• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #683090
    Anonim

      Efendimiz (sav) ile Kalbî İrtibat

      Cenâb-ı Hak buyuruyor:
      “Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber’e çokça salât ederler. Ey mü’minler, siz de O’na salevât getirin ve tam bir teslîmiyetle selâm verin!” (Ahzâb, 56)

      Rasûlullah (sav) buyurdular:
      “Cuma günü bana çok salevât getirin! Zira o gün, meleklerin hazır ve şâhid olduğu bir gündür. O gün bir kişi bana salât ettiğinde onun salâtı mutlakâ bana arz edilir. Salevât getirmeyi bırakıncaya kadar bu durum böyle devam eder…” (İbn-i Mâce, Cenâiz, 65. Ebû Dâvûd, Salât 201/1047, Vitr 26)

      Übey bin Kâ’b (ra) şöyle anlatır:

      Peygamber (sav) Efendimiz’e:

      “-Yâ Rasûlâllah! Ben Siz’e çok salevât-ı şerîfe getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?” diye sordum.

      “-Dilediğin kadar.” buyurdular.

      “-Duâlarımın dörtte birini salêvât-ı şerîfeye ayırsam uygun olur mu?” diye sordum.

      “-Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için iyi olur.” buyurdular.

      “-Öyleyse duâmın yarısını salevât-ı şerîfeye ayırayım!” dedim.

      “-Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için hayırlı olur.” buyurdular. Ben yine:

      “-Şu hâlde üçte ikisi yeter mi?” diye sordum.

      “-İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için hayırlı olur.” buyurdular.

      “-Öyleyse duâya ayırdığım zamanın hepsinden Sana salevât-ı şerîfe getirsem nasıl olur?” deyince:
      “- O takdirde Allah Teâlâ, dünya ve âhirete âit bütün arzularını ihsân eyler ve günahlarını bağışlar!” buyurdular. (Tirmizî, Kıyâmet, 23/2457; Hâkim, II, 457/3578; Beyhakî, Şuab, III, 85/1418; Abdurrezzâk, II, 214)

      Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
      el-Müheymin: Mahlûkatını gözetip koruyan, korkulardan emin kılan, her şeye şahit olan, muhafaza eden demektir.

      Kısa Günün Kârı

      Salât ü selâm o kadar mühimdir ki Allah Rasûlü (sav) bizzat kendisi de peygamberlik makâmına salât ü selâmda bulunmuştur. Bunu, Cenâb-ı Hakk’ın emrini yerine getirmek ve ümmetine örnek olmak için yapmıştır. (Buhârî, İsti’zân, 28; Ebû Dâvûd, Salât, 18/465;)
      Çokça salevât-ı şerîfe getirmek, Rasûlullah (sav) Efendimiz’e duyulan muhabbetin büyüklüğüne alâmettir. Bu da kişiyi neticede Allah Rasûlü’ne yaklaştırır.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.