- Bu konu 19 yanıt içerir, 12 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
15 Ocak 2009: 20:45 #726718
Anonim
Çeçenlerden Gazze’ye kurulan duâ köprüsü

Bir avuç Çeçen, Rusya’ya karşı en güzel direnişi gösterdiği en zor günlerinde Çeçen komutanlar tüm dünyaya bir mektup yollamışlardı, zarfsız, adressiz. İstedikleri mekânlara ulaşması değil, gönüllere girmesiydi çünkü. Seslerini bu şekilde duyurmuşlar ve duâ istemişlerdi herkesten.
“İbadet etmekte olan yaşlılara, tüm kadınlara, ibadet edenlere ve herkese. Bu çağrı hepinize! Savaş gitgide kızışıyor, kalpler parçalanıyor. Durum çok ağır ve düşmanın vahşîce saldırıları dinmek bilmiyor. Dünya çapında tüm kâfirler işbirliği içinde bize karşı dolaplar çeviriyorlar. Uçaklar en yıkıcı bombalarla bombalıyorlar. Üzerimize top ateşleri yağıyor. Dağlar kar ve buzlarla kaplı.

“Ey İslâm Ümmeti! Aranızda Allah’a olan ahdine sadık olan kimseler yok mu? Samimiyetle ve alçakgönüllülükle ellerini kaldırdığı zaman duâsı kabul edilenler yok mu? Ya da bizi dualarınızda bile unuttunuz mu? Nerede gece yarılarında ısrarlı (Kunut) duâlarınız? Gerçekten, böyle muazzam bir ibadet şekline, bugünkü durumumuzdan daha çok hangi durum için ihtiyaç duyulmaktadır acaba?
“Allah’ın Rasülü (asm) şehit olan yetmiş arkadaşı için Kunut duâları etmişti. Bugün binlerce Müslüman kardeşiniz öldürülürken, sizin desteğiniz nerede?
“Ne zaman dünyanın herhangi bir yerinde Müslümanların başına bir felâket geldiğini duysanız hemen Kunut duâlarınızla kardeşleriniz için Allah’a yalvararak onlara merhamet edip zafer ihsan eylemesi için duâ ediniz.”
Şimdi gece yarıları saatler bizim için vuruyor, ellerimiz daha bir sık açılıyor duâya. Otururken, yürürken, yatarken, kalkarken dilimizde dönüp duran duâlarımız var. Hep bir ahla bitiriyoruz cümlelerimizi ve âmin diyerek eşlik ediyoruz. Sıcak yataklarımız batıyor artık sırtımıza, yediğimiz yemekler çok geliyor. Daha fazla duâ için, daha fazla yakarış için dolduruyoruz kalbimizi ve beynimizi. Yüreğimiz ne çok susmuş, dilimiz uzaklarla konuşmayı unutmuş. Ateş hep düştüğü yeri yakmış. Çok duâ etmeliyiz diyoruz her adımda, o kadar etmeliyiz ki aldığımız nefes adedince gidip bu zulmü yapanlara çarpsın istiyoruz. O kadar etmeliyiz ki, bu sıcacık cümleler gidip Gazzeli bir çocuğu sarsın ve ısıtsın. O kadar etmeliyiz ki, Gazzeli gözü yaşlı annenin yaşlarını silsin, bir babanın yanan yüreğine ferahlık versin. Yüreğine baharlar geldiğinde bilsin bu meltemin bir duâyla estiğini.
Bu ahlar yerde kalır mı Allah’ım? Bu zulmün bir hesabı olmaz mı Allah’ım? Bu vahşeti yapanların evlerine huzur girer mi, başlarını yastıklara rahat koyarlar mı, rüya görürler mi, rüyalarında yeşillikler, mavilikler görürler mi Allah’ım? Annelerin duâları, babaların gözyaşları geri döner mi, bu çocuklar bir gün güler mi Allah’ım?“Duânız olmasa ne ehemmiyetiniz var?” diyorsun ya Rabbim. Yok bir kıymetimiz. Kalbimizdekini Sen biliyorsun, Sen anlıyorsun bizi. Sana ellerimizi açmazsak, duâ etmezsek ne ağırız, ne kötüyüz ve bu suskun halimiz zemheri gibi üşütüyor bizi. Duâ ediyoruz Rabbim ehemmiyetimiz olsun, insan olarak bir anlamımız olsun diye. Duâ ediyoruz Rabbim gidip birine ulaşsın diye. Duâ ediyoruz Rabbim, geç olsa da güç olsa da bir gün kabul olunacağını biliyoruz. Duâ ediyoruz ve duâyla varız. Hayata kattığımız anlam dilimizde, yüreğimizde, duâlarımızda. Ne güzel Sen’le konuşmak ve ne güzel Sana duâ etmek. Şimdi duâlarımızı bekleyen insanlar var Rabbim. Üşüyen çocuk, yaralı anne, dağlanmış baba, tek başına kalmış yaşlı, hasta herkes duâ bekliyor bizden. Bir zamanlar Çeçen komutanların bizlere hatırlattığı insanlığımızın gayesini şimdi hayata geçirme zamanı. Biliyoruz ki Gazzeliler de bizlerden aynılarını bekliyor. Biliyoruz ki, savaşın ortasında kalmış onca insana duâlarımızı yollamalıyız. Bir seher vaktinde, belki bir gece uyanışında, bir akşam karanlığında, gündüz aydınlığında ve her daim duâ.Hani Sevgili (asm) Taif’te taşlanmıştı, hani bir bağda saklanıp hüznünü dile getirmişti ya Allah’a. Hani vahiy gelmiyordu, hani o (asm) çok üzgündü, hani yine hüznünü yollamıştı ya ellerini açıp duâyla. Unuttu sanmıştı ve ne çok üzülmüştü. Hani sonra yüzü gülmüştü Sevgili’nin (asm), hani vahiy gelmeye başlamıştı. Unutmamıştı Allah, unutmaz da. Habibini (asm) unutmayan Allah var Gazzeli çocukların duâlarında. Yolladıkları mektuplar dolu dolu ve boş gelmeyeceğini biliyor anneler, babalar. Bizi onlarla buluşturan ise duâlar var. Bekliyor şimdi Kunut duâları okunmak için bizleri. Bekliyor şimdi bütün duâlar yüreğimizden dile dökülüp, tüm mazlumlara ulaşmayı. Zaman duâ zamanı. Akrep duâya vuruyor, yelkovan âmin diyor, arz sarsılıyor.

SÜVEYDA GÜNER15 Ocak 2009: 20:49 #726722Anonim
Gariplerin arkasında Allah vardır ve insan garipse sahibi Allah’tır.
sahibimiz sen ol Rabbim…15 Ocak 2009: 21:50 #726739Anonim
“Ey İslâm Ümmeti! Aranızda Allah’a olan ahdine sadık olan kimseler yok mu? Samimiyetle ve alçakgönüllülükle ellerini kaldırdığı zaman duâsı kabul edilenler yok mu?
15 Ocak 2009: 22:40 #726757Anonim
herşeyin bir eceli olduğu gibi,muhakkak zulmünde bir eceli wardır.
we biliyoruz ki, her vuku bulanda hayır wardır,
RABBİM ardındaki hayrı çabuk göster…
sen yardım et RABBİM!
17 Ocak 2009: 00:53 #727001Anonim

Ebabil kuşlarını israilin üzerinde ucur Allahım
Filistini cocuklarımızı bu zalimlerin elinden kurtar Allahım


Bu Cocukların yürekleri gibi masum yürekli dualarda hep birlikte buluşmak umuduyla buyrun dua ya
Şuandan itibaren her müslüman en az (dileyen):
1 defa Fetih suresinin tamamını okumalı
1001 defa Kamer Suresinin 45. ayeti
170 defa ayetel kürsü 170. sonunda son ayeti 71 defa tekrarlamalıyız
135 defa Fatiha Suresi, besmele birleşecek
836 defa Fatiha suresindeki 4. ayet
En çok 313, en azida 19 defa ortalama 66 veya 99 defa tövbe suresi 40.ayet17 Ocak 2009: 01:15 #727002Anonim

Allahım yardım et israili Kahhar ismi şerifinle kahreyle
senin güçün yerşeye yeter AminSeni cokmu korkuttular o hayvanlar cocugum
korkma cenette İbrahim a.s seni himaye edecek
Allah seni korkutanları ahirette kahredecek
korma desem sesimi duyarmısın ah cocuk senin resmini her gördügümde
perişan oluyorum yerine koyuyorum gül kolulu tanıdıgım bütün cocukları
kahroluyorum sende bizim cocugumuzsun ve ben seni koklayamasamda
cok iyi biliyorum ki bütün cocuklar gibi sende gül kokuyorsun
Allahım bu merhametten uzak israil askerlerini helak eyle
Allahım cocuklarımızı bu pisliklerin elinden kurtar Amin

Şuandan itibaren her müslüman en az (dileyen):
1 defa Fetih suresinin tamamını okumalı
1001 defa Kamer Suresinin 45. ayeti
170 defa ayetel kürsü 170. sonunda son ayeti 71 defa tekrarlamalıyız
135 defa Fatiha Suresi, besmele birleşecek
836 defa Fatiha suresindeki 4. ayet
En çok 313, en azida 19 defa ortalama 66 veya 99 defa tövbe suresi 40.ayet -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.


