• Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #654154
    Anonim
      manzara97qh0ml1.jpg

      Çocuklarınızı dinleyin ara – sıra
      Bir gün susmayı öğrendim.
      Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım.
      Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim
      tarzıydı.

      Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben
      bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim.
      Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla
      oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da,
      hadi odana git, derdi.
      Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir
      araya gelirdik babamla.
      Onlar annemle konuşurken ben araya girer,
      sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir,
      ‘Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, bir de sen kafamı
      ütüleme!’ derdi. Annem de ‘Bütün gün zaten seninle uğraştım,
      bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın babanla?’ diye çıkışır,
      beni odama gönderirdi.
      Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol
      alırdım. Babam arkamdan, ‘Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip,
      hâlâ ne istiyor anlamadım.’ diye bağırmaya devam ederdi. ‘Keşke benim de
      bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep
      birlikte otursaydık’ derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret
      edemezdim.
      Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon
      seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli
      birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip
      koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı.
      Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi
      anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım.
      Önce resim yaparak başladım işe.
      Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; ‘Bak, böyle uslu uslu oyna işte.’
      diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam
      afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. ‘Son
      günlerde ne de akıllandı benim oğlum.’ diye komşulara anlatıyordu annem
      halimi.
      Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem ‘Odanı topla!’diye
      odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum.
      Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama
      odamı toparlamayı beceremiyordum. Annem odama gelip
      ‘Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım.’
      dedi bir gün.
      Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden
      alırsa ben ne yapacaktım?
      Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince
      uygun zamanı kolladım.
      Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi.
      Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim.
      Babam baktı. Hım, dedi ‘Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde.’ dedi.
      Ben ‘Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.’dedim.
      O ‘Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu
      küçük kız da arkadaşın.’dedi.
      Ben yine ‘Hayır, o büyük adam benim, bu
      küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.’ dedim.
      Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: ‘Peki neden bizi küçük çizdin?’ dedi.
      Heyecanla başladım anlatmaya.
      Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz
      yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek,
      komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten
      geldiğimde yorgun olacağım.
      Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile.
      Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde
      ‘Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.’
      diyeceğim. Ve bir de bağıracağım ‘Her şeylerini alıyorum.
      Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar’ diye.
      Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
      Duyduklarına inanamıyorlardı ..
      Bana sarılıp beni öyle
      içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar
      konuşsam hiç bıkmadan
      dinleyecekler gibiydi.!!!

      susuyorummmdi9.gif
      #745401
      Anonim

        geçen gün markette alış-veriş ediyordum…9-10 yaşlarında bir kız çocuğu babasına “baba iğrençsin”diyordu.Baba hiç istifini bozmadan”ama kızım”diye başlayan bir cümle ile neden makyaj malzemesini almadığını anlatmaya çalışıyordu kızına…
        Günümüz anne babaları olarak çocuklarımızı putlaştırdık gibi geliyor bana…
        Putlaştırdığımız, ilahlaştırdığımız bel ki de kendimiziz…Çocuklarımız sadece bunun bir yansıması…
        Korkarım kendi zevklerinden asla taviz vermeyen,sabırsız… çocuklar geleceğimiz için çok ta ümit verici değiller…ne dersiniz??

        #745402
        Anonim

          Bu paylaştığım yazı gerçekten üzücü…İnşaallah bukadar ilgisiz olunmuyordur çocuklara…

          AMA…AMA…AMA…

          Şuan ki ufaklıklardan ve gelecek nesilden çok ümitliyim…kii bunun sayısı azda değildir muhakkak…
          Bikere gelecek nesil çok zeki oluyor evet bazen çok düşüncesiz,kaba,vurdumduymaz oluyorlar ama birisi bişey dediği zaman hemen arkasından “NEDEN” diye soruyorlar.Soru sormak çok önemlidir sebebini bilmeden onaylamıyorlar ne güzel…Ama bi zamanlar büyükler ne derse küçükler onu yapar sorgulamazlardı..Helhasılı kelam sorgulayan ve inşaallah bilinçli olacak olan gençliği yaşlılığımda görmek beni mutlu eder…(tabiki hakikaten iman sahibi olurlar ve oluruz inşaallah)

          Biraz ANAlık ve BABAlık vazifeleri yerine getirilse…:032::032::032:

          #745411
          Anonim

            bardak kardeş sağolasın uyandırdığın için beni.gerçekten çok doğru bir yazı.kızım 3 yaşında ve sürekli sorular sorar.birine cevap verirsin ona da neden diye sorar böyle sürüp gider.ben elimden geldiğince ilgilenmeye çalışıyorum.hep doğru olanı yapmaya çalışıyorum.anne baba çalıştığı için eve gelince sadece onunla ilgilenmemizi oyun oynamamızı istiyor ve inanın bazen onunla oyun oynayabilmek için yemek yemiyorum.sadece onunla ilgileniyorum.ama yine de içimde hep bir burukluk var.sabahları onu bırakırken onun bana bakışı el sallaması gözümün önünden gitmiyor.galiba ağlayacağım şu anda.gözlerim doldu.:036:

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.