• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #651446
    Anonim

      4098.jpg

      Manisa’nın Turgutlu eşrafından ve Bediüzzaman Hazretleri’nin Talebelerinden,1924 doğumlu Muhterem Cafer Çim ağabey ile 31 Ocak 2009 cumartesi günü yaptığımız kısa röportajı sizlerle paylaşmak istiyorum:

      -Muhterem ağabey Risale-i Nurları ve Bediüzzaman Hazretlerini gördünüz Nur’un önemli simalarını tanıdınız. Sizleri cezbeden ne idi? Sizlerin manevi evlâtlarınız olan gençlere ve bizlere neler tavsiye edersiniz

      Risale-i Nurları 1952 yılında tanıdım. O zaman Urfa PTT sinde çalışıyordum. Ben zaten namaz kılıyordum. Ege Bölgesinde doğmuş olmam ve özel gayretlerim sebebiyle düzgün bir telâffuzum vardı.

      Şık giyinirdim. Çok değerli bir insan olan müdürümüz Cenap Bey beni Kalem’e yanına almıştı.

      Zübeyir Gündüzalp ağabey, 1952 yılında İslâhiye Fevzi Paşadan Urfa’ya bizim yanımıza tayin olmuştu. Müdürümüz bizi birlikte namaz kılarken görmüş. Zübeyir Ağabeyi Kaleme, beni de morsa görevlendirdi. Daha bir gün bu yeni görevimde kalmadan Zübeyir Ağabey “sen yerine geç, mors benim için daha iyi” dedi. Gidip müdürümüzle konuştu ve ben yerimde kaldım. O’nun bu mahviyetli davranışı beni çok etkilemişti.

      Balıklı Göl’ün yanındaki dershaneye birlikte gider gelirdik. Hizmette çok girişkendi. Orada Dil Tarih Coğrafya Fakültesinde okuyan Abdullah Yeğin Ağabey de vardı. Zübeyir ağabey’in Üstadın yanındaki hizmetlerinden dolayı dershanenin manevi anahtarını ona devretmişti. O da mahviyetli idi.

      15 yaşlarındaki Hüsnü Bayram kardeşimiz de burada bulunuyordu. Bu kardeşimizin yazısı da çok güzeldi. Ekonomik durumu müsait olan ağabeyler hem kardeşimize, hem de dershanemizde bulunanlara masrafları için yardım etmeyi istemelerine rağmen onlar kabul etmezlerdi. Yani fedakârlık ve mahviyetleri çok fazlaydı.Ankara Tıp Fakültesinde okuyan Salih Özcan da bu dershanede kalırdı.

      -Bediüzzaman hazretleriyle ne zaman görüşmüştünüz?

      Bediüzzaman hazretleriyle 1957 senesinde görüşmüştük. Üstadımız bana Risaleleri nasıl okuduğumu sormuştu. Ben de Mustafa Özen’in Lûgatına bakarak bilmediğim kelimeleri çıkarıp anlamaya çalışıyorum dedim. Bana “oku, fakat MÂNÂSINA DİKKAT EDEREK OKU” diyerek tavsiyede bulunmuştu. Ayrıca” seni otuz yıllık nur talebesi olarak kabul ediyorum” demişti.(Sungur kardeş bunun Risalelerin yazıldığı ilk yıllara rastladığına dikkat çekmişti.)”Pederinizi kardeşliğe”(babam vefat etmişti.), Validenizi talebeliğe kabul ettim.”(Annem devamlı risaleleri okurdu.) Dedi. Ben şahsen buradan şöyle bir ölçü çıkarıyorum. Zaten eserlerde de var. Risaleleri okuyanlara da Nur talebesi denir.

      -Muhterem ağabey sizi risalelerin okunduğu her zemin ve cemaatlerde görüyoruz. Bu da bizlerin kardeşlerimizle olan uhuvvetimizi arttırıyor. Bu konudaki tavsiyelerinizi de alabilir miyiz?

      Üstadımız madem Peygamberimiz Hz Muhammed(ASM)’ın bu asırdaki vekilidir, aynen O’nun gibi İslâmiyete gönül veren herkesin Üstadıdır. Hatta bütün insanlığın üstadıdır dersek doğru söylemiş oluruz. Bizler de Müslümanlığın güzelliklerini bütün cemaat ve Müslümanlarla paylaşmalıyız. Bu da yetmez. Bütün insanlığa ulaştırmamız gereken doğrular vardır. Onlardan uzak durursak nasıl gönüllere ulaşırız…

      -Bizlere anlattığınız tecrübelerden sızan bilgiler bize şevk veriyor. Son olarak anlatmak istedikleriniz ve gençlerle ilgili düşünce ve tavsiyeleriniz nelerdir?

      Gençlerin büyük bölümü haramlardan sakınıyor. Onlara çok güveniyorum. Bazı hatalarından dolayı onları rencide etmemeliyiz. Mahcup etmemeliyiz.Ancak sayıca çok az olduğumuz dönemlerde, komünizm musibetinin ülkemize girmesi önlenmişti. İkinci Dünya savaşının musibeti de bu ülkeye gelememişti. Bu gün Dünyadaki bazı kriz, hastalık ve musibetler memleketimize ulaşabiliyorsa, bütün milletçe daha fazla çalışmamız gerektiğini gösterir. Risale-i Nurlara, Kur’an hakikatlerine daha fazla çalışıp amel etmeliyiz.

      Terk-i enaniyetle benliklerimizi kırmalıyız. Nefislerimizi temize çıkarmamalıyız. Mahviyet, samimiyet, uhuvvet ve ihlâs düsturumuz olmalıdır. Efendimiz(ASM) ve Üstadımızın bütün insanlığa hitap ettiğini unutmamalıyız.

      -Allah sizlerden ebediyen razı olsun. Cevaplar.org adına sizlere sağlık afiyetler ve uzun hayırlı ömürler diliyoruz. Daima dualarınızı bekliyoruz, muhterem ağabey..

      HİLMİ ARKIN
      CAFER ÇİM AĞABEY-4 MART 2009 TURGUTLU

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.