- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
28 Ekim 2009: 15:13 #657715
Anonim
genç kızlar
IFFET VE HAYA TIMSALI GENÇ KIZLARBu makalemizde ise, ayetlerde birçok yerde kendisinden bahsedilen Hz. Meryem’den ve Hz. Suayb’in kizlarindan söz edecegiz.
Gerek Hz. Suayb’in kizlari ve gerekse Hz. Meryem de genç kizlik dönemlerini yasayan müslüman kizlar için örnek gösterilmislerdir.
Simdi, yasadiklari çag itibariyle daha önce olan Hz. Suayb’in kizlarindan bahsedelim.
Hz. Musa’nin kissasinda onlara da yer veren Allah Teâlâ, dikkatimizi çekecek bir ifade kullanmaktadir.
“Onlardan biri utana utana yürüyerek Musa’ya geldi ve söyle dedi: “Babam sizi, koyunlarimizi sulamaniza karsilik olmak üzere ücretinizi vermek için çagiriyor”.1
Ayeti yorumlayan müfessirler, Hz. Suayb’in bu kizinin haya ve utanma duygusu içinde yürüyerek ve örtüsünü üzerine almis bir sekilde Hz. Musa’ya geldigini ifade etmektedirler. “Haya üzere / utana utana yürümek” tabirinin özellikle zikredilmesinde, genç kizlar için bir örnek teskil etmesi kastedilmistir kanaatindeyiz. Dolayisiyla, “Haya güzel bir seydir, ama kadinda daha güzeldir” sözünün ne denli önemli oldugu bir kez daha ortaya çikmaktadir.
Yine Kur’ân ayetlerinde Hz. Meryem’e genis yer verildigi görülmektedir. Ayetlerde onun, annesi tarafindan mabede adandigi, dogumundan itibaren Hz. Zekeriyya gibi salih ve bilgili bir peygamberin gözetiminde Allah tarafindan “güzel bir nebat gibi yetistirildigi”, ergenlik çagina erdiginde ise mabedin bir kösesinde inzivaya çekildiginden bahsedilmektedir.2 Kendisini ibadete vermesi sebebiyle, tefsirlerde “el-Betûl” olarak vasiflanan Hz. Meryem, Kur’ân-i Kerim’de adi bizzat zikredilen tek kadin olmakla ayri bir önem tasimaktadir.3 Hz. Zekeriyya ne zaman onun yanina girse, orada mevsimi olmayan meyvelerle karsilasmaktaydi. Bu olaganüstü hadisenin kaynagini sorunca, Hz. Meryem su cevabi vermisti: “Bunlar bana Allah katindan geliyor. Zira O, diledigini hesapsiz ve hiçbir zahmete sokmadan riziklandirir.”4 Bundan sonraki hadiseleri Kurân bizlere söyle aktarmaktadir:
“Ey Muhammed! Kitab’da Meryem’i de an. O ailesinden ayrilarak dogu yönünde bir yere çekilmisti. Sonra insanlardan gizlenmek için bir perde germisti. Cebrail’i göndermistik de ona tam bir insan seklinde görünmüstü. Meryem: “Eger Allah’tan sakinan bir kimse isen, Senden Rahman’a siginirim” dedi. Cebrail: “Ben temiz bir oglan bagislamak için Rabbinin sana gönderdigi bir elçiyim” dedi. Meryem: “Bana herhangi bir insan dokunmamis iken ve ben de kötü bir kadin olmadigima göre nasil olur da bir oglum olabilir?” dedi. Cebrail:”Bu böyledir. Çünkü Rabbin, “bu bana kolaydir. Onu insanlar için bir mucize ve katimizdan da bir rahmet kilacagiz; hem bu önceden kararlastirdigimiz bir istir” diyor” dedi. Meryem oglana hamile oldu, o haliyle uzak bir yere çekildi. Dogum sancisi onu bir hurma agacinin dibine gitmeye mecbur etti ve söyle dedi: “Ah! Keske bundan önce ölmüs olsaydim da unutulup gitseydim.” Alt tarafindan bir ses söyle seslendi: “Sakin üzülme!. Rabbin, içinde bulunani serefli kilmistir.”5
Hz. Meryem son derece mahçup ve çekingen bir tabiate sahipti. Cebrail ona tam bir insan suretinde görünmüstü. Ancak o ilk defa karsilastigi bu genç insana “Eger Allah’tan korkan bir kimse isen, ben senden Allah’a siginirim” demek suretiyle kendisine herhangi bir kötülük yapmamasini rica etmisti. Bu sözler, onun iffet ve haya sahibi biri oldugunun ifadeleridir.
Öte yandan Allah’in dilemesiyle Hz. Isa’ya hamile kalan Hz. Meryem’in, dogum sancilari çektigi sirada söyledigi sözler de dikkat çekicidir. Namuslu ve iffetli bir kisi iken böyle bir durum ile karsi karsiya kalip, insanlara bunu ne sekilde izah edeceginin sikintisini tasidigi bir hâlet-i ruhiye içinde söyledigi, “Ah! keske bundan önce ölseydim de unutulup giden biri olsaydim…” sözleri de onun psikolojik durumunu yansitan en güzel ifadelerdir. Hz. Meryem, ayette, bizlere, “Allah Teâlâ’nin dünyadaki bütün kadinlara üstün kildigi”6 bir sahsiyet olarak tanitilirken, en önemli vasfinin, iffet ve haya timsali, edeb ve takva sahibi, kendisini ibadete veren biri oldugu vurgulanmaktadir.
Her ne kadar, büyük bir sinavla karsi karsiya kalsa da, Allah’a olan güzel kullugu sebebiyle, oglu Hz.Isa’nin mucizeleriyle Cenab-i Hak, onu insanlarin töhmetinden ve serrinden korumus ve sonuçta onu bir peygamber annesi kilarak ismini insanlar arasinda hep saygiyla anilan bir kisi yapmistir. Bu da gösteriyor ki, iffet ve hayanin, kulluk ve takvanin karsiligi Allah tarafindan öncelikle dünyada ödüllendiriliyor.
Saglik ve afiyet dileklerimle….
MEHMET EMİN AY
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.