- Bu konu 20 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
12 Ocak 2011: 23:08 #784380
Anonim
Allah cc razı olsun hepinizden
dualarınıza gönülden amiin diyorum
birde müsaadenizle ufak bir ekleme yapmak isterimki
dünya ve ahiret arasındaki dengede
havf ve reca
ifrat ve tefrit çizgilerine de azami dikkat etmek gerek
Rabbim cc haddi aşmayan, her daim kendisine yönelen hayırlı kullarından eylesin cümlemizi amin13 Ocak 2011: 10:16 #784389Anonim
Bismillahirrahmanirrahim
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur.
Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti her şeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” (Bakara Sû: 2/32)Ya Mevlam, derse iştirak eden kardeşlerimden ebeden razı ol
Onları;
Her türlü kötü hal ve tehlike için “La ilahe illallah” (Allah’tan başka ilah yoktur),
Her türlü bolluk ve bereket için “Elhamdülillah” (Hamd Allah’a mahsustur),
Her türlü genişlik için “Eşşükrü lillah” (Şükür Allah’a mahsustur),
Her türlü hayret verici şey için “Sübhanallah” (Allah,kusur,eksik ve aczden münezzehtir),
Her türlü darlık için “Hasbiyallah” (Allah bana yeter),
Her günah için “Estağfirullah” (Allah’ım affını isterim),
Her üzüntü için “Maşaallah” (Allah böyle diledi),
Her ilahi taktir için “Tevekkeltü alellah” (Allah’a tevekkül ettim),
Her musibet için “İnna lillah” (biz Allah’ın kuluyuz),
Her ibadet ve günah için “La havle ve la kuvvete illa billah” (ibadetleri yapmak ve günahlardan kaçınmak ancak Allah’ın kudretiyle yardım etmesiyle mümkündür)
Her türlü keder içinde “İsteantü billah” (Allah’tan yardım isterim.)
diyen hâlis kullarından eyle
amin amin amin13 Ocak 2011: 12:02 #784391Anonim
Yani diğer bir ifadeyle, amacımız cenneti kazanmak mı olmalı, yoksa cenneti dahi gaye edinmeden emir ve yasakları uygulamak mı olmalı ?
Evet yukardaki soru bir kaç soruyu içinde barındıryor sanırım ..özetle bende bu soru üzerinde teffekkür edip fikirlerimi yazmak istedim nacizane;
ve şu soru okurken aklıma Hakk aşığı yunus emrenin şu dizleri geliverdi;
cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri,
isteyene ver sen onu,
bana Seni gerek Seni….
Evet esasen teslim olmuş bir müslümanın aradığı mükafat ne cennettir .nede başka bir murad..;
Gaye ve şiar kanımca İlahi rıza ya talip olup bu uğurda kulluğun sınavını ihlas içinde verebilme çabasıdır..
Ta en başa dönersek insanoğlu gal’u Bela’da verdiği söze sadık kalmalı ve dünya hayatındada menzili sadıkların yolunda bir yolcu olmalı edeb ve liyakata uygun bir yolcu olmaının yollarını arayıp bulmaktır..!!!!
her ayağı taşa takıldığında şu söz kulaklarına küpe olup çınlamalı;
EY İNSANOĞLU SEN NİÇİN YARATILDIN;
Ve aklı selim bir müslüman şunu çok iyi bilir ve kavrar..Allah kalplerin içini en iyi bilendir..ona olan sevginizin samimiyetini ve ölçüsünü en iyi bilende odur..Unutmamalıdır ki kul ne yi isterse cenabı Hakk onu veriri kuluna..;
yüce Allahın rızasını talip olan müslümanlar öyle ihlasla bağlanırlarki, hiçi bir dünyalık musibet bu sevgi bağını zedeleyemez.;
Nitekim ayeti celileye bakarsak;
bismillah;:Allah’ın rızasını talep ederek (isteyerek) ve kendi nefslerinde (bunu) sabit kılarak (sebat ederek) mallarını infâk edenlerin (verenlerin) durumu, münbit bir tepe üzerinde bulunan bahçeye benzer ki, ona kuvvetli bir yağmur isabet edince, böylece ürününü iki kat verir. Hatta kuvvetli bir yağmur ona isabet etmese, çiselese bile. Ve Allah, yaptıklarınızı en iyi görendir.
evet nasıl mı olur ,ilahi rızaya giden yolun hakikatleri;Tabiki nefsi iyi terbiye etmekten geçer..ve yine bu konuyla ilgili şu ayete bakıp inceleyelim;
bismillah;
İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah’ın rızasını ara(yıp kazan)mak amacıyla nefsini satın alır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır. bakara207..
yine çok bilinen bir hadisle toparlamk istiyorum;
hz resul (sav)
bir gece rabbine yönelmek ister ya aişe izin verirmisin..Aişe izni verir gece ibadeti için eşine;ama şaşkındır ey resul senki geçmiş ve gelecek günahlardan arındırıldın neden hala ibadet ediyorsun bu kadar;
efendimizin (sav) sözü çok manidardır;
Ya aişe şükreden bir kul olmayayım mmı;
evet temelde İLAHİ RIZAYI ARAMA VE YARADANA TESLİMİYET VARDI..;
Rabbim rızası doğrultusunda bir hayat nasip etsin cümlemize..;
Benim yüreğimden bunlar geçti ..buyrun efendim…
13 Ocak 2011: 18:44 #784411Anonim
Hüseyni kardeşim aklımızın kıtlığına veriniz lütfen şu soru
- Niyetlerle mi yoksa amellerle mi yönelmek gerekir ? Biri birisiz olabilir mi ?
Ameller niyete göredir..ben böyle anladım..doğrumudur acaba?
şayet öyle ise bir şeyler yazmak ister bu aciz..;
bu ilim kokan güzel sahifede takıldık kaldık..Huzur verdi bize ilim bahçesi..Allah razı olsun kardeş..
13 Ocak 2011: 18:56 #784412Anonim
Estağfurullah. Aslında çok gerekli bir soru da değil bu… Biraz da konunun dışında. Burda şunu söylemek istedim: Her iki dünyanın saadeti ebedi hayata ciddi yönelmek ise; bu yönelmede amel etmek yeterli midir ? Yani amellerin zayi olma ihtimali de var sonuçta daha önceki cevaplarda dile getirmiştik. Niyetin ameldeki rolü nedir bir de buydu soru. Her iki konuda da bazı cevaplar verilmiş. Allah ilmimizi artırsın, sorular cevaplandı bitti diye birşey zaten olamaz. Her öğrendiğimizden konulara katkıda bulunabiliriz. Devam inşallah. Bu arada yeni dersimizin linkini de verelim.
13 Ocak 2011: 19:02 #784420Anonim
@HuSeYni 231461 wrote:
Estağfurullah. Aslında çok gerekli bir soru da değil bu… Biraz da konunun dışında. Burda şunu söylemek istedim: Her iki dünyanın saadeti ebedi hayata ciddi yönelmek ise; bu yönelmede amel etmek yeterli midir ? Yani amellerin zayi olma ihtimali de var sonuçta daha önceki cevaplarda dile getirmiştik. Niyetin ameldeki rolü nedir bir de buydu soru. Her iki konuda da bazı cevaplar verilmiş. Allah ilmimizi artırsın, sorular cevaplandı bitti diye birşey zaten olamaz. Her öğrendiğimizden konulara katkıda bulunabiliriz. Devam inşallah. Bu arada yeni dersimizin linkini de verelim.
Cenabı hakk razı olsun..tamam o zaman..hemen yeni konuyu okuyorum..Rabbim ruhumuzu nasipdar eylesin inşl..
10 Mayıs 2011: 11:59 #791157Anonim
İnsanın iç alemi hassas dengeler üzerine kurulu. Yanlış bir hareketin diğer yanlış hareketleri tetiklemesi sonucu diğer tabirle günahın günahı doğurması sebebiyle geri dönülmesi zor kirli denizlere yelken açılabilir.
Bir insanın hastalandığında nabız tansiyon şeker kollestrol kan değerlerinin olumsuz yönde değişmesi gibi günah virüslerinin iç alemimize girmesiyle kalbimizde ki manevi yaralar neticesinde mahiyetimizdeki sevgi şefkat merhametfedakarlık cömertlik yaşatmak için yaşama gibi duygularda olumsuz yönde değişimler olur. Eskisi gibi sevemeyiz insanları. Önceleri gönülden samimi sevdiğimiz dostlarımız soğuk gelmeye başlamıştır artık. Sevgimizin kalitesi düşmüştür. Onlarla birlikte olmak bir araya gelmek ruhani manevi zevkler verirken, bu beraberliklerin tadı kaçmıştır. Adeta içi boşalmış anlamsızlaşmış kalbe hitab etmez hale gelmiş pörsüyüp kurumaya yüz tutmuştur. Aslında böyle birinin nazarında hayat anlamsızlaşmıştır.
Eşyaya tabiata kainata ,onlara yansıyan esmai ilahi noktai nazarından mana verme ve bu manayı ibadetiyle derinleştirme konumunda olan insan dini, hayatına hayat yapamayınca manasızlık hayatının her yerine her yanına dal budak salmaya başlamıştır ve bu manasız hayattan, dostlarıyla hatta eşiyle çocuklarıyla ilişkileride nasibini almıştır. Böyle biri zahiren cennette yaşıyorsada manen cehennemi bir ruh halindedir
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.