- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
11 Ağustos 2014: 14:59 #682237
Anonim
[TABLE=”width: 606, align: center”]
[TR]
[TD=”bgcolor: #ffffff, align: left”]Bütün Hayatta Ölçüye İtina[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”colspan: 2″][TABLE=”width: 606″]
[TR]
[TD=”width: 580, bgcolor: #ffffff, align: left”][TABLE=”width: 570, align: center”]
[TR]
[TD]Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“(Ey Muhammed!) De ki: “Siz Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, gökleri ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.” (Hucurat, 16)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Şüphesiz ki bu din kolaylıktır. Kim bu dini zorlaştırırsa din ona galip gelir.” (Buhârî, İmân, 29)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Nebî (sav), Selmân ile Ebü’d-Derda’yı kardeş yapmıştı. Bu sebeple Selmân, Ebü’d-Derda’yı ziyaret ederdi. Bir ziyaret esnasında onun hanımı Ümmü’d-Derdâ’yı oldukça eskimiş elbiseler içinde gördü. Ona:-Bu halin ne? diye sorunca, kadın:
-Kardeşin Ebü’d-Derdâ dünya malı ve zevklerine önem vermez, dedi. O esnada Ebü’d-Derdâ eve geldi ve hazırlattığı yemeği Selmân’a ikram edip:
-Buyurun, yemeğinizi yiyin, ben oruçluyum, dedi. Selmân:
-Sen yemedikçe ben de yemem, diye karşılık verdi. Bunun üzerine Ebü’d-Derdâ sofraya oturup yemek yedi. Gece olunca Ebü’d-Derdâ teheccüd namazı kılmaya hazırlandı. Selmân ona:
-Uyu dedi. Ebü’d-Derdâ uyudu, bir müddet sonra tekrar kalkmaya davrandı. Selmân yine:
– Uyu, diyerek onu kaldırmadı. Gecenin sonlarına doğru Selmân:-Şimdi kalk, dedi ve her ikisi birlikte namaz kıldılar. Sonra Selmân, Ebü’d-Derdâ’ya şöyle dedi:
-Senin üzerinde Rabbinin hakkı vardır, nefsinin hakkı vardır, ailenin hakkı vardır. Hak sahiplerinin her birine haklarını ver.Sonra Ebü’d-Derdâ, Peygamber (sav)’e gidip olup biteni anlattı. Nebî (sav):
“-Selmân doğru söylemiş” buyurdu. (Buhârî, Savm, 51, Edeb 86.)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Muahhir: İstediğini geride bırakan, arkaya koyan, hikmeti gereği tehir edilmesi gerekenleri erteleyen demektir.[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Kısa Günün Kârı
Ölçüyü koyan Kudret, “ölçüye itina” yı da bir Kur’an hükmü olarak insanlığa bildiriyor. “Ölçüyü O koydu. Ölçüde sınırı aşmayın. Ölçüyü ikame edin, ölçüsüzlüğe izin vermeyin” Gül yaprağı kadar zarif. “Ölçüye itina” Müslümanı hayat içinde tanzim edici, ıslah edici, iyileştirici, ihya edici bir karakter haline getirir.[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Lügatçe
galip gelmek: Yenmek, üstün gelmek.[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”]“İki Gün Bir Değil” mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE] -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.