• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #641170
    Anonim

      Reform, bozulmuş bir şeyi eski, doğru haline getirmek demektir. İslamiyeti değiştirmeye, bozmaya çalışanlar, kendilerine dinde reformcu diyorlar. Bunların yapmak istedikleri, düzeltmek değil, dini değiştirmek, bidat çıkarmaktır.
      Bidat, eshab-ı kiram ve tabiin zamanından sonra, Resulullah efendimizin izni olmadan, dinde yapılan eklemeler ve noksanlıklar, yani değişiklikler demektir. Nakil yolu ile edinilen din bilgileri çok yüksektir. Aklın, insan gücünün dışında ve üstündedir. Bunlar, hiçbir zamanda, kimse tarafından değiştirilemez. Dinde reform olmaz sözünün manası da budur.

      İslamiyette, çözülemeyecek hiçbir mesele yoktur.
      Ehl-i sünnet âlimleri, kıyamete kadar yapılacak olan her işin, her yeniliğin, her buluşun, insanların saadetleri için kullanılabilmeleri yollarını, Kuran-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden çıkarmışlar, kitaplarına yazmışlardır. Kendilerini müctehid sanan din cahillerine, iman hırsızlarına ve dinde reform isteyenlere, yapacak bir iş bırakmamışlardır…

      Müslümanların, dinde reform yapmaları, yeni yeni şeyler uydurmaları değil, ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını anlamaya, öğrenmeye çalışmaları, işlerini bunlara uygun yapmaları lazımdır.
      Kendi akıllarına güvenerek, Kuran-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden mana, hüküm çıkarmaya kalkışanlar, yanılır, aldanır ve ehl-i sünnetten ayrılırlar…

      İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:-Resulullah efendimiz buyurdu ki:
      (Bizim dinimizde yapılan her yenilik, her reform fenadır, atılmalıdır.)
      Atılması lazım olan şeyin neresi güzel olur?

      Bir hadis-i şerifte buyurdu ki:
      (Sözlerin en iyisi, Allahü teâlânın kitabıdır. Yolların en iyisi, Muhammed aleyhisselamın gösterdiği yoldur. İşlerin en kötüsü, bu yolda yapılan değişikliklerdir. Bidatlerin hepsi dalalettir, sapıklıktır.)

      Başka bir hadis-i şerifte,
      (Allahü teâlâdan korkunuz!
      Sözümü iyi dinleyiniz ve itaat ediniz!
      Ben öldükten sonra gelecekler, çok ayrılıklar göreceklerdir. O zaman, benim ve halifelerimin yolumuza sarılınız!
      Dinde yeni ortaya çıkan şeylerden kaçınınız!
      Çünkü, bu yeni şeylerin hepsi bidattir. Bidatlerin hepsi dalalettir, doğru yoldan ayrılmaktır) buyuruldu.

      Dinde yapılan her değişiklik bidat olunca ve her bidat, dalalet olunca, bidatlerin hangisine güzel denilebilir?

      Bidatler, gecenin karanlığını yok eden, tan yerinin ağarması gibi parlak görünseler de hepsinden kaçmak lazımdır. Hiçbir bidatte nur, ışık yoktur ve hiçbir hastaya ilaç olamazlar. Çünkü, her bidat, bir sünneti yok eder.
      Bir şey yükseldikten, tamam olduktan, beğenildikten sonra, buna yapılacak eklemeler güzel olamaz. Hak olan, doğru olan bir şeyde yapılacak her değişiklik, dalalet ve sapıklık olur.!…

      Netice olarak, dinde yapılacak her değişiklik, dalalettir, doğru yoldan ayrılmaktır.

      Abdülvehhab-ı Şarani hazretlerinin bir talebesine hitaben buyurduğu gibi:
      (Ey kardeşim! İmam-ı Azam Ebu Hanife ye ve onun yolunda giden âlimlere dil uzatmaktan kendini koru!
      Cahillerin sözlerine ve yazılarına aldanma!
      O yüce imamın, din işlerindeki ihtiyatını, titizliğini bilmeyen, dinde değişiklik yapanlara uyarak, onun delilleri zayıftır dersen, kıyamette onlar gibi felakete sürüklenirsin.
      Hanefi mezhebinin delillerini incelersen, dört mezhebin de sahih olduğunu anlarsın!
      Mezheblerin doğru olduğunu, öğle güneşini görür gibi, açık olarak anlamak istersen, Ehlullah yoluna sarıl!
      Tasavvuf yolunda ilerleyerek ilminin ve amelinin ihlaslı olmasını başar.
      O zaman, İslamiyet bilgilerinin kaynağını görürsün…

      Dört mezhebin de, bu kaynaktan alıp yaydıklarını, bu mezheplerin hiçbirinde, İslamiyet dışında hiçbir hüküm bulunmadığını anlarsın. Mezhep imamlarına ve onların yolundaki âlimlere karşı edebli, terbiyeli davrananlara müjdeler olsun!
      Allahü teâlâ, onları kullarına saadet yolunu göstermek için rehber, imam eyledi.
      Onlar, insanlara Allahü teâlânın büyük ihsanıdır. Cennete giden yolun öncüleridirler.!…

      Selam ve Dualarla…

      #779198
      Anonim

        Bidatı haseneler de yok muydu?Mesela Cuma Namazı’ndn sonraki zürrü ahir ve onun da sonrasındaki 2 rekatlık namaz da bidatı hasene değil mi?
        Lütfen biri açıklasın.

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.