• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #683396
    Anonim

      Arkadaş! Kâinat dediğimiz şu apartman-ı İlahî öyle ulvî, yüksek, derin, ince nizamlara tâbi’ ve öyle acib garib rabıtalara bağlıdır ki, eğer bir duvarı veya bir taşı, “Yerinden çık!” emrine hedef olsa; derhal âlem, ölüm hastalığına düşer, sekerata başlar; yıldızlar arasında müsademeler, ecram arasında muharebeler vukua gelir. Şu gayr-ı mütenahî boşluk; pek şiddetli sayhalar, pek dehşetli sâıkalar, pek korkunç sesler, sadâlar, gürültüler ve gümbürtülerle dolar. Evet insan-ı kebirin ölümü, küçük bir ölüm değildir. Sekerata başladığı zaman, milyarlarca kürelerin çarpışmasından husule gelen fırtınanın ne tasavvuru ve ne tarifi ve ne de görülmesi imkân dairesinde değildir.
      Kâinat: Yaratılmış olan şeylerin tamamı, bütün âlemler, varlıklar.
      Apartman-ı İlahî: İlahî apartman, Allah’ın(cc) kurduğu bina.
      Ulvî: Yüksek, yüce.
      Rabıta: İki şeyi birbirine bağlayan şey, bağ. *Yakınlık duyma, münasebet, ilgi, alâka, bağ. *Bağlılık.
      Sekerat: Sarhoşluk. *Dalgınlık, baygınlık. *Ölmek üzere olan bir kişinin kendinden geçmesi.
      Müsademe: Çarpışma, tokuşma, vuruşma, birbirine çarpma.
      Ecram: Ruhsuz ve cansız büyük varlıklar, yıldızlar.
      Muharebe: Savaşma, savaş, cenk, harp. *Savaşta yapılan çarpışmalardan her biri.
      Vukua: Olmaya, meydana gelmeye, gerçekleşmeye.
      Gayr-ı mütenahî: Sonsuz, nihayet bulmaz, bitmez.
      Sayha: Çığlık, nara, haykırış.
      Sâıkalar: Yıldırımlar.
      İnsan-ı kebir: Büyük insan.
      Tasavvur: Bir şeyi zihinde şekillendirme, tasarlama, kurma. *Bir şeyi tahayyül etme, göz önüne getirme. *Yapılmasını düşünme.

      İşte bu şiddetli ölüm ile hilkat bayılır, kâinat yayılır, hilkatin yağı ayranı birbirinden ayrılır. Cehennem maddesiyle, aşiretiyle bir tarafa çekilir; Cennet de letafetiyle, lezaiziyle ve bütün güzel unsurlarıyla tecelli ve incilâ eder.
      Hilkat: Yaratılış.
      Letafet: Latiflik, hoşluk.
      Lezaiz: Lezzetler, zevk veren şeyler.
      Tecelli: Görünme, kendini belli etme, ortaya çıkma.
      İncilâ: Parlama, cilalanma.

      İşarat-ül İ’caz
    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.