- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
3 Aralık 2013: 19:26 #681273
Anonim
[TABLE=”width: 606, align: center”]
[TR]
[TD=”bgcolor: #ffffff, align: left”]Deve Gecesi[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”colspan: 2″][TABLE=”width: 606″]
[TR]
[TD=”width: 580, bgcolor: #ffffff, align: left”][TABLE=”width: 570, align: center”]
[TR]
[TD]Cenâb-ı Hak buyuruyor:“Öyle yiğitler vardır ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah’ı zikretmekten, namazı hakkıyla ifa etmekten, zekâtı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin dehşetten halden hale döneceği, alt üst olacağı bir günden korku duyarlar.” (Nur, 37)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Rasûlullah (sav) buyurdular:“Allah Teâlâ sizden önceki ümmetlerden bir kişiyi bağışladı. Çünkü o sattığı zaman kolaylaştırır, satın aldığında kolaylık gösterir ve borçludan alacağını isterken kolaylığı tercih ederdi.” (Tirmizî, Büyû’, 74; İbn-i Mâce, Ticârât, 28)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Rasûlullah (sav) bir gazveden dönerken Câbir (ra) ile sohbet ediyordu. Câbir’in yeni evlendiğini, pek çok borcu olduğunu öğrenince, elinde mal olarak ne bulunduğunu sordu. O da yalnız bir devesinin olduğunu söyledi. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav) onu borçtan kurtarmak için devesini kendisine satmasını istedi. Hz. Câbir Medine’ye varıncaya kadar binmek şartıyla sattı. Medine’ye ulaşınca deveyi teslim etmek için Rasûlullah (sav)’in yanına vardı. O sırada kendisini çok sevindiren ve diğer insanları da şaşırtan bir davranışla karşılaştı. Efendimiz (sav) devenin ücretini ödediği gibi deveyi de ona hediye etti. (Buhârî, Büyû’, 34; Müslim, Müsâkât, 109)Câbir (ra) şöyle der:
Allah Rasûlü devemin ücretini verdiği ve onu bana hediye ettiği vakit tanıdık bir yahûdiye rastladım. Bu hâdiseyi ona anlattım. Hayretler içinde kaldı ve;
“-Demek devenin parasını verdi; sonra da onu sana hibe etti ha?!” dedi. Ben de:
“-Evet” dedim. (Ahmed b. Hanbel, III, 303)Bu alışverişte Efendimiz, Hz. Câbi’in durumunu düzeltmeyi hedeflemiş, alışveriş yapıyormuş gibi ona son derece müsamahakâr ve lütufkâr davranmıştır. Ka’bına varılmaz bu yüce zarâfet ve ahlak Müslümanları o derece duygulandırmıştı ki olayın vukû bulduğu gece “Leyletü’l-baîr” (deve gecesi) ismiyle hatırlarda kalmıştır. (İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ğabe, I, 308)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Vekîl: İşlerini kendisine bırakanın işlerini en iyi şekilde yapan, kendisine dayanılıp, güvenilen, her şeyi tedbir ve idare eden, gözeten, yarattığı bütün varlıkların işlerini idare eden, her şeye karşı her şeyin hakkını müdafaa eden, hakkı yerine getiren demektir.[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Kısa Günün Kârı
Peygamber Efendimiz (sav)’in hassasiyeti ile zor da kalmış, borçlu insanlara yardımcı olalım.[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE] -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.