• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #676734
    Anonim
      d234b0806025dc7b147ffa8b6eec1dd3_1318331030.jpg

      Bazen işitiliyor:

      – “Doğruyu istedim vermedi, istediğimi vermiyor”, hem de:

      – “ ‘Duanın yapılması lazım.’ diye emir veriyor.” diyorsun:

      – “Bu sözün yerinde değil, hatalıdır.”

      Bu sözünden ötürü sana sormak icap eder:

      – “Sen kendi başına buyruk musun? Yoksa bir sahibin ve bir efendin mi var?…”

      Eğer bu söze karşı hür olduğunu, her istediğini yapmaya güçlü olduğunu iddiaya
      yeltenirsen sana ilk vurulacak damga:

      – “Sen kafirsin. Hakk’ı (CC) inkar ediyorsun.”

      Olur. Aksi halde bir kul olduğunu ve bir sahibin, efendin olduğunu söylersen o
      zaman sana yine birçok sorular sorarlar:

      – “Duanın kabulü geç kaldığı için efendini töhmet altına mı alıyorsun? Onun
      hikmetinden şüphe mi ediyorsun? Halbuki O (CC), seni ve bütün yarattıklarını iyi
      bilir. Sana ve onlara ne gerekse güzellerini seçer.”

      İtham etme. O’nun (CC) hikmetini sez. Hissini bu yolda terbiye et. Söylenenleri
      yaparsan sana düşecek vazife şükretmektir. Çünkü O (CC) , sana yarayanı daha iyi
      bilir. Haline uygun nimeti senden daha güzel seçer.

      Şayet ithamlarına devam edersen yine sana verilecek hüküm şu olur:

      – “Sen kâfirsin, hakikati gizliyorsun.”

      Çünkü Allah’a (CC) zulüm isnadında bulunmuş oluyorsun.

      Halbuki Allah (CC), kullarına zulmetmez. Zulüm sözünü de kabul etmez. Bu sözün Hakk (CC) için kullanılması muhaldir; olamaz. Sebebine gelince, bütün mülk O’nundur (CC) . Zulüm ancak başkasının hakkına tecavüz vaki olunca olur. Hakk’a (CC) darılma yolunu kendine kapa; bu yoldan ayrıl.

      Şüphesiz senin Hakk’a (CC) darılman, bazı işine gelmeyen hadiselerden ileri
      geliyor. Nefsin bazı şeylerden hoşlanmıyor. O’nun (CC) emrini yerine getirebilmek
      için işin güçleşiyor… Haliyle nefis darılıyor; sen de ona uyarak Hakk’ı (CC) töhmet
      altında bırakıyorsun.

      Dış alemine ait bir şey olursa dua et. Sabırlı ol. İlahî emirlere uymaya bak. Hakk’a
      (CC) darılma. Nefsin isteğini yerine getirmeye bakma. Onun boynunu eğdir. Boş
      şeylere uyma; çünkü boş şeyler insanı Allah (CC) yolundan alıkoyar. Allah (CC) için
      iyi düşün. O’nun (CC) sözlerini doğrula. Ve böylece işin sonunu bekle.

      Eğer birisini mutlaka kötülemen gerekse önce kabahati kendinde gör. Daima isyan
      bayrağını elinde tutan nefsini itham et; onu kötüle. Nefse darılman Hakk’a (CC)
      darılmandan daha iyidir. Nefsine:

      – “Zalim…”

      Demen Allah’a (CC) zulüm isnad etmenden daha uygundur. Bütün işlerinde nefse
      uymaya yanaşma, yaptığı işlere boyun eğme. Çünkü nefis Allah’a (CC) düşmandır.
      Nefis, şeytan; bunlar ilahi ve kudsi varlıkların yokluğunu isterler. Bir gizli düşman
      gibi senin manevî değerini bitirmeye gayret ederler.

      Allah’a (CC) sığın. Kurtuluş yollarını ara. Daima onlara:

      – “Siz benim ruhumu karartıyorsunuz, sizi bağışlamam.”

      De. Allah’ın (CC) şu ayetini daima onlara oku:

      – “Eğer şükrederseniz ve iman sahibi olursanız Allah (CC) size niçin azap etsin?”

      Şunu da nefsinin kulağına oku:

      – “Allah (CC) hiçbir şeyde insanlara zulmetmez, lakin insanlar kendilerine
      zulmederler.”

      Abdulkadir Geylani (k.s.)

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.