• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #655491
    Anonim

      CHP, askere sivil yargı yolunu açan yasanın ilgili hükmünün iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı.

      CHP adına Grup Başkanvekili Kemal Anadol, 5918 sayılı ”Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un, asker kişilerin sivil mahkemelerde yargılanmasını öngören ilgili hükmünün iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemli dava dilekçesini Anayasa Mahkemesi başkanlığına sundu.

      karikatur1.jpg

      CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, askere sivil yargı yolunu açan yasa TBMM’de görüşülürken önergenin altında bir tek CHP milletvekilinin imzası varsa milletvekilliğinden istifa edeceğini belirterek, ”O da Başbakanlığı bırakmaya hazır mı?” diye sordu.
      Anadol, 5918 sayılı ”Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un ilgili maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açtıktan sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu.
      Kemal Anadol, yasanın ”Gece yarısı operasyonuyla” TBMM’den geçirildiğini savunarak, düzenlemenin Anayasa’nın 145. maddesine açıkça aykırı olduğu sonucuna vardıklarını söyledi. Anadol, bu başvuru ile CHP’nin 23. dönemde 33. davasını açmış olduğunu belirtti.
      Değişikliğin yargıyı kaosa sürüklediğini, bilgi kirliğiyle kamuoyunun yanıltıldığını öne süren Anadol, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, ”Mutabakatımız vardı, önergenin altında imzaları var” dediğini aktardı. Kemal Anadol, ”Buradan ilan ediyorum; önergenin altında bir tek CHP milletvekilinin imzası varsa ben milletvekilliğinden istifa edeceğim. O da Başbakanlığı bırakmaya hazır mı? Hazır değilse niye gerçek dışı beyanlarla kamuoyunu yanıltıyor” diye konuştu.
      Başbakan Erdoğan’ın, ”Baskına hazır değillerdi, uyudular” dediğini ileri süren Anadol, ”Madem anlaşma vardı, orada uyuma olur mu? Orada baskın olur mu? Birbirleriyle çelişen, kendi kendini yalanlayan bir takım sözcüklerle kamuoyu bir bilgi kirlenmesinin içine sokulmak isteniyor” dedi.
      -”KÜLLİYEN YANLIŞ”-
      CHP Grup Başkanvekili Anadol, Hükümetin bu değişikliği AB katılım ortaklığı belgesinin gereği olarak yapmak zorunda olduklarını söylediklerini ifade ederek, ”Külliyen yanlıştır” dedi. 2008 yılı AB katılım ortaklığı belgesinden yargı sistemiyle ilgili bir bölümü okuyan Anadol, belgeye göre Adalet Bakanı ve müsteşarının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulundan (HSYK) çekilmesi, Adalet müfettişlerinin HSYK emrinde olması gibi düzenlemeler yapılmasının gerekli olduğunu kaydetti.
      Anadol, sözlerini şöyle sürdürdü:
      ”Evvela bu demokratikleşmeyi sağlayalım, sahte demokrasi kahramanlarına söylüyorum; bu değişikliği sağlayalım. Yargıyı gerçekten bağımsız hale getirelim. Ondan sonra yapılacak düzenlemeleri, üniversitelerin, yüksek yargı organlarının baroların ve siyasi partilerinin katılımıyla Türkiye’yi ilgilendiren bu önemli konularda mutabakat sağlamaya uğraşalım.
      Adalet Komisyonundan bile kaçırılan, kendi Milli Savunma bakanlıklarından kaçırılan bir gece yarısı önergesi ile iyi niyetli olmadıklarını ortaya koymuşlardır. Bu nedenle biz bu önergeden çıkan kaosu önlemek için, açık bir Anayasa ihlalini önlemek için bu davayı açtık.
      Mesele, yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü meselesidir. Askeri vesayet söz konusu değildir. Vesayet vardır. Sayın Başbakan Türkiye’yi vesayeti altına almaya çalışıyor. Medyasıyla, yargısıyla her şeyiyle Türkiye’yi vesayet altına almak istiyor. Askeri yargıyı da vesayet altına almak istiyor. O nedenle Anayasa Mahkemesine gittik.”
      -HALUK ÖZDALGA’YA YANIT-
      Kemal Anadol, bir gazetecinin, ”AK Parti Ankara Milletvekili Haluk Özdalga, sizi her zeminde bu tavrınız yüzünden teşhir edeceğini, Avrupalılar’ın gözünde aşağılatacağını söylüyor. Bunu nasıl değerlendirmek lazım” sorusuna, şu yanıtı verdi:
      ”Sayın Özdalga, kaçtığımız yere kadar bizi kovalayacağını söylüyordu, ben şimdi ona söylüyorum. Talat Aydemir ve Fethi Gürcan darbe yaptıkları için askeri mahkemede yargılandılar ve idama mahkum oldular. İdam kararı veren babası Numan Özdalga idi. Askeri Mahkemenin duruşma yargıcı idi. Haluk Özdalga babasıyla iftihar mı ediyor, babasından utanıyor mu? Evvela onun hesabını versin.”

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.