Azadeler ne bilir ey gül!
Hüzün bahçelerinde gezinir şimdi eylül,
Fecrin yapraklarıyla ara sıra dokunan,
Selamsız sabahsız solgun sesiyle,
Kuytu ormanlarda milatsız bir kuş gibi.
Çünkü eylül,
Sisten ve buğudan gülüşler kaybolduğu
Gümüş gelinliğiyle muzdarip bir leyladır.
Akşam mecnunşarının üst üste
Boğulduğu bir avuç kül.
Bir avuç kül.
Al perçemli bir akşam bu dallarda titrerken
Bu sevdanın alnına dolunaylar dokunur.
Ve alevden gece akrep aynalarda
Yakıp söndürmektedir bir milyon cam billur.
Gözlerimde bir bulut çılgın kasımpatılar,
İlkel bir teşrifatla sığındı odalara
Beyhude bir gemide yol alırken gençliğim.
Sefa KAPLAN