• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #645513
    Anonim

      Padişah bir arap atı almış. Atı çok seviyor. Kim atın öldüğünü söylerse onu idam edeceğim, kurtuluşu yok.
      Gel zaman, git zaman at ölür.
      Seyisbaşı:–At öldü, padişaha kim söyleyecek.
      Seyisler:–Sen söyleyeceksin.
      Seyisbaşı:–Olur mu?
      Seyisler:–Tabi ki olur. Sorumlu sensin.
      Seyisbaşı çârnâçar eve gider. Evdekilerle helalleşir. Üzgün üzgün saraya doğru giderken, padişahın sohbet arkadaşı İmrahor Halil Paşa’ya rastlar.
      İmrahor:–Hayırdır? Yüsünden düşen bin parça.
      Seyisbaşı:–At öldü. Ben de idama gidiyorum.
      İmrahor:–Tamam sen git. Ben padişaha söylerim.
      Seyisbaşı ağzı kulaklarında evin yolunu tutar.
      İmrahor saraya gider ve başlarlar sohbete. Bir ara:
      –Ya padişahım. Senin ata bir hal olmuş. Yere düşmüş kalkmıyor. Gözünü kapatmış açmıyor. Nefes alıp vermiyor. Bir şey yiyip içmiyor.
      Padişah:–İmrahor, desene at öldü!
      İmrahor:–Valla padişahım sen söyledin atın öldüğünü.

      Padişah:–Weyyyyyyyyyyyyyyyyyy!
      Sadrazam:–Üleeeeeeeeeeeeeeeeee!
      Vezir:–Nasssiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii!
      Kadı:–Neyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy!

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.