• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #682237
    Anonim

      [TABLE=”width: 606, align: center”]
      [TR]
      [TD=”bgcolor: #ffffff, align: left”]Bütün Hayatta Ölçüye İtina[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”colspan: 2″][TABLE=”width: 606″]
      [TR]
      [TD=”width: 580, bgcolor: #ffffff, align: left”][TABLE=”width: 570, align: center”]
      [TR]
      [TD]Cenâb-ı Hak buyuruyor:
      (Ey Muhammed!) De ki: “Siz Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, gökleri ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.” (Hucurat, 16)[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”align: center”]

      [/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]Rasûlullah (sav) buyurdular:
      “Şüphesiz ki bu din kolaylıktır. Kim bu dini zorlaştırırsa din ona galip gelir.” (Buhârî, İmân, 29)[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”align: center”]

      [/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]Nebî (sav), Selmân ile Ebü’d-Derda’yı kardeş yapmıştı. Bu sebeple Selmân, Ebü’d-Derda’yı ziyaret ederdi. Bir ziyaret esnasında onun hanımı Ümmü’d-Derdâ’yı oldukça eskimiş elbiseler içinde gördü. Ona:

      -Bu halin ne? diye sorunca, kadın:

      -Kardeşin Ebü’d-Derdâ dünya malı ve zevklerine önem vermez, dedi. O esnada Ebü’d-Derdâ eve geldi ve hazırlattığı yemeği Selmân’a ikram edip:

      -Buyurun, yemeğinizi yiyin, ben oruçluyum, dedi. Selmân:
      -Sen yemedikçe ben de yemem, diye karşılık verdi. Bunun üzerine Ebü’d-Derdâ sofraya oturup yemek yedi. Gece olunca Ebü’d-Derdâ teheccüd namazı kılmaya hazırlandı. Selmân ona:
      -Uyu dedi. Ebü’d-Derdâ uyudu, bir müddet sonra tekrar kalkmaya davrandı. Selmân yine:
      – Uyu, diyerek onu kaldırmadı. Gecenin sonlarına doğru Selmân:

      -Şimdi kalk, dedi ve her ikisi birlikte namaz kıldılar. Sonra Selmân, Ebü’d-Derdâ’ya şöyle dedi:
      -Senin üzerinde Rabbinin hakkı vardır, nefsinin hakkı vardır, ailenin hakkı vardır. Hak sahiplerinin her birine haklarını ver.

      Sonra Ebü’d-Derdâ, Peygamber (sav)’e gidip olup biteni anlattı. Nebî (sav):
      “-Selmân doğru söylemiş” buyurdu. (Buhârî, Savm, 51, Edeb 86.)[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”align: center”]

      [/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
      el-Muahhir: İstediğini geride bırakan, arkaya koyan, hikmeti gereği tehir edilmesi gerekenleri erteleyen demektir.[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”align: center”]

      [/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]Kısa Günün Kârı
      Ölçüyü koyan Kudret, “ölçüye itina” yı da bir Kur’an hükmü olarak insanlığa bildiriyor. “Ölçüyü O koydu. Ölçüde sınırı aşmayın. Ölçüyü ikame edin, ölçüsüzlüğe izin vermeyin” Gül yaprağı kadar zarif. “Ölçüye itina” Müslümanı hayat içinde tanzim edici, ıslah edici, iyileştirici, ihya edici bir karakter haline getirir.[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”align: center”]

      [/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]Lügatçe
      galip gelmek: Yenmek, üstün gelmek.[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”align: center”][/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD=”align: center”]“İki Gün Bir Değil” mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.
      [/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]
      [/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]
      [/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.