• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #656609
    Anonim

      Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
      Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
      Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
      Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
      Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
      Uzatma dünya sürgünümü benim
      Güneşi bahardan koparıp
      Askın bu en onulmazından koparıp
      Bir tuz bulutu gibi
      Savuran yüreğime
      Ah uzatma dünya sürgünümü benim
      Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
      Ayaklarımdan belli
      Lambalar eğri
      Aynalar akrep meleği
      Zaman çarpılmış atin son hayali
      Ev miras değil mirasın hayaleti
      Ey gönlümün doğurduğu
      Büyüttüğü emzirdiği
      Kus tüyünden
      Ve kus sütünden
      Geceler ve gündüzlerde
      İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
      Sevgili
      En sevgili
      Ey sevgili

      Uzatma dünya sürgünümü benim

      Bütün şiirlerde söylediğim sensin
      Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
      Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome’nin Belkıs’ın
      Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
      Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
      Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
      Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
      Ey gönüllerin en yumuşağı en derini Sevgili
      En sevgili
      Ey sevgili

      Uzatma dünya sürgünümü benim

      Yıllar geçti sapan olumsuz iz bıraktı toprakta
      Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
      Çatı katlarında bodrum katlarında
      Gölgendi gecemi aydınlatan essiz lamba
      Hep Kanlıca’da Emirgan’da
      Kandilli’nin kurşuni şafaklarında
      Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
      Simdi onun birdenbire gelen sonbaharında
      Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
      Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
      Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
      Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
      Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
      Sevgili
      En sevgili
      Ey sevgili
      Uzatma dünya sürgünümü benim

      Dağların yıkılısını gördüm bir Venüs bardağında
      Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
      Günesin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
      Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
      Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
      Ölüm düşüncesinin beni sardığı su anda
      Verilmemiş hesapların korkusuyla
      Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
      Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
      Sevgili
      En sevgili
      Ey sevgili

      Uzatma dünya sürgünümü benim

      Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
      Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
      Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
      Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
      Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
      O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
      Sakin kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
      Ne yapsalar bos göklerden gelen bir karar vardır
      Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
      Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
      Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
      Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
      Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
      Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adli bir çınar vardır
      Sevgili
      En sevgili
      Ey sevgili

      Sezai Karakoç (Zamana Adanmış Sözler)



      #754601
      Anonim

        sağolun güzel paylaşım

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.