• Bu konu 1 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #672708
    Anonim
      Çünkü, sen gündüz uyanıkken güzel bir söz söylersin; bazan rüyada güzel bir elma şeklinde yersin. Gündüz çirkin bir sözün, gecede acı birşey suretinde yutarsın. Bir gıybet etsen, murdar bir et suretinde sana yedirirler.

      Öyle ise, şu dünya uykusunda söylediğin güzel sözlerin ve çirkin sözlerin, meyveler suretinde, uyanık âlemi olan âlem-i âhirette yersin ve yemesini istib’âd etmemelisin.

      Burasını okurken kapasiteme göre birkaç ruhani haz hissettim kaleme dökemedim sizlerin hem yüksek kapasitelerinizle daha yoğun bir şekilde hissettiğiniz yukarıdaki cümleleri açmanızı rica edecektim gündüz haramla geçen birgünün gecesinde geceyi huzursuzmu geçiririz)modify_inline.gif

      #794888
      Anonim

        [h=2]icon1.png[/h]

        huzursuzluğun kaynağı zaten haramdır.

        Haram zehirli bal hükmündedir.

        Zehirli balı yesek,bedene verdiği zarar hemen olduğu gibi.

        Haram yersek,günah işlersek otomotikman kalb ve ruhumuz ve diğer latifelerimiz zarar görür.

        Bir bakmakla bir yutmakla letaiflerini batırma diyor lemalarda 17.lemada

        #794889
        Anonim

          [h=2]icon1.png[/h]

          bu yazıda bazı hakikatları alacaksın karatoprak kardeşim,yazıyı dikkatli ve idrakli okumalı.

          İstanbul 5.2 şiddetinde sallanmış. Daha büyüklerinden Allah korusun. Atv’de depremle ilgili uzmanlar yorum yapıyor. Fay hatları ile ilgili inceden inceye ve görüntülü bilgiler veriyorlar. Büyük sarsıntıların öncüsü olabileceğinden korkuluyor.
          Uzmanlardan birisi diyor ki: “Korkacak bir şey yok. Eğlenmenize bakın, tatilinizi yapın.”

          Marmara’da tatil ve eğlence denince manevi değerlerin hiçe sayıldığı bir fay hattı ortaya çıkıyor. Eğlence ehlinin ahlaki değerleri hiçe sayması gibi, uzmanlar da depremin manevi yönünü görmezden geliyorlar.

          79673.jpgBediüzzaman başkalarının ölü zannettiği yer küreyi bir hayvana benzetiyor (Sözler 644), yani “Hayat sahibi bir canlıdır” diyor. Bu durumda insanları da bu canlının ruhu ve duyguları olarak kabul etmek gerekir.

          Doktorlar, insanın maddi bir çok rahatsızlıklarının sebebinin manevi ve ruhi bunalımlar, bastırılmış duygular, stres, depresyon gibi insanın görünmeyen, elle tutulmayan, mahiyetini ve sırlarını çok da çözemediği ruhla ilgili hususları olduğunu belirtmektedirler.

          İnsanın iç dünyasında kopan fırtınaların ve sarsıntıların doğrudan doğruya vücudunda bir takım yaralar açtığını herkes bilir ve bunu yaşar.

          Tek başına canlı kabul edilen dünyanın bir yerinde eğer bir sarsıntı oluyorsa, muhakkak manevi bir cinayet işlenmiştir ki, dışa vuruyor. Maneviyatı hiçe sayarak günah sayılan şeyler, sanki günah olmaktan çıkartılarak çoğunluk tarafından işlenmeye ve normalmiş gibi görünmeye başlanmışsa, muhakkak bir depresyona sebep olacaktır. Dünyanın depresyonu da elbette deprem şeklinde olacaktır. Bunu Bediüzzaman; “Mâdem bir kısım hatâlar, unsurları ve arzı hiddete getirecek derecede bir şümûllü isyandır ve çok mahlûkatın hukukuna bir tahkirli tecavüzdür.” (Sözler 159) sözleri ile ifade eder.

          Bediüzzaman; “Hem insanlar, hayvanlar gibi mevcudât başıboş değiller; belki vazifedar memurdurlar, bir Hakîm-i Rahîmin nazarındadırlar. … Hem, sana düşmanlık vaziyetini alan mikroptan tâ tâun ve tûfan ve kaht ve zelzeleye kadar bütün eşyanın dizginleri o Rahîm-i Hakîmin elindedirler. O Hakîm’dir, abes iş yapmaz; Rahîm’dir, rahîmiyeti çoktur. Yaptığı her işinde bir nevi lütuf var.” (Sözler 580) diyerek göz ardı edilmemesi gereken hakikati hatırlatıyor.
          5.2 bunları hatırlatmalı.

          Uzmanlar; “Eğlenmenize bakın, tatilinizi yapın.” demeden önce; “Aman ahali, dünyamız da insan vücudu gibi çok hassastır, onu üzecek, sarsacak, depresyona sokacak, hiddete getirecek şeyleri yapmaktan kaçınalım. Günah işleyerek oluşan manevi olumsuz atmosferin azap verici harareti ile fay hatlarını yerinden oynatmayalım.” tavsiyesinde bulunmalıdırlar.

          Elbette maddi olarak ne yapılması gerekiyorsa yapılacak, alınması gereken bütün tedbirler alınacak. Ama unutmayalım yer kürenin Sahibinin izni olmadan da bırakın fay hattını, yaprak bile kıpırdayamaz. Biz asıl O’nu memnun etmeye bakalım. O gökteki yıldızları boşlukta istediği gibi nasıl durduryorsa, birbirine çarpmadan döndürüyorsa, bizim için de fay hatlarını kırılmadan boşlukta tutar. Yeter ki, O istesin.

          A.kadir aytar-risalehaber

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.