyguların gideceğini ve yerini barışçıl duygulara bırakacağını anlattı.
01-Kasım-2007 Perşembe 05:22:07 -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

