- Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
26 Eylül 2010: 11:58 #665087
Anonim
Bulgaristan’da din dersi için büyük talep

Bulgaristan’ın başşehri Sofya’da binlerce kişi, Ortodoks Kilisesinin zorunlu din dersi girişimine destek için sokaklara döküldü.
Yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı gösteride “66 yıllık ateizm yeter” sloganları atıldı. Bulgaristan’da din dersleri seçmeli olarak veriliyor. Din dersini seçmeli alanların yüzde 80’den fazlasını ise Müslümanlar oluşturuyor.
İSTEYENE HIRİSTİYANLIK, İSTEYENE İSLÂM DERSİ
Kilise, okullarda Ortodoks veya Katolik Hıristiyanlık ya da İslâm derslerinden birinin zorunlu hale getirilmesini talep ediyor. Bu seçeneklerden hiçbirini tercih etmeyen öğrencilere ise zorunlu ahlâk dersleri verilmesi isteniyor. Söz konusu talebe destek verenlerin imzaladığı dilekçeler eylemin ardından hükümete ve parlamentoya sunuldu.
Yeni Asya26 Eylül 2010: 12:05 #778101Anonim
Bizim abilerden de bi kaç tane gönderelimm oraya bi kaç ders yapsınlar o hiç birini tercih etmeyenler de o hrsitiyanlığı tercih edenlerde müslüman olurlar.
26 Eylül 2010: 12:52 #778106Anonim
Nekadar büyük bir tezat!!! Yüzde doksanı müslüman olarak tanımlanan ülkemizde olanlara bakalım birde :
1. Cumhuriyetin Başından 1950’ye Kadar Din Eğitimi
a. Din Eğitimi Veren Kurumların Durumu
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması üzerine tekke, zaviye ve medreseler kapatılarak 3 Mart 1924 yılında “Tevhid-i Tedrisât Kanunu” çıkarılmış ve Türkiye dahilinde bütün ilmiye ve tedrisiye müesseseleri veya yeni deyimiyle Türkiye’deki bütün eğitim ve öğretim kurumları Maarif Vekaleti’ne, yani Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır.
Tevhid-i Tedrisât Kanununun 4. maddesi ile İmam ve Hatip Mektepleri’nin ve İlahiyat Fakültesi’nin açılması hususunda Milli Eğitim Bakanlığı’na görev verilmiştir. Bunun üzerine 1923-1924 öğretim yılı itibariyle 29 yerde öğretim yılı 4 sene olan İmam ve Hatip Mektepleri açılmıştır. Ancak bunlar açılışlarının daha birinci yılının sonunda 5 tanesi kapatılmış, 2 ayrı yerde yenileri açılmıştır. 2. yılının sonunda 8 tanesi kapatılmış, iki ayrı yerde yenileri açılmıştır. 3. yılının, yani 1925-26 öğretim yılının sonunda ise, İstanbul ve Kütahya’da bulunanların dışında bütün İmam ve Hatip Mektepleri kapatılmıştır. Bu iki yerdeki İmam ve Hatip Mektebi de, yapılan araştırmalarda zamanın şartlarına göre yeterince öğrenci bulunmasına rağmen,6 1929-1930 öğretim yılında “öğrenci bulamamaları” gerekçesiyle kapatılmıştır.7 Bunun sebebi de mezunlarına hiçbir şekilde istikbal vaat edilmemesi, yani resmî bir görev verilmemesidir. Hatta 15.12.1927 tarih ve 846 sayı ile “Şûra-yı Devlet”in (Yargıtay) aldığı bir kararla, din görevliliği “memurîn” sınıfından sayılmamış ve bütün elemanlar görevlerinden ihraç edilmişlerdir. Artık devlet onlara maaş vermemiş ve İmamlık ve Hatiplik gibi görevler tamamen fahrî olarak yürütülmeye başlanmıştır. Diğer yandan bazı camiler ibadete kapatılmış, bazıları ise yıkılmış veya satılmıştır. Böylelikle İmam ve Hatip Mektepleri’nden mezun olacakların önü kesilmiştir. Ama buna rağmen bu mekteplere ilgi devam etmiştir. Bu sefer de ek tedbirlere baş vurulmuştur.ayrıntıları merak eden kardeşler için : http://www.koprudergisi.com/index.asp?Bolum=EskiSayilar&Goster=Yazi&YaziNo=659
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.