• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #684100
    Anonim

      Hatıra gelmesin ki: Bu küçücük insanın ne ehemmiyeti var ki, bu azîm dünya onun muhasebe-i a’mali için kapansın, başka bir daire açılsın? Çünki bu küçücük insan, câmiiyet-i fıtrat itibariyle şu mevcudat içinde bir ustabaşı ve bir dellâl-ı saltanat-ı İlahiye ve bir ubudiyet-i külliyeye mazhar olduğundan büyük ehemmiyeti vardır.

      Hem hatıra gelmesin ki: Kısacık bir ömürde nasıl ebedî bir azaba müstehak olur? Zira küfür; şu mektubat-ı Samedaniye derecesinde ve kıymetinde olan kâinatı manasız, gayesiz bir derekeye düşürdüğü için, bütün kâinata karşı bir tahkir olduğu gibi; bu mevcudatta cilveleri, nakışları görünen bütün esma-i kudsiye-i İlahiyeyi inkâr ile red ve Cenab-ı Hakk’ın hakkaniyet ve sıdkını gösteren gayr-ı mütenahî bütün delillerini tekzib olduğundan nihayetsiz bir cinayettir. Nihayetsiz cinayet ise, nihayetsiz azabı îcab eder…

      Said Nursi

      Ehemmiyeti: Önemi.
      Âzîm: Büyük, yüce.
      Muhasebe-i a’mal: Yapılanların hesabı, işlenenlerin hesabının görülmesi.
      Câmiiyet-i fıtrat: Yaradılışça herşeyle alâkalı ve pek çok özellikli ve çok şeye muhtaç olma.
      Mevcudat: Varlıklar.
      Ubudiyet-i külliye: Bütün varlıkların ibadetlerini içine alan çok geniş kapsamlı ibadet.
      Dellâl-ı saltanat-ı İlahiye: İlahi saltanatın ilancısı.
      Mazhar: Sahip olma, ulaşma, nail olma, kazanma, erişme.

      Ebedî: Sonsuz.
      Müstehak: Hak etmiş, layık olmuş.
      Zira: Çünkü.
      Mektubat-ı Samedaniye: Cenab-ı Hakk’ın isim ve sıfatlarını anlatan, Allah’ın birliğini gösteren varlıklar.
      Dereke: Aşağı mertebe.
      Tahkir: Hor görmek, küçümsemek, küçük görmek.
      Cilve: Belirti, eseriyle kendini belli etme.
      Esma-i kudsiye-i İlahiye: Allah’ın kutsal, mukaddes ve muazzez isimleri.
      Hakkaniyet: Hak ve adalete uygunluk; hakka riayet etme, doğruluk, insaflı hareket. *Haktan ve doğruluktan ayrılmama.
      Sıdk: Doğruluk, doğru olma.
      Gayr-ı mütenahî: Sonsuz, nihayet bulmaz, bitmez.
      Tekzib: Yalanlamak.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.