Duyguların Organizasyonu
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi ise daha güçlü bir sevgidir.” (Bakara, 165)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün düşmanın olabilir. Kızdığına da ölçülü kız, belki bir gün dostun olabilir.” (Tirmizî, Birr ve’s-Sıla, 60)
Duyguların kontrol edilememesi, aşırılıklar (ifrat ve tefrit) içinde kaybolmak ve nihayet kaybetmek demektir. Duygu patlaması yaşayan ya da duygu donukluğuna maruz kalan kimselerin hayatı, huzur ve saadetten mahrum bir hayattır. İlişkileri hastalıklıdır. Davranışları tutarsızdır. Bazen bulutların üstünde ve bazen de yerin yedi kat altında yaşarlar. İstikrar ve sebat nimetinden mahrum oldukları için, hiçbir alan da başarılı olma şansları da yoktur. Bu yönüyle duygularımız, hem insanlık ve hayat kalitemiz ve hem kulluk derecemiz bakımından son derece önemlidir. Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerim’de bizim bu yönümüze sık sık dikkat çekerek, duygularımıza hâkim olup yönetmemizi ister ve bize bu alanda yardımcı olacak vasıtalara işâret eder. (Dr. Adem Ergül, Altınoluk Dergisi, Ağustos-2014)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
er-Rakîb: Yarattıklarından bir an bile gâfil olmayan, her şeyi denetimi altında tutan, gözetleyip denetleyen, kullarını bu denetimi ile koruyan, bütün varlıkları üzerinde gözcü olan demektir.
Kısa Günün Kârı
Duyguların eğitiminde tasavvufî seyr u sülük sürecinin sıhhatli bir şekilde yürütülmesi son derece tesirli ver erdirici bir yoldur. Zira duyguların patlaması ya da taşması, çoğu zaman nefsin terbiye edilmemiş arzularından kaynaklanır. Tasavvuf ise nefsi tezkiye etmeyi kendine misyon edinmiş bir eğitim disiplinidir.