- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
1 Temmuz 2009: 15:27 #655158
Anonim
[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2008/10/bedizzamansc8.jpg?w=488&h=405[/IMG]
Öyle tesirli bir hal insanıydı ki, onun bu ufkunu yakın talebelerindeki akislerde de görmek mümkündü. İnsanlar nezahetinin büyüsüne kapılmış, saffetini, beklentisizliğini, takvasını örnek almıştı. Manevi evladı, Ceylan Çalışkan ağabey, 1963 ağustosunda, Bakırköy istikametine giden bir minibüste trafik kazası geçirerek üstadına kavuşmuş, nüfus cüzdanının arasından şu vesika çıkmıştı.
“Ceylan benim vekilimdir.
Nur’a ait işleri benim hesabıma yapar.”
Said Nursi
Yerde yürüyen bir melek saffetindeki ağabeyimizin elindeki bu vesikadan vefatına kadar kimsenin haberi olmamıştı. Kendisine itibar artsın, nefsi bundan pay çıkarsın istemiyordu.
O öyle, onun için de talebeleri böyleydi.
Bu kadar riyasız, bu kadar samimi olmak, ancak tam iman etmiş bir yüreğin ve onun eleğinden geçen arınmış ruhların özelliğidir. Herkese yakışan ve lazım olan bir özellik… Asılsız bahanelerle paye arayan sahte kahramanlara ne güzel bir hâl dersidir.
Duysa nefsimiz… Duysa neslimiz…
Secdede Bir Ömür- Mehmet Akar
1 Temmuz 2009: 15:29 #749236Anonim
Ceylan ÇalışkanCeylan Çalışkan’ı vefatının 43. yılında rahmetle anıyoruzBediüzzaman’ın hizmetkârlarından Emirdağlı Çalışkanlar ailesinin zeki, ihlâslı, gayretli, nüktedan ve hazırcevap ferdi Ceylan Çalışkan 22 Ağustos 1963 tarihinde geçirdiği bir trafik kazası neticesi vefat etmişti.
Ceylan Çalışkan, 1929 yılında Emirdağ’da dünyaya gelmiştir. Babası Mehmed Çalışkan, annesi ise Ayşe Çalışkan’dır. Küçük yaşta annesini kaybeden Ceylan Çalışkan, çok küçük yaşlarda Üstad Bediüzzaman’a talebe olur. Senelerce Üstad Hazretlerinin hizmetinde ve Risâle-i Nur’un intişarında azamî bir sadakat, feragat ve fedakârlıkla cansiperane çalışır.
Babası Mehmed Çalışkan, bir keresinde oğlu Ceylân’la birlikte Bediüzzaman Hazretlerini ziyaret edişlerini şöyle anlatır:“Bir gün Ceylân’la beraber Üstadı ziyarete gitmiştim. Üstad:
“‘Oğlun mu?’
“‘Evet.’
“‘Fırsat düşmüşken çocuğun mektep işini danışayım dedim:
“‘Efendim, çocuk çalışkan ve zeki, onu yüksek mekteplere vermek istiyorum, ne buyurursunuz?’
“‘İyi! Zeki ve çalışkan olduğu için evvelâ benden iman dersi alsın, sonra yüksek mektebe devam etsin’ diye buyurdu.
“‘Böyle bir cevap beklememekle beraber, hemen razı oldum. Zaten Üstad’ın her emrini yerine getirmeye çalışırdık. Ev işlerimizi olduğu gibi, hususî meselelerimizi dahi hep kendisine danışırdık.’”
Bediüzzaman’ın hizmetindeMehmed Çalışkan, Ceylan’ın, Üstadın hizmetine girişini de şöyle anlatır:
“..Nihayet askerliğini bitirdi ve geldi. Bir gece evde kaldıktan sonra ertesi gün, Üstad:
“‘Bak kardaşım, senin çok evlâdın var; bunu da bana ver’ dedi.
“‘Üstadım, biz Ceylân’ı daha evvel size vermiştik’ dedim.
“Böylece, Ceylân yatağını evden toplayıp, Üstadın yanına gitti.” (Son Şahitler, 2. Cild, s. 380)
İşte bundan sonra, Ceylân Çalışkan, zekâsı ve çalışkanlığıyla Bediüzzaman Hazretlerine talebe, hizmetkâr ve manevî bir evlât olmuştur.
Risale-i Nur’da Ceylan Çalışkan
Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur’da “mânevî evlâdım, fedakâr hizmetkârım” şeklinde bahsettiği Ceylan Çalışkan için şunları da söyler:
– “Ceylân, merhum biraderzadem Fuad bedeline verilmiş diye mânevî ihtar aldım.” (Şuâlar, s. 459)
– “..küçücük bir Hüsrev, hem küçücük bir Abdurrahman hükmünde Ceylan namında çok çalışkan bir çocuk, Risâle-i Nur’a tam hizmet ediyor.” (Emirdağ Lâhikası, s. 24)
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.