- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
24 Aralık 2009: 00:23 #659342
Anonim
Çinliler, Türkler, KürtlerYaşananlar korkunç
Her şey iki Uygur’un öldürülmesiyle başladı
Çin polisinin sanıkları yakalamayıp olayın üstünü örtmeye çalışması üzerine olaylar patladı
Şincan’da Uygurlar ayaklanarak Çinlilerin dükkânlarını yağmaladı
Polisin desteklediği Çinliler karşı saldırıya geçti
Uygurları öldürmeye başladılar
Kadınların ırzına geçtiler
Ordu olaya müdahale etti
Şincan Komünist Partisi Genel Sekreteri “göstericileri idam edeceklerini” söyledi
Bir cehennem gibi orası şimdi
Çin devleti ordusuyla, polisiyle Uygurların üstüne abanıyor
Ve, Çinlileri durduracak hiçbir güç yokmuş gibi gözüküyor
Dünya, Çin devletini kınıyor ama Çin aldırmıyor
Çin’i durdurabilecek tek eylem herhalde “Çin mallarına dünya çapında bir ambargo” olur
Bu yapılabilirse Çin geriler
Adı “komünist” olan ama yeryüzünün belki de en vahşi kapitalist sistemini uygulayan Çin, “paradan” başka birşeye aldırmayacakmış gibi görünüyor
Çin büyüyüp zenginleşen bir ülke
Ama bunu, sadece Uygurları değil kendi halkını da baskılarla bunaltarak gerçekleştiriyor
Uygurlar ise bu baskıdan nasiplerini fazlasıyla alıyorlar
Özellikle “din” ve “dil” konusunda büyük baskı altındalar
On sekiz yaşından küçüklerin camiye gitmesi yasak
Uygur dilinin kullanımına kısıtlamalar getirilmiş
Hapishaneler “muhaliflerle” dolu
Uygurlar, “kültürlerinin, dillerinin ve dinlerinin” tehlike altında olduğunu söylüyorlar
“Kültür ve dil” konusundaki şikâyetleri aslında bizim ülkemizdeki Kürtlerin şikâyetlerine benziyor
Vahşet, başka bir ülkede yaşandığı vakit insanlar, “kendi ülkelerinde” yaşandığında fark etmedikleri haksızlıkları daha iyi algılıyorlar
Eminim burada Kürtlerin acılarını anlamayan birçok Türk, Uygurların yaşadığı acıları çok iyi hissedip anlıyordur
Bu konuda Çin devletiyle Türk devletinin yaklaşımları birbirine benziyor
Söyledikleri hemen hemen aynı:
“Benim yönetimim altında, benim istediğim gibi yaşayacaksın, benim verdiğimden fazlasını istemeyeceksin”
Buna karşı çıkanın başı belaya giriyor
Hapse atılıyor, yargılanıyor, öldürülüyor
Milat’tan sonra üçüncü bin yılın içindeyiz hâlâ aynı vahşet sürüyor
Neden böyle bir vahşet var?
Neden biz bu tür vahşeti Batı’da görmüyoruz?
Kendi geçmişleri çok kanlı olan Amerika ve Avrupa bu vahşeti nasıl aştı?
Bugün herhangi bir Avrupa ülkesinde polis onlarca, yüzlerce insanı sokaklarda kafalarından vurup öldürebilir mi?
Kadınların ırzına geçebilir mi?
Bu, olmaz
Olmayacağını hepimiz biliyoruz
Niye olmaz peki?
Öncelikle, “çoğunlukta” olanlar “azınlıkta” olanların öldürülmesine karşı çıkarlar Avrupa’da
“Bu devleti yönetenler benim ırkımdan, öldürülenler ise başka ırktan onun için yapılanları görmezden geleyim” demezler
Böyle bir zulüm uygulamaya kalksa Fransız devletini Fransızlar, Alman devletini Almanlar, İngiliz devletini İngilizler durdurur
Türklerle Çinlilerin kendi devletlerinin zulmü karşısında gösterdikleri sessizliği, Avrupa’dakiler göstermez
Niye peki?
Aradaki fark ne?
Eminim sosyologlar, siyaset bilimciler bu konuya benden daha iyi bir cevap vereceklerdir ama benim görebildiğim, bu iki farklı davranış biçiminin altında insanların kendilerine sordukları sorunun farklılığı yatıyor
Türkler, Çinliler gibi kalkınsa da “gelişmişliğe” ulaşamamış ülkelerde, önemli olan devleti “kimin” yönettiği
“Yöneten” kendi ırklarındansa, yapılan zulme pek ses çıkarmıyorlar
Batılılar için ise önemli olan devletin “nasıl” yönetildiği
Elbette onlar için de hâlâ “kimin” yönettiği sorusu bir önem taşıyor ama bu “nasıl yönettiği” sorusundan sonra geliyor
“İyi yönetilen” bir ülkenin sokaklarında cesetler bulunmaz, kuyularından kemikler çıkmaz
Avrupa’nın yakın geçmişi kan ve vahşetle doludur ama artık bugün bir İngilizin, sokaklarda insanların öldürülmesine, kuyulardan kemikler çıkmasına sessiz kalacağını düşünebilir misiniz?
Ben, gelişmişliğin, devlet yönetimi konusunda “kim” sorusundan “nasıl” sorusuna geçilerek elde edilebileceğine inanıyorum
Gelişmiş biri, “yöneten kötü yönetiyorsa, o yönetici benden biri bile olsa karşıyım” diyor, gelişmemiş biri ise “nasıl yönetirse yönetsin yeter ki yönetici benden olsun” diyor
Ve “kim” sorusunun önemli olduğu ülkelerde acı hiç bitmiyorAhmet Altan – Taraf -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.