• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #642843
    Anonim

      Ayrılırken sarılıp söz vermişti birbirine iki arkadaş…Bir gün hayallerini gerçekleştireceklerdi.Şimdi ayrılmaları zorunlu da olsa, bir gün mutlaka gene birlikte olacaklardı…
      İş çıkışlarında kahve içecekler ve fal kapatıp öylesine bakacaklardı fincana..Sonra sahilde yürüyüşe çıkacaklardı yine her zamanki gibi…Belki gene biri aşık olacak diğeri onu avutmaya çalışacaktı ama her zamanki gibi başaramayacaktı arkadaşının üzülmemesine… Ansızın konakta gezerken vapura binip karşıya geçeceklerdi, sırf vapurda sigara keyfi yapabilmek için..Ve belki de sigaraları olmadığı için,hiç tanımadıkları birinden bir tane sigara isteyip utanarak,birlikte paylaşacaklardı vapurda ilerlerken Karşıyaka’ya doğru…Ama ne olursa olsun gene de birlikte olacaklardı.
      Sarılıp ağlarken iki can, muavinin sesi duyuldu,
      ‘İstanbul yolcusu kalmasın.’
      Hasret davrandı önce,
      ‘ben biniyorum kuşum, sen buralarda kendine dikkat et ve unutma hep yanındayım.’
      Özlem gözlerindeki yaşları sildi..
      ‘Gitmesen..Burada bir iş bulsak sana…Yada..Yada.. Beni de gotürsen ‘
      Hasretin gözleri doldu tekrar sarıldı,öptü büyük bir sevgiyle…
      ‘Gitmem gerek.’
      Diyebildi sessizce..Sonra elini kalbine koydu ve aldı yüreğini, Özlem’e uzattı…Özlem büyük bir dikkatle aldı hasretin yüreğini ve kendi kalbinin yerine koydu sonrada kendi yüreğini uzattı ona…
      Derken muavin bağırdı gene ama bu sefer kızgın;
      ‘yolcu kalmasın! ‘
      Ve Hasret boynu bükük bindi otobüse.
      ‘Keşke gotürebilsem yanımda seni.’
      Diyordu Özlem’in gözlerine bakarak pencereden.Özlem’de ona cevap veriyordu.
      ‘Keşke..’
      Sonra Hasret devam etti…
      ‘Keşke seni bir bavulun içine gizleyebilsem..’
      Derken Özlem hafif bir gülümsemeyle…
      ‘O kadar büyük bavul yok ki! ‘
      Dedi..Sonra güldüler ikisi de..Çevrelerindekiler anlamıyordu neden güldüklerini çünkü duyamıyorlardı onların yüreklerini ve duyamazlardı da…Derken otobüs hareket etti el salladılar birbirlerine,bunun son el sallayış olduğunu bilemeden…Özlem eve döndü ağlayarak,Hasret ise gecenin kör karanlığında ağlayarak gidiyordu İstanbul’a…
      Otobüs ilerledikçe iyice kötü oluyordu..Ya ona bir şey olursa diye korkuyordu istemeden…Halbuki özlem çoktan evine gitmiş yatağına girmişti bile.Gözünü çoktan kapatmıştı…

      #704697
      Anonim

        Çünkü can arkadaşı,
        ‘beni yanında istediğinde,gözlerini kapat ve uyu..Rüyanda seni ziyaret edeceğim.’
        Demişti.O yüzden hemen yatmıştı eve gidince.Ama bir türlü uyuyamıyordu..Derken kapısı çalındı,şaşırdı…Saate baktı..Gece üç..Kim olabilirdi bu saatte..Korktu, acaba..Acaba kazamı yapmıştı Hasret’in otobüsü…Gözleri doldu düşününce birden…Korkarak açtı kapıyı..Açtığında iyice şaşırmıştı ama mutlu da olmuştu…Çünkü Hasret’ti kapıdaki..Elinde günlüğü vardı ve Özlem’e uzatıyordu.
        ‘Burada senin için yazdıklarım var canım, giderken vermeyi, unuttum dayanamadım…Vermeden gitmeyeyim dedim…Sende kalsın istedim..Bilmiyorum..Al işte..’
        Dedi ve sarıldı Özlem’e…Öyle bir sarıldı ki bu hepsinden farklıydı sanki…Kulağına eğildi Özlem’in,
        ‘pencerene ekmek kırığı koymayı unutma…Her sabah serçeler beni sana getirecekler…Yüzünü gösterecekler…’
        Dedi üzgün…Özlem anlamamıştı..Sadece,
        ‘peki..’ Diyebildi.
        Saat çalıyordu, Özlem gözlerini açtığında,
        ‘rüyaymış..’
        Dedi hayal kırıklığıyla…Neden sonra masanın üstündeki günlüğü görünce, hemen kalktı yerinden ve anladı rüya olmadığını…Tam açıp okuyacaktı ki ilk sayfasını annesinin telefondaki konuşmalarını duydu…Usulca sokuldu salona…
        ‘Ya demek öyle.’
        Annesi ağlıyordu..
        ‘Peki.’
        Diyebildi telefonu kapatırken..Ve derin düşüncelere daldı..Öyle ki özlemin geldiğini bile fark etmemişti.
        ‘Anne…’
        Dedi Özlem korkuyla…Sesi titriyordu..
        ‘Ne oldu anne? Neden ağlıyorsun? ‘
        Annesi ne yapacağını şaşırmıştı.
        ‘Gel kızım oturalım.’
        Dedi bitkin.Özlem elinde Hasret’in günlüğü korkuyla yanaştı koltuğa… Annesi devam etti..
        ‘Bazen çok sevdiklerimiz gitmek zorunda kalırlar ama hep kalbimizde olduklarını da bilirler.Hasret’te böyle yapmış kuzum..Gitme vakti gelmiş ve gitmiş…’
        Bu sözler kurşun gibi girdi Özlem’in kalbine, sanki biri bıçağı sokmuş oyuyordu yüreğini…Gözünden yaşlar akmaya başladı…Derken kalktı hemen yerinden ve odasına koştu ağlayarak…Annesi gitmedi peşinden..Yalnız kalsın istedi…Özlem girdi odasına ve kapıyı kapatıp kaldı öyle… Ağlıyordu.. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu… Çünkü elinden hiçbir şey gelmiyordu… Çöktü kapının önüne ve ağlamaya devam etti… Elinde hasretin günlüğü duruyordu hala… Araladı sayfaları ve en son yazılanlara baktı.
        ‘Benim titrek yürekli dostum,Özlem’im…Şimdi otobüsteyim ve gidiyorum…Ama bu gitmeler farklı…Bu sefer İstanbul değil gittiğim yol…Hissediyorum…Bu ayrılık, farklı ayrılık biliyorum…Ne olur ağlama sakın..Ben her sabah serçelerle geleceğim pencerene ve onlar yüzünü gösterecekler bana…Sakın ekmek kırığı koymayı unutma pencere kenarına ve sakın ağlama…Kıyamam…’
        Kafasını kaldırdı özlem…Penceredeki serçeleri fark etti…Gözyaşlarını sildi hemen telaşla… Mutfağa gitti ve koca bir ekmeği ufalayıp döndü odasına…Bütün kırıntıları koydu pencere kenarına…Kuşlar yerken Özlem’in koyduklarını, o hissetmişti…Hasret gelmişti ve ona bakıyordu gülümseyerek..
        Sessizce fısıldadı Özlem…
        ‘Seni seviyorum tek arkadaşım,seni seviyorum…’

        #705608
        Anonim

          ellerine sağlık kardeşim çok güzel bir paylaşım.allah razı olsun

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.