- Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
3 Ekim 2007: 11:47 #645612
Anonim
Ayrıca sohbetlerde merhum Ahmet Feyzi ağabey, Münazarat’tan “On üçüncü asrının minaresinin başına çıkmışım.” gibi ifadeler geçince “Peki, on üçüncü asrın minaresi ne demek? Oraya niçin çıkmış? Neden çok bağırıyormuş? Kimmiş bu adam? Nereden mezun olmuş? Bu kadar isabetli teşhisleri nasıl yapabilmiş?” şeklindeki sorularla bizleri düşünmeye sevk ederdi… İşte bu sohbetlerin yapıldığı o günlerde, tavukçulukla meşgul bir ağabeyimiz sohbete gelirken yanında çok yaşlı bir kişiyi de getirmişti. O kişi dedi ki: “Ben çocukluğumda İstanbul’da bir dergâha devam ederdim. Şeyhimiz âlim, fâzıl bir mürşiddi. Onun için her meselemizi ona sorardık. O sıralarda elime Bediüzzaman Hazretleri’nin küçük risaleleri geçti. Okuyordum; ama manalarını tam olarak çözemiyordum. Bunları mürşidimize götürdüm. O, okudu, okudu sonra bana “Evladım, bu zat, bir kutup veya bir gavs olsa gerektir!..” dedi. Ben de şeyhimizin sözleri üzerine düşünmeye başladım ve bir rüya gördüm… Askermişim… Üzerimde askerî elbiseler var. Birden ‘Seni sertabib (başhekim) çağırıyor!’ dediler, koşup gittim. Baktım apoletli askerî beyaz elbiseler içinde ciddi bir zat ayakta durmakta… Bana, ‘Evladım, kimdir diye merak ettiğin, o kutup ve gavs benim!’ dedi. Uyandım.”
3 Ekim 2007: 13:20 #712509Anonim
Allah razı olsun sergerdan kardeş

Ama Risal-i Nur talebeleri keramete ehemmiyet vermez dimi Ustadım diyor ya “Ben baloncu değilim” bunuda bilmemiz gerekir ..
3 Ekim 2007: 15:07 #712513Anonim
T@LH@ wrote:Allah razı olsun sergerdan kardeş
Ama Risal-i Nur talebeleri keramete ehemmiyet vermez dimi Ustadım diyor ya “Ben baloncu değilim” bunuda bilmemiz gerekir ..
Tabi abi ehemmiyet vermeyiz biz,o vazifeler devam ediyorsa da başkasınındır.Burada o yaşlı adamın hocası,şeyhi-Allah razı olsun ondan- o nuru hissetmiş,hişssedebilmiş ona misal verilmiş.Yoksa bazı enaniyetli ve farklı meşrebli hocalar biliyoruz üstadın hakkını vermemişler.
Tekrar eserlerin ne kadar kuvvetli oldugunu hatırlamış olduk 😉
13 Ekim 2007: 08:52 #712951Anonim
Sergerdan wrote:Ayrıca sohbetlerde merhum Ahmet Feyzi ağabey, Münazarat’tan “On üçüncü asrının minaresinin başına çıkmışım.” gibi ifadeler geçince “Peki, on üçüncü asrın minaresi ne demek? Oraya niçin çıkmış? Neden çok bağırıyormuş? Kimmiş bu adam? Nereden mezun olmuş? Bu kadar isabetli teşhisleri nasıl yapabilmiş?” şeklindeki sorularla bizleri düşünmeye sevk ederdi… İşte bu sohbetlerin yapıldığı o günlerde, tavukçulukla meşgul bir ağabeyimiz sohbete gelirken yanında çok yaşlı bir kişiyi de getirmişti. O kişi dedi ki: “Ben çocukluğumda İstanbul’da bir dergâha devam ederdim. Şeyhimiz âlim, fâzıl bir mürşiddi. Onun için her meselemizi ona sorardık. O sıralarda elime Bediüzzaman Hazretleri’nin küçük risaleleri geçti. Okuyordum; ama manalarını tam olarak çözemiyordum. Bunları mürşidimize götürdüm. O, okudu, okudu sonra bana “Evladım, bu zat, bir kutup veya bir gavs olsa gerektir!..” dedi. Ben de şeyhimizin sözleri üzerine düşünmeye başladım ve bir rüya gördüm… Askermişim… Üzerimde askerî elbiseler var. Birden ‘Seni sertabib (başhekim) çağırıyor!’ dediler, koşup gittim. Baktım apoletli askerî beyaz elbiseler içinde ciddi bir zat ayakta durmakta… Bana, ‘Evladım, kimdir diye merak ettiğin, o kutup ve gavs benim!’ dedi. Uyandım.”ALLAH razı olsun ..
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.