- Bu konu 7 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
16 Ekim 2007: 08:28 #645752
Anonim
GENCİM, GÜZELİM AMA
… Yakınlarımızla birlikte, ölen annemin halasının yüzünü son bir defa görmek için mezarın başına gittiğimizde, imam bu isteğimizi kabul etmedi. Tabutu açtılar ama, sadece kefenin başındaki bağlar çözüldü. Tabut toprağa indirildikten sonra, yan yana tahtalar dizilmeye başlandı… Artık dünya ile irtibatı, kapanıyor ve ameliyle baş başa kalıyordu. Benim ise, her tahta kapayışta içimdeki dünya sevgisi biraz daha ölüyordu. Toprak atılmaya başlandığında anladım ki; bu dünya gerçekten koskocaman bir yalandan ibaret. Mezarın üzeri toprakla tümsek yapılınca, o kadın yaşamış mıydı, yaşamamış mıydı belli değildi?Biraz sonra, hepimiz onu terkettik. O yapayalnız kaldı. İşte o zaman kendi hâlime sessizce ağlamaya başladım.
“Ben madem ki, toprağın altında tek başıma bırakılacağım? Madem ki, asıl lâzım olan yerde kimse benimle ilgilenmeyecek? O zaman dünyada iken ne diye onun bunun sözüne kanıp, sofu derler diye ibâdetlerimi yapamıyorum?..”
Eve döndüğümüzde anneme; “Fazla eşarp veya tülbent var mı?” diye sorunca, çok şaşırdı. Ona; “O yalnız yerde hesap vermekten çok korkuyorum anneciğim…” dedim. Çok memnun oldu. İbâdete başladım. Kocam da çok sevindi. Fakat kısa zamanda çevremdeki bazı kimseler bana; “Gençsin, güzelsin, niye böyle şucular, bucular gibi oldun? Hayatını yaşasana!..” demeye başladılar.
Ne söylediysem onlar ikna olduklarını söylemediler. En sonunda dedim ki:
“Burada bana akıl verebiliyorsunuz. Eğer mezarda da beni yalnız bırakmayacağınıza söz verirseniz, sizin sözünüzü dinlerim…
16 Ekim 2007: 10:07 #713286Anonim
” İşte ey tenbel nefsim! Beş vakit namazı kılmak, yedi kebâiri terk etmek ne kadar az ve rahat ve hafiftir. Neticesi ve meyvesi ve fâidesi ne kadar çok, mühim ve büyük olduğunu aklın varsa, bozulmamış ise anlarsın. Ve fısk ve sefâhete seni teşvik eden şeytana ve o adama dersin:
“Eğer ölümü öldürüp, zevâli dünyadan izâle etmek ve aczi ve fakrı beşerden kaldırıp kabir kapısını kapamak çaresi varsa, söyle; dinleyelim. Yoksa sus! Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. “(Sözler – Yedinci Söz)
16 Ekim 2007: 11:36 #713293Anonim
ya arkadaşlar bu konuya yorum yazmıştım nerde bulamıyorum sildiniz mi yoksa 🙂
16 Ekim 2007: 11:53 #713296Anonim
saya wrote:ya arkadaşlar bu konuya yorum yazmıştım nerde bulamıyorum sildiniz mi yoksa 🙂tobe tobeeee 😀
16 Ekim 2007: 11:55 #713297Anonim
ne HuSRaN ne ciddiyim ya hatta bir iki yerden alıntı yaparak yazmıştım ya nerde yorumum ben yorumumu istiyorummmmmmmmmmmmm
ya yanlış bi şeyde yoktu anlamadım ya 🙁
16 Ekim 2007: 16:04 #713326Anonim
Sanırım ya gönderemediniz yada baska konuya mesaj attınız yöneticiler tarafından bir düzenleme olmamısdır…
16 Ekim 2007: 16:16 #713328Anonim
HIMMMMMMMM belkide bu nu hiç düşünmedim olabilir.
16 Ekim 2007: 16:21 #713329Anonim
Ben madem ki, toprağın altında tek başıma bırakılacağım? Madem ki, asıl lâzım olan yerde kimse beniml e ilgile nmeyec ek? O zaman dünyada iken ne diye onun bunun sözüne kanıp, sofu derler diye ibâdetlerimi yapamıyorum?..”
Burada bana akıl verebi liyors unuz. Eğer mezard a da beni yalnız bırakmayacağınıza söz verirs eniz, sizin sözünüzü dinleR im
MÜTHİŞ Bİ PAYLAŞIM SAYA YREĞİNİZE SAĞLIK KARDEŞİM
gercekten ibret alinmasi gereken bir yazi Rabbim ibret alip layikiyla yasayan kullarindan eylesin cümlemizi Allaha emanet olun
3 Eylül 2011: 20:34 #796032Anonim
“Burada bana akıl verebiliyorsunuz. Eğer mezarda da beni yalnız bırakmayacağınıza söz verirseniz, sizin sözünüzü dinlerim…
cevap bi harıka.. emeğinize sağlık.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.