• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #664686
    Anonim

      Orgeneral Başbuğ, Uğur Dündar’la yaptığı uzun mülakatta neden “zorunlu askerlik” istediğini anlatırken, döne döne “Mehmetçiğin” milletle ordu arasındaki bağ olduğunu söylemişti.
      Hatta zorunlu askerlik ortadan kalkarsa “bu bağın” kopacağını da iddia etmişti.
      Bu aslında doğrudan “askeri rejimin” gizli ve ürkek bir savunmasıydı…
      Çünkü…
      Eski Genelkurmay Başkanı’nın mantığına göre, zorunlu askerliğin çoktan ortadan kalktığı o ülkelerde demek ki orduyla millet arasında bağ yok.
      Demokrasilerde ordu “milletin” değil, doğrudan “devletin ” bir parçasıdır… Ve bu nedenle orduyla millet arasındaki bağı, parlamentolar, hükümetler kurar…
      Nitekim hiçbir devlet kurumu, milletle “zoraki ” görevlendirme sayesinde “bağ” kurmaya kalkmıyor.
      “Ordu-millet” parolası Prusya tipi örgütlenmenin, halka doğrudan hükmetmenin bayatlamış bir formülüdür.
      * * *
      Bayatlamış diyorum…
      Çünkü hiçbir modern ülkede bizimki gibi “süngü harbinden” miras kalabalık ordu kalmadı.
      Eğer biraz kafanızı kaldırır yeryüzüne bakarsanız, “savunma” konularının çok başka düzlemde seyrettiğini görüyorsunuz…
      Nitekim İngiltere’de dev cari açığı kapatmak isteyen hükümetin Savunma Bakanı Liam Fox, bakanlıkta görevli üniformalı personelin sayısını önemli derecede düşüreceklerini söyledi.
      İngiliz Savunma Bakanı Fox, 100 bin kişilik ordusu olan bir ülkenin Savunma Bakanlığı’nda 85 bin sivil personel bulundurmasını da eleştiriyor.
      Bu çerçevede yapılacak revizyonda bürokrasinin de azaltılması planlanıyor.
      Bizde neredeyse bir milyon kişilik ordu yetmez iken… İngiltere yüz bin kişilik orduyu fazla bulmakta. Biz acaba “daha fazla general kadrosu” için mi çok büyük bir ordu ve “zorunlu askerlik”te diretiyoruz?
      * * *
      Bunu da tabii laf olsun diye sormuyorum.
      Örneğin…
      Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü’ne göre Türkiye, geçen yıl 19 milyar dolar askerî harcama yaptı.
      Ama TSK’nın envanterinde 1950’lerden kalan ve artık faal olmayan MIM-14 Nike Hercules dışında yüksek irtifa hava savunma sistemi bulunmuyor.
      Bu açıdan Yunanistan da, İran da Türkiye’den daha güçlü.
      Gelişen teknolojilerle birlikte “kalabalık” kara orduları önemi çoktan yitirdi.
      O halde Genelkurmay, “zorunlu askerlik ve büyük ordu” konusunda neden direniyor ki?
      * * *
      Cevap basit:
      “Askeri rejim” ve onun tarihi aracı olan “ordu-millet” anlayışı sürsün diye.
      Kalabalık ordu konusunda laf edecek kişinin, öncelikle “Prusya Tipi Ordu zihniyeti ile Türkiye gerçekten ne kadar demokratikleşebilir” sorusunu kendine sorması gerekiyor…
      Profesyonel ordu olmadan Türkiye demokratikleşebilir mi?
      * * *
      “Yeni dönemde”, seçim öncesi siyasal iktidar, askeriye meselesine biraz da böyle baksa, demokratikleşme konusunda asıl prangaların nerelerde olduğunu daha net ve berrak görebilir..
      MEHMET ALTAN / STAR (19-09-2010)

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.