- Bu konu 4 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
14 Haziran 2007: 19:00 #644331
Anonim

Bediüzzaman’ın elini öptüm
1952’lerde Isparta İmam Hatip’te okurken hocalarımız bizi sıraya sokar, Ulu Cami’ye getirirlerdi. Orada bir Nureddin Hoca vardı, hem güzel Kur’an okurdu, hem de kıvırcık saçı ve sakalı ile Namık Kemal’e benzerdi. Çok güzel de hutbe okurdu.
Bediüzzaman hazretleri de oraya Cuma’ya gelirdi. O zaman sıkı bir takipte değildi. Cumaları Ulu Cami’ye gelirdi. Hatta Ulu Caminin altında bir mahalle vardır, orada bir yerde kalırdı. O evin arka sokağında ben kaldım bir sene kadar, daha sonraları..
Biz o zaman küçüğüz tabii. Camiden çıktıktan sonra caminin önünde sıra olurdu herkes. Ben de o sıradaydım. Öyle bir elini öptüm yani..Zayıf, gür kaşlı, sarığı böyle yöresel sarık, beyaz bir sarık değil. Üzerindeki giysilerde yöresel idi. Çok kimseye elini öptürmezdi, çekerdi elini. Bir defa, küçük olduğumdan herhalde, öpebildim. Kendisini çok gördüm de, bir defa elini öpebildim.
Mehmed Zahid Efendiye Üstad Bediüzzaman’ın ziyareti
İki defa ziyaretine geldiğini Hocaefendi bana söylemişti. Mesele nasıl açılmıştı hatırlayamıyorum. Yalnız şunu söyledi Hocaefendi; “İki defa geldi, ziyaret etti ve şunu söyledi; “Ben Gümüşhanevi hazretlerinin Mecmuat-ül Ahzab’ını okuyorum. Beni sekiz defa zehirlediler, ama bu duaların sayesinde zehir bana tesir etmedi” dedi. Bunu ben bizzat Hocaefendi’den duydum.
Biz de Gümüşhanevi dergâhının adamıyız. Hocaefendi de oradan seçilmiş duaları okurdu sabah namazından sonra…
15 Haziran 2007: 12:00 #708715Anonim
Hem cevat hemde akşit maşallah …
14 Temmuz 2007: 09:28 #709191Anonim
Bende meraklar içindeydim bu cevat akşit hocanın yüzü niye bukadar nurludur diye merakımı bugün gidermiş oldum emrah arkadaşımızın sayesinde
14 Temmuz 2007: 10:08 #709193Anonim
Bence Karatoprak, hocanın ihlasından olabilir nuru…
EY ÂHİRET KARDEŞLERİM ve ey hizmet-i Kur’âniyede arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz:
Bu dünyada, hususan uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatçi, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tarik-i hakikat, en makbul bir duâ-i mânevî, en kerametli bir vesile-i makasıd, en yüksek bir haslet, en sâfi bir ubudiyet, ihlâstır.
14 Temmuz 2007: 10:54 #709199Anonim
“yüzün renginde, gönlün halinden iz vardır” der Mevlana C.Rumi..
emrah ağabey doğru söylüyor.ihlasın güzelliği yansımış yüzüne cevat hocanın 🙂 süleymaniye dersleri adlı sohbetleri yayınlanıyor bir kanalda.anlatışıda yüzü ve huyu kadar güzel 🙂 allah ondan razı olsun fiemaniillah
14 Temmuz 2007: 11:17 #709201Anonim
emrah demişki
Quote:Bence Karato prak, hocanın ihlasından olabil ir nuru...
hüsn ü zan öğretin için teşekkür ederim ama ne hocayım nede
nur var bende eğer nur görmüşsen Risale- i Nurun yansıması
olabilir bunun yanında Risale- i nura dost olsamda
kabiliyetsizliğimden dolayı hakikatleri ne yaşıyabiliyor nede
anlatabiliyorum hakikatleri idrakim için dualarınıza muhtaç
karatoprak
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.