• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #672109
    Anonim

      Geniş Türk Coğrafyası’yla ekonomi de gelişiyor
      04 Haziran 2011 / 13:30
      Türkiye, son dönemde kültür ve eğitim işbirliğini derinleştirdiği ortak geçmişe sahip ülkelerle ekonomik ilişkilerini de geliştirdi.

      Türkiye ile Orta Asya’daki Türk cumhuriyetlerinin ticaret hacmi katlanarak artıyor. Bu ülkelerle enerji alanında önemli projeler yürütülüyor. Hazar petrolünün Türkiye üzerinden dünyaya pompalanmasını sağlayan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı, akla gelen ilk önemli proje.
      Geniş Türk Coğrafyası, Türkiye’nin akraba topluluklar, Türk cumhuriyetleri, soydaşlar ve Osmanlı coğrafyası altında yaşamış ortak geçmişimiz bulunan toplumları birleştiren bir kavram, bir tabir. Ankara’nın bu coğrafya ile son dönemde kültür ve eğitim alanında işbirliğini ne kadar geliştirdiğini; tarihî eserlere nasıl sahip çıktığını; Türk okullarının ve Türkçenin oynadığı rolü yazı dizimizin ilk iki bölümünde örnekleriyle anlatmaya çalıştık. Meselenin vurgulanması gereken başka boyutu ise Ankara’nın Geniş Türk Coğrafyası’yla ilişkisinin sadece kültür ve eğitimden ibaret olmadığı. Taraflar arasındaki siyasî irade ekonomi, ticaret, enerji ve sektörler arası işbirliğine de yansımış durumda. Somut projelere dönüşen bu ivme hızla büyüyor.
      En önemli işbirliği alanı şüphesiz enerji. Orta Asya, petrol ve doğalgaz kaynakları bakımından oldukça zengin. Türkiye, büyüyen bir ekonomi olarak enerjiye ihtiyaç duyuyor. Türkiye aynı zamanda Orta Asya ile Batı arasında bir köprü. Petrol boru hatlarında önemli bir transit ülke. Henüz istenilen seviyede olmasa da, Rusya belirleyici aktör pozisyonunu korusa da Ankara ile bu coğrafya arasında enerji işbirliği artıyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı akla gelen ilk önemli proje. Bunun yanında Azeri-Çıralı-Güneşli (ACG) Projesi, Samsun-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Projesi ve Kazakistan projelerinin etkinliği de artıyor. 3 kısımdan oluşan Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı (BTE) da başka bir önemli proje. Hat, Şahdeniz, Güney Kafkasya (SCP) ve Gürcistan Sınırı-Erzurum projelerinden oluşuyor.
      Ekonomiye bakıldığında ise Ankara ile Türk cumhuriyetlerinin ticaret hacimlerinin katlanarak büyüdüğü görülüyor. Enerji bu rakamlarda önemli bir kısmı oluştursa da ticaret giderek çeşitleniyor. Ankara’nın Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan ile toplam ticaret hacmi 2005 senesinde 2,78 milyar dolar iken bu miktar 2010 yılında 8,95 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu projesinin temeli 2008 yılında atıldı. Tarihî İpek Yolu’nun yeniden canlanması olarak tabir edilen projeyle Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye birbirine bağlanacak. 104 km uzunluğundaki hatta Kars, Tiflis ve Bakü arasında yük taşımacılığının yanında yolcu taşımacılığı da gerçekleşecek. Hattın önümüzdeki sene hizmete girmesi bekleniyor. Demiryolu hattı bölgeye gerek istihdam gerekse ticarî açıdan büyük bir canlılık getirecek. Projenin hayata geçirilmesi ve inşası devam eden Boğaz Tüp Geçişi’nin (Marmaray Projesi) tamamlanması ile ayrıca bu projeleri destekleyen diğer demiryolu projelerinin inşasıyla kıtalar arası taşımacılık mümkün olacak. Böylece Asya’dan Avrupa’ya, Avrupa’dan Asya’ya çok büyük hacimde taşınabilecek yüklerin önemli bir bölümü Türkiye’de kalacak, Ankara, bu sayede uzun vadede milyarlarca dolar taşıma geliri elde edebilecek. Ticarî amaçlı olduğu kadar kültürel amaçlı ulaşıma da önem veriliyor. Bilge Kağan Karayolu bunlardan bir tanesi. Ulaşım imkânları yetersiz olan Moğolistan’da karayolu yapım çalışmalarına katkı sağlamak ve Göktürk (Orhun) Anıtları’na ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla 46 kilometrelik yolun inşası Türkiye’nin katkılarıyla gerçekleşti.
      HALKA YÖNELİK PROJELER
      Türkiye Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Afrika’dan Ortadoğu’ya birçok bölgede halkın birinci derece ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik önemli somut projeler de gerçekleştiriyor. Sağlıktan insanî yardıma, su ve hijyenden barınmaya kadar sunulan bu hizmetler halkın gönlünü kazanıyor, bu coğrafyada Türkiye sevgisinin yeniden oluşmasına imkân tanıyor. Bunlar arasında neler yok ki? Kırgızistan’da ilik nakli merkezi, Özbekistan’da plastik cerrahi operasyonları, Afganistan’da hastaneler, Bağdat’ta hastane, Kırım’da su sağlama projesi, Afganistan’da su kuyularının açılması, Etiyopya’da su temini ve Osmanlı çeşmelerinin imarı ve Kırım Tatarlarına konut edindirme.
      Halka doğrudan katkı sağlayan bir başka proje ise meslekî eğitimler. Bunlar da bölge halkının ihtiyacına ve imkânlara göre değişiklik gösteriyor. Türkmenistan’da yumurtacı hibrit üretime teşvik edilirken, Özbekistan’da seracılığın geliştirilmesi için kurslar düzenlendi. Türkmenistan’da Antepfıstığı yetiştiriciliği projesine destek verilirken Makedonya’da arıcılığın geliştirilmesine yönelik proje uygulandı. Kırgızistan’da balık üretim istasyonunun modernizasyonu sağlandı. Başta sağlık, polis ve yerel yöneticiler olmak üzere yüzlerce uzman Türkiye’ye getirilerek kurslar verildi.
      Son olarak tüm bu gelişmelerin arkasındaki itici güce, yani siyasî iradeye dikkat çekmek gerek. Özellikle Türk cumhuriyetleri Türk devlet büyükleri için artık neredeyse dış seyahat olmaktan çıktı. Cumhurbaşkanı, başbakan ve dışişleri bakanları seviyesinde Ankara’dan bölgeye ve Orta Asya’dan Türkiye’ye yüzlerce ziyaret gerçekleşti. Özellikle Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bu coğrafyaya ziyaretleri dikkat çekiyor.
      Zaman

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.