- Bu konu 7 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
13 Haziran 2009: 16:34 #654511
Anonim
İyi Seyirler…
[VIMEO]3167366[/VIMEO]
13 Haziran 2009: 16:37 #746785Anonim
:aro:
13 Haziran 2009: 19:51 #746810Anonim
Yolcu olduğumuzu unutmayıp.Kendimize çeki düzen verip erzaklarımızı eksiksiz hazırlayıp ve varılacak son durakta hüsrana uğramayanlardan olma dileğiyle
13 Haziran 2009: 21:25 #746845Anonim
hamzali;135658 wrote:Yolcu olduğumuzu unutmayıp.Kendimize çeki düzen verip erzaklarımızı eksiksiz hazırlayıp ve varılacak son durakta hüsrana uğramayanlardan olma dileğiyleamin inşallah….Allah razı olsun…
14 Haziran 2009: 07:58 #746888Anonim
İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder. Bediüzzaman Said Nursî, Mesnevî-i Nuriye, s. 189
14 Haziran 2009: 14:19 #746900Anonim
ALLAH(cc) razı olsun…
“Dünya madem fanidir, hem madem ömür kısadır, hem madem
gayet lüzumlu vazifeler çoktur, hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır, hem madem dünya sahipsiz değil, hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakim ve Kerim bir Müdebbiri var, hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır, hem madem -Allah Bir kimseye gücünün yettiğinden başka sorumluluk yüklemez-*(Bakara Suresi: 286) ayeti sırrınca teklif-i malayutak yoktur, hem madem zararsız yol zararlı yola müreccahtır, hem madem dünyevi dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır; elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için ahretini unutmasın, ahretini dünyaya feda emesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, malayani şeylerle ömrünü telef emesin, kendini misafir telekki edip Misafirhane Sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selametle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin. (Mektubat s 714 Haziran 2009: 14:24 #746902Anonim
‘HAYAT YOLCULARINA’ İKAZLARYolculuğa çıkılacak zaman önemlidir. Sevgiliye kavuşma yolunda ise kaybedecek bir an yoktur, karar verilince yolculuk başlar:(Ey yoldaş, ey arkadaş! Sufi, vaktin oğludur. ‘Yarın’ demek yol şartlarından değildir)
—-Yola çıkan insana yolda kullanmak için teçhizat, azık, su gerekir. Bu ihtiyaçlardan en önemlisi ümit azığıdır. İnsan başaracağına inanır ve bu inançla hareket ederse, bütün yollar aşılır:
(Ümitsizlik diyarına gitme, ümitler var. Karanlığa varma güneşler var)
—-İnsan yolda sağlığını, parasını, arkadaşını kaybedebilir, ama asla ümidini kaybetmemelidir:
(Fakat aslanlığına dayanma, güvenme. Ümit ağacının gölgesine sığın!)
14 Haziran 2009: 17:08 #746916Anonim
Eksik bilgi ile yola çıkanlar, yolu bulmakta güçlük çeker, yanlış yollara sapar. Bazen daha önce gittiğimiz yeri bulmakta bile zorlanabiliriz. Bu yüzden yapılması gereken, her yolculukta, yolu ve gidilecek yeri iyi bilen, doğru yolu gösterip, yoldaki tehlikelere karşı bizi ikaz eden bir kılavuzun (rehber, delil, mürşit, pir) görüş ve bilgisine güvenmek, onun peşinden ayrılmamaktır.
İnsanın yoluna dikilen maniler hep kendinden kaynaklanır. Bunlardan biri de kadercilik anlayışıdır. Cüz’î iradeyi ve sorumluluğu reddeden insan kendi yolunu kendisi keser:
(Senin cebriliğin yolda uyumaktır, uyuma, o kapıyı, o dergâhı görmedikçe uykuya dalma! Cebre inanmakla yol kesen haydutlar arasında uyumak eşittir. Vakitsiz öten kuş nasıl olur da kurtulur?)
16 Haziran 2009: 18:08 #747195Anonim
Yolun sonunda varılacak yere hediye götürmek şarttır, eli boş gidilmez:
(Ey ulu kişi! Dostları görmeye eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmeye benzer. Ulu tanrı bile mahşer günü, halka ‘Kıyamet günü için armağanın nerede? Bize yapayalnız, azıksız, adeta sizi yarattığımız gibi geldiniz. Kendinize gelin!Kıyamet günü için ne hediyeniz var, ne getirdiniz? der)Hayat yolu, düz değildir. Tuzakları, sarp geçitleri vardır, insanı yolundan alıkoymak isteyen haramilerle doludur. Bu geçitlerden biri şeytanın da yolunu şaşırtmış olan kıskançlıktır: (Haset, yolda gırtlağına sarılırsa… Yolda bundan daha güç geçit yoktur. Ne kutludur o kişi ki yoldaşı, haset değildir.”
(Mesnevi’den)
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.